• 18-06-2021, 13:47:05
    #37
    Annem aşı olduktan sonra sosyal medyadaki mıknatıs söylemleri geldi aklıma hemen test yaptım. Bozuk para koluna gerçekten yapıştı ama mıknatıs çeker gibi değildi. Sonra kendimde denedim (aşı olmadım henüz). Kendi koluma da yapıştı.
  • 18-06-2021, 14:41:31
    #38
    Creas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    söylediğiniz her cümle çelişkili.

    5 yaşına kadar yaşayamıyordu cümlesinin bile temeli yok.
    ben sağlıkçıyım,iyi bakım veremeyen,sosyo-ekonomik durumu kötü olan ülkelerdeki çocukları aşıla,çünkü o aşıların klinik kullanımı güvenli,uzun süre geçmiş.Ancak dediğiniz aşılarla-covid hastalığının ve aşının ne çok alakası yok.


    -zorla aşılıyorlar.
    ölüm oranı %0,2 olan bir hastalık için aşı faşizmi yapıp aşı olmayanı hapse atalım,eğitim hakkını alalım,uçağa bindirmeyelim demek faşizmin alasıdır.Devletlere bu yetkileri veren 2 gün sonra yaşayacağı pişmanlığı tahayyül bile edemeyecek.Toplum sağlığını devletere-tek amacı gücünü kaybetmemek olan iktidara emanet etmek ne kadar mantıklı? Onların derdi insan sağlığı vs değil bunu hepimiz biliyoruz,görüyoruz.

    Aşı karşıtlığı saçmadır evet,ancak histerik-rasyonel olmayan davranışlarla toplumsal aşılamanın gereksiz ve zararlı olduğu gerçeğini yoksaymak daha saçmadır.

    Tartışmanın bir anlamı,mahiyeti yok araştırmadan,düşünmeden,belli savlara taparak konuşuyoyoruz.5-10 sene sonra dünya farklı bir yere evrildiğinde,bu faşizm,saçmalık ve insanların aptal-histerisi tarih kitaplarında anlatılacak.

    Tarih bile bilmiyorsun. Nüfus artış hızındaki en büyük etkenlerden biri bebek ve çocuk ölümlerinin aşılama ile engellenmeye başlanmasıdır. Bizim yaşam süremizde ciddi salgınlar görülmemesinin nedeni de bu yaygın aşılamalardır.
    Çocuklara iyi bakım vermekle sosyo-ekonomik durum ile salgın hastalkların önüne geçilemez. Sosyo ekonomik durum temizlik eksikliğinden kaynaklanan tifüs gibi, dizanteri gibi hastalıkları etkiler. Çiçek(eskiden), çocuk felci, hepatit gibi hastalıkların sosyo ekonoik durumla falan alakası yoktur. Sadece tek başına çiçek hastalığını bitirmek bile aşılamanın en büyük başarısıdır.

    Size keşke biraz istatistik ve ölçme değerlendirme öğretselermiş. %0,2 ölüm oranı yeterli solunum ve yoğun bakım desteği sağlandığı durumlarda geçerli. Bu hastalığın tehlikesi ölüm oranından ziyade yayılma hızının yüksekliği ile alakalı. Hastalık o kadar hızlı yayılıyor ki sağlık sistemi yetersiz kalıyor. Sağlık sistemi çöktüğünde de ventilasyon ya da yoğun bakım desteği ile hayatta tutulabilecek insanlar da kaybedilmeye başlanıyor. Bu durumu hastalığın ilk başında kısıtlamalar gelmeden önce İtalya'da açık seçik gördük. Senin %0,2 ölüm oranı diyebilmenin nedeni karşı çıktığın sosyal kısıtlamalar. Aşı olmazsa bu kısıtlamalar devam edecek. Ve ben hayatımı kısıtlanmış devam ettirmektense aşı olup en kısa sürede kısıtlamaların kaldırılmasını tercih ediyorum.

    Yani aşı senin iddia ettiğin gibi özgürlüğe darbe falan değil tam tersine hızlı ve geniş aşılama özgürlüklerimize yeniden kavuşmamızın en hızlı yoludur.

    Devletlerin iktidarların otoriter ve baskıcı politikaları ile mücadele edilmesi gerektiğini sonuna kadar savunurum. Ama bu mücadeleyi bir salgın döneminde saçma sapan bir aşı karşıtlığı üzerinden yapmak, salgını yavaşlatmak için alınan tedbirlere karşı mücadele etmek akıl dışı işlerdir.

