• 23-10-2008, 17:42:06
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Ankara hiç görmemişler için veya kısa süre içinde görecekler için Ankara tanıtımı bunları bilirseniz yabancılık çekmezsiniz (:

    Yeni başlayanlar için Ankara Aşti’dir.


    Madde 1: Ankara da deniz yoktur. deniz kenarında bir kentte bir şekilde
    bulunmuşsan, denizi seviyorsan, Ankara’yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç
    kasma. Yine de çeneni kapa, “Ankara iyi güzel de denizi yok abi bea”
    kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez
    duymuş olan Ankaralılar pek sevencen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar.
    baygınlık verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.

    Madde 2: Ankara’yı İstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da
    sevilmez, hele izmir karşılaştırması tiksinti yaratır. Yok kordon vardı, yok
    çiğdem vardı bilmem ne.. Gölbaşı’nda denize dökerler adamı …

    Madde 3: Ankara da kış soğuk geçer. Rüzgarı keser, ayazı süründürür.
    Kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç
    saatlerde dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. Coğrafya dersinde karasal
    iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. Ya da en iyisi bir gece
    iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük
    farklı anlayın.

    Madde 4: Çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin. gündüz de
    gitmeyin. İlla gidecem, ben gezerim görürüm, hoplarım zıplarım diyorsanız, en
    fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle
    gidin.

    Madde 5: Ankara’da deniz yoktur,alışın

    Madde 6: Elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız, Kızılay’da
    vakit kaybetmeyin, Teknosa arayıp kazık yemeyin, Maltepe pazarını öğrenin.
    “Ben öğrenciyim abi” sözünü mutlaka bilin, her alışverişte işe yarar.

    Madde 7: Öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde itfaiye
    meydanına gidin, dibine kadar araştırın, azparayla süper ev nasıl döşenir görün. ya da beni çağırın göstereyim.

    Madde 8: Atakule’de bir halt yok, boşuna meraklanmayın. Çankaya’ya sırf
    Atakule için tırmanmayın. Ha eğer ben illa bozkır manzarası görecem, edecem
    diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik parkına da uğrayın.

    Madde 9: Ankara da deniz yoktur. deniz aramayın.

    Madde 10: Metroya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.

    Madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi
    iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. Eskişehir yolunun her
    sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın lütfen.

    Madde 12: Banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. Sincanlı ezik
    büzük gençlerle muhatap olmayın.

    Madde 13: Kaybolursanız kimseye asla ve kat’a yol sormayın. Sorduğunuz
    her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı gösterir,
    kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der. Karanfil sokakta Sağlık Bakanlığı nerede diye sorarsınız, adamı Kocatepe camii ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. Harita edinin.

    Madde 14: Ankara da deniz yok. yok ulan işte, yok!

    Madde 15: Ulus pek sevilen bir yer değildir. Eski meclis binasının burada
    bulunması Ulus’u güzel kılmaz. Zamanla göreceksiniz ki, Ulus’u hiçbir şey
    güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus’tan ve arka sokaklarından uzak
    durun.

    Madde 16: En popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima’yı ve Dost
    Kitabevini öğrenin.

    Madde 17: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi’nin
    güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından- direkman Tunalı derler. siz de Tunalı diyin.

    Madde 18: “Boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına” şarkısını
    öğrenin, sık sık söyleyin.

    Madde 19: Ankara’da en güzel mevsim sonbahardır. tadını çıkarın.

    Madde 20: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. Kırmızı ışıkta sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.

    Madde 21: Gazi üniversitesinin İİBF dışındaki bir fakültesine gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız, sakalınız, küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. Adamlarla papaz olmayın.

    Madde 22: Gece ondan on birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. Sakin olun, panik yapmayın.

    Madde 23: Nerde olursanız olun, aşağıya doğru indiğinizde Kızılay’a çıkarsınız. Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız yoktur, bunu unutmayın. “Aha nerdeyim *** ben?” dediğinizde Ulusta’sınızdır, panik yapmaya gerek yok, Bentderesi’ne doğru gitmediğinizden
    emin olduktan sonra, hızla metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz aşağısındadır. Büyük Tiyatro’yu sorup, entel görünümüne girmeyin, İtfaiyeciler çarsını sorun, kimse sizi kandırmasın. Samanpazarı da olabilir. Ulus dışında Ankara’da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız. etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir robocopa çarptıysa Kızılay’dasınız demektir. Eylem yapılacak anlamındadır bu. Korkmayın. Yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs robocop, çevik kuvvet
    inmiştir. “Bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?!” mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler.

