• 16-11-2023, 01:56:33
    #1
    💎Yazılımın Nirvanası { }
    Hayat sanki planlanmış bir simülasyon gibi ilerliyor zamanın insana kattığı yeni insanlar yeni deneyimlerle dolu hiç çaba sarf etmemiş olsak bile aniden farklı biryerden farklı olayların oluşması zincirleme bir sirkülasyonun içindeymişiz gibi. Hayatına giren insanların hayatının senide etkilemesi sonra hayatına giren insanların hayatında ki insanların senin hayatına girip farklı duygular hissettirmesi deneyimler yaşatması ve bu dolaşımın tekar tekar evrelerini yaşamak gibi, oturup geçmişteki sana baktığında bunların olabileceğine ihtimal bile vermezken şuan o olayları zamanı mekanı yaşamak sanki seni şaşırtmak için önceden yazılmışta haberin yokmuş gibi, ilerde de bu duyguyu hissedip şuana bakacağına düşüneceğini biliyor olmak bile çok farklı hissettiriyor. Olayların anî gelişmesi farklı bir formdaki insanın seni etkileyebilmesi senin hayatına yön vermesi veya başkalarını yönetiyor olmak bunlar çok çok bağımsız şeyler. Demem o ki ya bir simülasyonda kaderimizi yaşıyoruz ya da olan ve bizi şaşırtan şeyleri bedenimiz istemsizce kendisi oluşturuyor. Yuvarlak raya sahip bir tren sürekli daire çizer fakat biz öyle değiliz sürekli o treni yoldan çıkartacak farklı yollara götürecek olaylara zemin hazırlanmışta haberimiz yokmuş gibi. Ya ben çok düşünüyorum ya da var olan yaşanmışlıkları yaşayarak bir yenisine zemin hazırlıyorız…
  • 16-11-2023, 01:58:28
    #2
    Hayırlı geceler.
  • 16-11-2023, 02:20:42
    #5
    Bende öyle düşünüyorum
  • 16-11-2023, 02:24:16
    #6
    Selam olsun,

    Aslında çok basit bir cevabı var yazdıklarınız için.
    Bu tartışmalar hep yapılır ve mantıklıdır ancak cevabı aynı derece mantıklıdır.

    Mevcuda bakarsak zaten hepimiz benzer hayatlar yaşıyoruz ve tek tip insan olmamız için çok uğraşılıyor.
    Evrensel insan haklarıyla, toplumların üç aşağı beş yukarı baskılarıyla, aynı filmleri kitapları okumamızla ya da aynı dinlerde olmamızdan dolayı birbirine benzer hayatlar yaşıyoruz.
    Başımıza gelecek olan şeyin daha önce bir çok kişinin başına geldiğinden kabullenmeye hazır şekilde yaşıyoruz.

    Hepimizin hayatını idame ettirmesi için başkalarını zengin etmemiz için çalışmamız lazım.
    Bu çalışanlara hayatlarını idame ettirmekte zorlanacakları bir ücret verilir, düşünmeye ya da genelden ayrışmaya vakti kalmayacak çalışma saatleri.
    Bu saatler dışında kalan zamanlarda yine aynı oyunlarda, eğlence diye sunulan anlamsız aktivitelerde yine aynı şeyleri yapmıyor muyuz?

    Aslında bu işin temelinde mevcut düzenin dışına çıkmadan bu düşüncelere girmeyin derim.
    Gerçekten hayatta kalmak için bir işte çalışmamıza, büyük şehirlerde yaşamamıza ya da en iyi telefonları, giysileri, yemekleri almamıza gerek yok.
    Bunu iki türlü aşılıyorlar birincisi toplumsal baskı ki örnekleri yaşın geldi evlenmen lazım, evlendin ama çocuk yapman lazım ya da aman insanlar ne düşünür sakın öyle şeyler yapma gibi ya da korku ile çalışmazsan yaşayamazsın, çok para kazanman lazım, para kazanmak için her yol mubah vs. Bunlardan sıyırsan din diye yine mevcuda dahil edileceğin yollar çıkartılır.

    Aynı hayatları yaşayıp bu bahsettiğin hissiyata varmamak zeka yoksunluğunu gösterir, vardığın yer çok doğru ve güzel bir yer.
    Sadece naçizane tavsiyem bu düşüncelere varmadan önce sürüden ayrılmak.
    Daha sağlıklı ve objektif bakmanın sırrı kurt riskini alıp sürüden ayrı kalmak.
  • 16-11-2023, 04:05:19
    #7
    Westworld izlemenizi tavsiye ederim.