    Sana ve senin gibi özgürlükler konusunda hassasiyetleri olanlara mücadelelerini asıl özgürlüklere darbe vuran konulara yöneltmenizi tavsiye ederim.
  • 18-06-2021, 14:47:40
    #39
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tarih bile bilmiyorsun. Nüfus artış hızındaki en büyük etkenlerden biri bebek ve çocuk ölümlerinin aşılama ile engellenmeye başlanmasıdır. Bizim yaşam süremizde ciddi salgınlar görülmemesinin nedeni de bu yaygın aşılamalardır.
    Çocuklara iyi bakım vermekle sosyo-ekonomik durum ile salgın hastalkların önüne geçilemez. Sosyo ekonomik durum temizlik eksikliğinden kaynaklanan tifüs gibi, dizanteri gibi hastalıkları etkiler. Çiçek(eskiden), çocuk felci, hepatit gibi hastalıkların sosyo ekonoik durumla falan alakası yoktur. Sadece tek başına çiçek hastalığını bitirmek bile aşılamanın en büyük başarısıdır.

    Size keşke biraz istatistik ve ölçme değerlendirme öğretselermiş. %0,2 ölüm oranı yeterli solunum ve yoğun bakım desteği sağlandığı durumlarda geçerli. Bu hastalığın tehlikesi ölüm oranından ziyade yayılma hızının yüksekliği ile alakalı. Hastalık o kadar hızlı yayılıyor ki sağlık sistemi yetersiz kalıyor. Sağlık sistemi çöktüğünde de ventilasyon ya da yoğun bakım desteği ile hayatta tutulabilecek insanlar da kaybedilmeye başlanıyor. Bu durumu hastalığın ilk başında kısıtlamalar gelmeden önce İtalya'da açık seçik gördük. Senin %0,2 ölüm oranı diyebilmenin nedeni karşı çıktığın sosyal kısıtlamalar. Aşı olmazsa bu kısıtlamalar devam edecek. Ve ben hayatımı kısıtlanmış devam ettirmektense aşı olup en kısa sürede kısıtlamaların kaldırılmasını tercih ediyorum.

    Yani aşı senin iddia ettiğin gibi özgürlüğe darbe falan değil tam tersine hızlı ve geniş aşılama özgürlüklerimize yeniden kavuşmamızın en hızlı yoludur.

    Devletlerin iktidarların otoriter ve baskıcı politikaları ile mücadele edilmesi gerektiğini sonuna kadar savunurum. Ama bu mücadeleyi bir salgın döneminde saçma sapan bir aşı karşıtlığı üzerinden yapmak, salgını yavaşlatmak için alınan tedbirlere karşı mücadele etmek akıl dışı işlerdir.

    Sana ve senin gibi özgürlükler konusunda hassasiyetleri olanlara mücadelelerini asıl özgürlüklere darbe vuran konulara yöneltmenizi tavsiye ederim.

    2 yıldır yoğun bakımda çalışan kişiye sahada olanları anlatıp,belkide binlerce sayfa okuma yapmış birine hastalıkları-istatistikleri anlatmak da hiçbir şey bilmeden,görmeden atıp tutmak oluyor sanki.

    bahsettiğim konunun o olmadığına bilip bağlamdan koparıyorsunuz,farklı yerlere gidiyorsunuz.

    dünya insanı egosunu,cehaletini ve her konuda her şeyi bilemeyeceğini anladığında belki bir şeyler farklı olur,ben içinde bulunduğum,gözümle gördüğüm ve yeteri kadar araştırıp-okuduğumu düşündüğüm bir konuda özgürlük,aşı güvenliği,2 senedir kapalı olan yerlerin ve çalışanların sorunlarını irdeleyelim,daha akılcı çözümler bulalım diyor ama tuttuyorsunuz facebook,google,aşı.Ne alakası var,tartışılmasının dile getirilmesinin ne gereği var?

    Cidden delirmelik,ütopik bir dünya.
  • 18-06-2021, 15:03:23
    #40
    benim aşımın içine kuşbaşı pide koymuşlar
  • 18-06-2021, 15:39:35
    #41
    Üyeliği durduruldu
    Evdeki elektronik aletlerle etkileşime geçebiliyorum artık.
  • 18-06-2021, 15:50:22
    #42
    Üyeliği durduruldu
    Çok iyi beyler artık kapıdan girerken otomatik wifi algılıyor TV otomatik açılıyor, kahve makinem kahvemi koyuyor banyoya giderken sohben açılıyor süper birşey ya
  • 18-06-2021, 16:08:34
    #43
    Biz eğer aşının içine çip sokacak kadar geliştiysek soksunlar ben razıyım. Hayatımda gördüğüm en saçma konu. Attığınız ekran görüntüsündeki adam Türkçe'yi bile bilmiyor.
  • 18-06-2021, 21:51:47
    #44
    OguzTML adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Annem aşı olduktan sonra sosyal medyadaki mıknatıs söylemleri geldi aklıma hemen test yaptım. Bozuk para koluna gerçekten yapıştı ama mıknatıs çeker gibi değildi. Sonra kendimde denedim (aşı olmadım henüz). Kendi koluma da yapıştı.
    çiplendin yani
  • 18-06-2021, 23:02:20
    #45
    Arkadaşlar ben bluetooth 4.2 istiyordum fakat 5 olarak takmışlar, şu an iphone 6 eski olduğu için sıkıntı çıkarıyor. İkinci dozu 5 yaptırsam komple güncellenir mi?