• 05-08-2019, 15:52:20
    #1
    Sokak hayvanları bize her daim muhtaç. Onların kümelendikleri yerlere bir kap mama bir kapta su bırakın. İnanın Rabbim size onlara verdiğinizin fazlasını verecektir.
    “Merhametli olana Allah da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere şefkat ve merhamet gösterin ki göktekiler de size merhamet etsinler.” (Tirmizi, Birr, 16.)
  • 05-08-2019, 15:54:12
    #2
    Üyeliği durduruldu
    yıllardır her sabah kahvaltılarına kadar bırakır işe öyle giderim herkes bunu yapmalı hatta hayvanlara şiddet ve işkence vb gibi suçlara ciddi hapis cezaları gelmeli
  • 05-08-2019, 15:55:20
    #3
    r10'dan umutluydum ama imza kampanyası öylece kaldı.

    https://www.r10.net/off-topic/210070...ampanyasi.html
  • 05-08-2019, 15:56:02
    #4
    Ulan bir gün hiç unutmam, öğrenciyken çok soğuk bir günde eve yürüyordum bir tane köpek gördüm ama köpek nasıl titriyor anlatamam. Dedim köpeğe bir kaç yiyecek falan alayım dedim sonra bakkala girdim. Salam ile su aldım köpeğe doğru gittim salamı açıp önüne koyarken köpek deli gibi havlamaya başladı bende çocuktum bir anda zıpladım yerinden eve doğru koşmaya başladım baktım köpek arkamda ama ben tazı gibi koşuyorum sonra hemen eve girdim. Cebimde ki son para ile bir iyilik yapayım dedim Allah belamı veriyordu az kalsın
  • 05-08-2019, 15:56:26
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Adamsın
  • 05-08-2019, 15:58:03
    #6
    oceanss13 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    r10'dan umutluydum ama imza kampanyası öylece kaldı.

    https://www.r10.net/off-topic/210070...ampanyasi.html
    Bizim millet para konusu oldu mu hemen damlar ama iş yardıma vs. gelince 1000 adım öteden geçerler
  • 05-08-2019, 16:06:08
    #7
    Hayvana yiyecek-içecek imkanı sunmak kimseyi fakirleştirmez. Her gün olmasa da ara ara eve dönerken ciğerciden 3-5 tl verip akciğer alın. Baya giriyor pek çok kediyi doyurur. Bir kaba su koyup kenara koyun kimsenin eline yapışmaz bunlar.
  • 05-08-2019, 16:07:39
    #8
    Üyeliği durduruldu
    İlgili Hadis’in tamamı şöyledir: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmân'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Ebû Dâvûd, Edeb 58; Tirmizî, Birr 16)

    Hadis, merhametin ehemmiyetini anlatmak açısından çok önemlidir. Merhametli olanlar derken ifâdenin mutlak bırakılmış olması dikkat çekicidir. Yani "insanlara" veya "mü'minlere" veya "sâlihlere" veya "fakirlere" diye bir kayıt yoktur. Öyleyse bütün mahlûkâta karşı merhametli olmak söz konusudur. Yani yeryüzünde bulunan sâlih-fâcir bütün insanlara, ehlî-vahşî bütün hayvanlara karşı gösterilecek merhamet, Rahmân'ı yâni rahmetine nihayet olmayan Allah'ı memnun edecek bir davranıştır.

    Allah'ın merhametli olanlara rahmet etmesi, onlara ihsanını bol kılması, ziyâde ikramda bulunmasıdır, mağfiret etmesidir.

    Ancak şunun bilinmesi lâzımdır. Rahmet, Kitap ve Sünnet'e uygun olmalıdır. Sünnete uymayan, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına ters düşecek olan merhamet ve acımaklıklar, burada övülen, teşvik edilen merhamet değildir. Sözgelimi Allah'ın hududuna giren yasakları işleyenlere merhamet ederek cezalarını vermemek, Allah'ın istediği merhamet değildir.

    2. Hadiste yer alan “göktekiler de size merhamet etsin” cümlesindeki “göktekiler” den maksadın kimler olduğu hususunda iki görüş vardır:

    Birinci görüşe göre burada kastedilen Allah’tır. Hadisin başında yer alan “Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder” ifadesi bu manayı desteklemektedir. Ehl-i sünnet alimlerine göre, Allah mekân ve zamandan münezzehtir. Tabii ki, gökte olmaktan da münezzehtir. Bu gibi ifadeler insanın aklını, düşünce yapısını okşamaya yöneliktir. Çünkü, insanlar genel olarak yeryüzünü aşağıda, gökleri ise yukarıda tasavvur etmektedir. Yukarı taraf yüceliğe, büyüklüğe, azamete yakışır. Allah’ın manevî makamının haşmetini seslendirirken, gökleri nazara vermek arzu edilen maksadı daha iyi anlatacaktır. Nitekim, dua ederken de ellerimizi göğe doğru kaldırıyoruz. Namaz kılarken, Allah’a yönelmek için -zihinlerde haşmeti tahakkuk eden- kâbeye doğru yöneldiğimiz gibi, dua ederken, -buradaki hadiste geçtiği üzere- yüksek bir lütfü ifade eden Allah’ın merhametini tasavvur ederken- zihinlerde haşmeti ve yüksek mevkii tahakkuk eden göklere yönelmek, gökleri merkeze oturtmak -mecazî de olsa- insanın cüzi fikrini okşamak anlamına gelir. Evet rahmet, şefkat, merhamet, yardım -layık makamı itibariyle- yukarıdan iner. Nitekim bir hadiste “Yukarıdaki el, aşağıdaki elden üstündür” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıdaki elden maksat, merhamet edip yardım eden/veren el demektir. Aşağıdaki el ise, yardımı alan eldir.

    İkinci görüşe göre, hadiste yer alan “göktekiler” den maksat, göklerdeki meleklerdir. Nitekim bir rivayet “Yer halkına merhamet edin ki, gök halkı da size merhamet etsin.” şeklindedir. (bk. Tuhfetu’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi). Bu rivayette açıkça meleklerden söz edilmiştir.

    Ayrıca “Arşı taşıyanlar ve onun etrafında bulunan melekler, hamd ile Rablerini tesbih edip O’na iman ederler. Ve müminlerin bağışlanmasını (şöyle) isterler: “Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde, tövbe edenleri ve yoluna uyanların günahlarını bağışla ve onları cehennem azabından koru!”(Gafir Suresi, 40/7) mealindeki ayette de meleklerin müminlere merhamet ettikleri, bağışlanmaları için dua ettiklerini görmekteyiz. Bu da bu ikinci görüşün de doğruluğunun bir kanıtıdır.

    Selam ve dua ile..