• 02-07-2009, 00:06:35
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Herkese merhabalar.
    Bugün Sivas bir diğer adıyla Madımak Katliamı'nın 16. Yıl dönümü. Katledilen vatandaşlarımızı saygıyla ve şerefle bir kez daha anıyoruz. Bir Alevi mezhebi mensubu Türk vatandaşı olarak bu konuyu bu sene ben açmak istedim.

    Yaşanan olayları özetlemek gerekirsek ;
    Geç saatlere kadar sayısı 20.000'i bulan kalabalık bir YOBAZ grup, ALEVİ mezhebi mensubu ozan, yazar, aydın ve sanatçı kimliğine sahip onlarca masum TÜRK vatandaşın bulunduğu Sivas / Madımak otelini dört bir yandan kuşatır. Her yıl çeşitli şehirlerde yapılan ve bir Alevi kültürü geleneği olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sebebi ile orada bulunan büyük kalabalık, kuşatılan Madımak Oteli'nde mahsur kalır. Saatler süren taşlamanın ardından camları kırılan Madımak Oteli, aynı gruba mensup yobaz saldırganlar tarafından boydan boya ateşe verilir. Olay sonrası Madımak Oteli, aralarında ' kadın ve çocuklarında ' bulunduğu ; 32 Alevi mezhebi mensubu Türk vatandaş, 1 Hollanda asıllı gazeteci, 2 otel görevlisi, ile oteli yakmak isteyen 2 yobaz saldırgan, toplam 37 kişiye mezar olmuştur.



    Unuturmu dostlar hiç halkım sizi?
  • 02-07-2009, 00:09:41
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Bu konuda siyaset olmasın arkadaşlar kitlenmesin. Başımız saolsun.

    Unutmadık, unutmayacağız.
  • 02-07-2009, 00:18:10
    #3
    Üyeliği durduruldu
    OfisTech adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konuda siyaset olmasın arkadaşlar kitlenmesin. Başımız saolsun.
    Unutmadık, unutmayacağız.
    Aynen. Tekrar başımız sağolsun.
  • 02-07-2009, 01:05:13
    #4
    16 yıla rağmen ne acılarımız dindi ne öfkelerimiz azaldı ne de yüreğimizin orta yerindeki Madımak yangını söndü.Dün Sivas’ta “Ateşte Semaha Duran”lar ve bundan sonra da duracak olanlara bin selam…
  • 02-07-2009, 01:55:32
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Konunun kendisi başlı başına siyaset.

    Fakat, hiçbir insan bu tür şeylerden dolayı öldürülmeyi vs. haketmez hakedemez.
  • 02-07-2009, 02:09:24
    #6
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Macabré adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konunun kendisi başlı başına siyaset.
    Fakat, hiçbir insan bu tür şeylerden dolayı öldürülmeyi vs. haketmez hakedemez.
    katılıyorum.Alevi değilim ama yinede böyle bir ölümü kimse hakketmez.Kişisel düncem olarakta olayın provakatörler tarafından yapıldığını düşünüyorum...
  • 02-07-2009, 02:57:21
    #7
    Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 33 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.

    Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.

    2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.

    Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattaki bulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.

    Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
    Yargılama

    Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı,[1] geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

    Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete, Laikliğe ve Demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.

    28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre idama[2] ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına[1] mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.[1]

    Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan üstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapisanede ziyaret etti.[3]

    Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü.[3] Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak[1] ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.[3]

    Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

    Hayatını kaybedenler

    * Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
    * Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
    * Gülender Akça - 25 yaşında
    * Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
    * Ahmet Alan - 22 yaşında
    * Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
    * Sehergül Ateş - 30 yaşında
    * Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
    * Erdal Ayrancı - 35 yaşında
    * Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
    * Belkıs Çakır- 18 yaşında
    * Serpil Canik - 19 yaşında
    * Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
    * Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
    * Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
    * Serkan Doğan - 19 yaşında
    * Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi
    * Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında
    * Gülsüm Karababa -22 yaşında
    * Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
    * Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
    * Koray Kaya - 12 yaşında
    * Menekşe Kaya - 17 yaşında
    * Handan Metin - 20 yaşında
    * Sait Metin - 23 yaşında
    * Huriye Özkan - 22 yaşında
    * Yeşim Özkan - 20 yaşında
    * Ahmet Öztürk - 21 yaşında
    * Ahmet Özyurt - 21 yaşında
    * Nurcan Şahin - 18 yaşında
    * Özlem Şahin - 17 yaşında
    * Asuman Sivri - 16 yaşında
    * Yasemin Sivri - 19 yaşında
    * Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
    * İnci Türk - 22 yaşında
    * Kenan Yılmaz - 21 yaşında

