• 05-02-2009, 21:19:53
    #1
    Aşağıdaki şiir, edebiyat tarihimizin saygın şahsiyetlerinden Sümbülzade Vehbi Efendi'nin müstesna bir eseridir.

    Şiirin hikayesi ise şöyle: Bir gün padişah Vehbi Efendi'yi yanına çağırır, "Bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der.

    İşte sonuç aşağıda:





    Azm-ü hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
    Kese ile sabunu, rahat etsin cism-ü can..

    Lâl-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem,
    Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahşan..
    ***
    Eğil eğil sokayım,iki tutam az mıdır?
    Lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan..
    ***
    Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
    Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan..
    ***
    Salınarak giderken arkandan ben sokam,
    Ard eteğin beline, olmasın çamur aman..
    ***
    Kulaklarından tutam,dibine kadar sokam,
    Sahtiyandan çizmeyi, olasın yola revan..
    ***
    Öyle bir sokayım ki,kalmasın dışarda hiç,
    Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan..
    ***
    Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
    Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman..
    ***
    Herkese vermektesin, bir de bana versene
    Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman..
    ***
    Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
    Esselamun aleyküm ve aleykümüsselam...
  • 05-02-2009, 21:42:27
    #2
    Üyeliği durduruldu
    [media]http://www.youtube.com/watch?v=VT86tI8dZZ4[/media]

    buda bestelenmiş hali

    üç kurşunluk operadan.