Bir İnşaat Teknikeri olarak şunu demeliyim ki bina biraz riskli duruyor şu fotoğrafa bakarak. Bir tükenmez kalemi açıkta kalan demirlere hafifçe sürttüğünüzde pas gibi dökülmeye başlıyorsa ve üzerine birde sıvasız beton üzerinde deniz çabuğu gibi şeyler varsa sıkıntılı diyebiliriz. Yüzeysel ve sıva çatlakları her bina da olur, normaldir. Fakat çatlaklar kolon ve kirişlerde oluyorsa problem başlar. Bu arada açıkta demir kalmamalı, hava ile birlikte oksitlenme yapar ve durum daha kötü olabilir, o yüzden hiçbir şey yapmayacak olsanız bile demirleri örtmek mantıklı olabilir. Döşeme demirleri sadece banyodan sızıntı yüzünden bu hale gelmediyse etriye demirleri kısacası kolon ve kirişlerde bulunan demirlerinde benzer durumda olabileceği dikkate alınmalı. Bulunduğunuz ilçeyi merak ettim bu arada, zemini sağlam demişsiniz bildiğim kadarı ile İstanbul Avrupa tarafında Eyüp, Arnavutköy, Alibeyköy tarafının zemini iyi diyorlar. Çoğu durumda bina riski zeminle doğru orantılı değildir, bataklık arazilere bile 300 metre kazık temel ile aşırı sağlam binalar yapılabiliyor, bunun örnekleri Beylikdüzü tarafında görüldü. Bina muhtemelen radye temel değildir,
40 senelik binalarda pek görülmüyordu yanılmıyorsam ama eski binalar daha sağlamdır mantığı biraz farklı çünkü eskiden binalar yapılırken temelinde büyük kaya parçaları, duvarlarında da ateş tuğlası kullanılırmış, kolon kiriş bulunmaz ve yığma bina olarak adlandırılan tüm duvarların taşıyıcı olduğu basit sistem binalar inşaa edilirmiş. Bazı binalar ruhsatta 5 katlı geçer ama 7 katlı yapılır, bu durum binaya taşıması hesaplandığından fazla yük bindirdiği için bina ömrünü kısaltabilir. Sonradan güçlendirme kısa vadeli bir çözümdür ve uzun süreli düşünülmemelidir. Bir bina güçlendirilmişse o binanın zaten sıkıntısı vardır, güçlü bina güçlendirilmez zaten. Bu yüzden yanılmıyorsam 8 bin tl civarı tutan karot örneği için zahmet etmeyebilirsiniz çünkü yine yanılmıyorsam binanın yüksek giriş dairelerinden ve minimum 2 dairenin kolonlarından parça alıyorlar ve bina riskli çıkarsa çok kısa bir sürede plansız programsız binayı boşaltmanız istenebilir. Tabi bunları sizin araştırmanız daha doğru olur, sistem ilçeden ilçeye veya karot şirketine göre değişebilir. Belediyeler pek ilgilenmiyor açıkçası. Bu arada karot almaya geldiklerinde daire sahiplerini ikna edemezseniz paralarının bir kısmını her türlü alıp gidiyorlar. Sözün özü en değerli şeyimiz canımız, onu korumak için önce binaları korumalı, önlem almalıyız. Binaya güvenmiyorsak gereği ne ise yapmalıyız.