    Sivas Katliamı üzerine bestelenen şarkı ve türküler

    * Edip Akbayram, Türküler Yanmaz
    * Emekçi, Sivas Ağıdı
    * Grup Yorum, Sivas (Gün Tutuşur)
    * Mahzuni Şerif, Sivas Dramı
    * Zülfü Livaneli, Yangın Yeri
    * Almora, Güneşin Ozanları
    * Radical Noise, Çığlık
    * Akın Eldes, Madımak
    * Moğollar, Issızlığın Ortasında
    * Antisilence, Died On 2nd Of July
    * Aşık Gülabi, Sivas Madımakta Canlar
    * Metin - Kemal Kahraman, Renklerde Yaşamak
    * Ferhat Tunç, Kızılırmak Boylarında Bir Şehir

    Literatürde Sivas Katliamı

    * Zeki Büyüktanır, Madımak Çığlığı, Can Yayınları (Ali Adil Atalay), İstanbul, Ekim 2006, ISBN 9789756358788
    * Hikmet Çetinkaya, Zambak Sana da Bulaştı Kan, Çağdaş Yayınları, İstanbul, Şubat 1997
    * Soner Doğan, Sivas: 2 Temmuz 1993, Ekim Yayınları, İstanbul, Mart 2007, ISBN 9789750109119
    * Aziz Nesin, Sivas Acısı, Adam Yayınları, İstanbul, Temmuz 1995, ISBN 9754183244
    * Öner Yağcı, Sivas'ı Unutmak, İleri Yayınları, İstanbul, Mayıs 2006, ISBN 9789756288108
    * Lütfi Kaleli, Sivas Katliamı ve Şeriat, Alev Yayınları, İstanbul, Ağustos 1995, ISBN 975335

    Sahnede Sivas Katliamı

    Genco Erkal'ın yazıp yönettiği Sivas '93 adlı belgesel tiyatro oyunu, 11 Ocak 2008'de yoğun güvenlik altında Muammer Karaca Tiyarosu'nda sahnelendi.[4] Belgelerden yararlanarak yazılan oyunun anlatıcıları arasında Genco Erkal'la beraber Meral Çetinkaya, Yiğit Tuncay, Nilgün Karababa, Murat Tüzün, Çağatay Mıdıkhan ve Şirvan Akan yer aldı. Oyunun müziğini Fazıl Say besteledi.[5]

    unutma,unutturma...

    Güneşin Ozanları
    sen güneşin ozanlarını
    durdurabilir misin sandın?
    rüzgarın şarkısını
    susturabilir misin sandın?
    korkmuyorum şiddetinden
    ateş tutan ellerinden
    ürkmüyorum nefretinden
    ve karanlık nefesinden
    boyun eğmem asla sana
    yaksan bile bedenimi
    ben doğarım küllerimden
    gücün varsa durdur beni!
    kayaların ruhundamın ben,
    yüzyılların öyküsü bende
    otuzyedi güneşim var
    ışıldar durur yüreğimde
    tutamassın zincirlerinle
    yıldızların ışığını
    susturamassın nefretinle
    güneşin ozanlarını
    boyun eğmem asla sana
    yaksan bile bedenimi
    ben doğarım küllerimden
    gücün varsa durdur beni
  • 02-07-2009, 02:58:58
    #8
    Ben de Caferiyim. Tüm alevi kardeşilerimizin başı sağolsun. Umarım konu tartışmaya dönmez ve kilitlenmez...
  • 02-07-2009, 03:22:51
    #9



    Yumrukluyorum duvarları,yumrukluyorum kara gecenin bedenini
    Ellerim kan içinde,nehirler taşmış yanaklarımda
    37 can, 37 gül çatlamış susuzluktan sivasın içinde
    Nasıl uyku tutar gözlerimi
    Döne döne samaha duranlar tutuştu önce
    Sonra türküler sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin
    yanı başına
    Sivas Sivas yiğitlik midir emanet cana kıymak
    Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp
    karanlığa kuban etmek
    Söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak
    Var mıdır kardelen akınında bir avuç inciyi ateşte tutmak
    loov
    Böyle garip düştüğüme bakma, böyle mahsun durduğuma
    Varsın ateşim suskunlukla beslensin
    Benimde yüreğim gençliğini almış yanına yürür başı dik
    Senin de dağların var Sivas senin de dağların
    Dağlarında Şahanların!


    Gün tutuşur canım gece tutuşur
    Yangınlarda tutsak canlar tutuşur

    Gülüm toprak olur yele karışır
    Yürür gelir canlar yollar tutuşur

    Sivas ellerinde sazım tutuşur
    Söz tutuşur canım türkü tutuşur

    Teller bizi söyler diller yarışır
    Özgürlüğü yazan kalem tutuşur

    Canlar can olurda eller tutuşur
    Dost evinde canım sevda tutuşur

    Pir Sultanlar ölmez binler yetişir
    Akar gelir canlar tarih tutuşur