3 arkadaş yolda yürürken kilisenin önünden geçiyomuş.
içlerinden biri "hazır gelmişken günah çıkarayım" demiş. girmiş
içeri. papazla konuşmaya başlamış:
peder, ben kendini para karşılığı pazarlayan kızlarla birlikte
oldum. çok pişmanım.
papaz sormuş:
- hangisi? şu şehir kulübünün üstündeki evde oturan mı?
- hayır, o değil.
- peki kilisenin iki sokak ötesindeki müstakil ev?
- yoo, o da değil.
- yoksa şu yeni yapılan apartmanın 5 nolu dairesindeki hatun mu?
- hayır.
- e kim peki?
- söyleyemem.
- çıkarmıyorum *** o zaman günahını, s*kt*r git.
genç dışarı çıkmış. arkadaşları sormuş:
- ee ne oldu? çıkardın mı?
- yok, günah çıkarmadım da, 3 tane sağlam adres aldım.
sarayın birinde ahmet adında bir hizmetkar vardır. padişahın karısının göğüslerine hastadır.
ama koca padişah karısı, ne gelir elden... seneler böyle geçer. ahmet artık iflah olmaz duruma
gelmiştir. harem ağasından yardım ister:
- eğer padişahın karısının göğüslerini yalamamı sağlarsan, sana bugüne kadar biriktirdiğim
1000 altını veririm.
bin altını duyan harem ağası hayır diyemez. hemen büyücüye yakıcı bir ilaç hazırlatır.
padişahın karısının banyodan sonra göğüslerine sardığı havluya bu ilacı sürer.
kadın havluyu sarınca göğüsler yanar tabi. acı içinde kıvranmaktadır.
padişah ne yapacağını şaşırmıştır. harem ağası:
- padişahım, sultanımızın ilacı, ahmetin salyalarındadır. ahmet biraz yalarsa iyileşir.
padişah mecburen kabul eder. ahmetle kadını bir odaya kapatırlar. ahmet muradına erer.
amma iş altınları vermeye gelince yan çizer:,
- vermiyorum altın maltın. zaten padişaha da söyleyemezsin. söylersen ikimizin de kellesi gider.
sinirden deliye dönen harem ağası aynı yakıcı ilacı alır ve
padişahın banyodan sonra giydiği donuna iki kat sürer.
Biraz Gülelim
6
●164