Bir şiir bırakayım. Devamını siz getirin.
6
●185
- 11-05-2019, 17:37:30
- 11-05-2019, 18:11:29
- 11-05-2019, 19:15:07Şiirlerinizi http://siir.egitimsetial.com adresine bırakın, şiirlerinizden para kazanın
- 11-05-2019, 19:16:11Çok seneler önce yazdıklarımdan, hatırladığım kadarıyla yazayım.
----------
Bıkmadın mı daha
ayrılık türkülerinin nakaratlarını ezberlemekten.
Git/edeceksen bir Aşk'ın içine girebileceksen git..
Adının yanındaki adımın yansımasını götürürsün, en fazla.
Ben yine kokunla gömülürüm Aşk'a.
Zaten hiç olmadın ki?
Getirip bedenini atardın yanıma emanet,
yorgun ve ağır hasarlı.
Ben ruhuna beyhude kalp masajları yaparken,
Sen dudaklarından kusardın yalanları dudaklarıma
öptüğümü sanırdım.
Hakan DAĞLI
--------
Ezel'im
Özlemek ve sevmek başka bir şey
bunlarla alakası yok bu Aşk'ın.
Sen eksikliği bende;
Organ nakli bekleyen
yatalak hastanın umududur.
Aşk'ın ise;
Doğum sancıları sonunda
bir annenin
kucağındaki bebeğin sevincidir.
'Özlüyorum' 'seviyorum'
cümlelerini
tekrar bir düşün şimdi.
Hakan DAĞLI - 11-05-2019, 23:49:21Hayırlı Akşamlar Bende bir şiir bırakayım yaş 39 oldu 35 yaşına geldiğim de bu şiiri daha iyi anladım.
https://www.youtube.com/watch?v=UZX2M4ezv_g
OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı TARANCI