    Sonra SSK işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. En berrbat birahanelerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır oralarda.

    Ankarada güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı seviyorsanız, yüksel caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde ve Tandoğan’ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri sevebilirsiniz belki. Onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.

    Madde 24: Ankara melankoliktir, Ekim güzeldir.

    Madde 25: Ankara’ya geldik Laila’ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun.

    Madde 26: Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. inen ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın. metro ve Ankaray’ı karıştırmayın. İkisi de Kızılay’da kesişir; Ankaray Aşti’ye gider, metro ise Akköprü ve Batıkent tarafına.

    Madde 27: Kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.

    Madde 28: Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda dursun diye bir kural yoktur. Yürüyen merdivene binecekseniz yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.

    Madde 29: Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70 civarlarındadır. Korkmayın, takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok, herkes öyle biniyor diye.

    Madde 30: Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. Makinalı tüfek doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)

    Madde 31: “hocam”a alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi hissetmeyin. Bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler
    büfecilere, kısaca herkes herkese “hocam” der. Ayrıca taksi şoförü üniversiteli olduğunuzu anladığı anda “hocam” diye hitap eder size. Hoca değilsiniz, Ankaralısınız.

    Madde 32: Dost deyince Konur sokaktaki Dost Kitabevi değil, Karanfil’deki anlaşılmalı. Aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.

    Madde 33: AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle muhtemel. Bozulmadan son bir kez gidip görün. Kokoreç yiyin,şençam köftesinden tırtıklayın. dondurma tüketin. Çiçekçileri gezin.

    Madde 34: Radyo Odtü çok hoş bir kanaldır. Frekansı 103.1 dir. Haftaiçi sabahları modern sabahlar olur güzeldir.

    Madde 35: Ankara’da deniz yoktur alışın!

    Madde 36: Harikalar diyarı, zart zurt gölü, Ankara’nın tarihi yerleri değildir, aldanmayın.

    Madde 37: Odtüden Bahçeli’ye giderken ki yolun ortasındaki Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna, bilene rastlamadım.

    Madde 38: İzmirliler, İstanbullular da diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama gelip de “buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, İstanbulun gözünü seveyim, ne modern şehirmiş meğer..” diye “bik bik bik” edip trip atanlar sevilmezler pek.
  • 23-10-2008, 17:43:19
    #2
    Üyeliği durduruldu
    aaah ankara ahhh
  • 23-10-2008, 19:15:30
    #3
    2 sene önceydi sanırım, 15 gün kaldım, ilk günler değilde son günler güzel geçmişti.
  • 23-10-2008, 19:39:01
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Alıntı
    Sonra SSK işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. En berrbat birahanelerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır oralarda.
    bence en berbat biraneler orada deil
  • 23-10-2008, 20:49:25
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Alıntı
    Madde 32: Dost deyince Konur sokaktaki Dost Kitabevi değil, Karanfil’deki anlaşılmalı. Aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.
    Bu çok doğru , olası bir yanlışlık facia ile sonuçlanabilir Gerçi yürüyerek 15dk sürüyor ama , yinede dikkat edilmeli
  • 23-10-2008, 20:59:34
    #6
    PrMakinesi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu çok doğru , olası bir yanlışlık facia ile sonuçlanabilir Gerçi yürüyerek 15dk sürüyor ama , yinede dikkat edilmeli
    Araları en fazla 3 dk da bana da oldu aynısı. Karanfilde bekliyorum arkadaş konuru söylemiş iyi beklemiştik ikimizde.
  • 23-10-2008, 21:14:39
    #7
    Üyeliği durduruldu
    15 dk da Kızılay sihiye yürürsün
  • 23-10-2008, 22:39:32
    #8
    Hayatım boyunca deniz kenarında yaşadığımdan mıdır nedir, Ankara da nefes almakta çok zorlanıyorum bir günden fazla da kalamıyorum zaten...
    Ek olarak hayatımı mahfeden kız Ankarılıdır bu yüzden ayrı bir gıcığım başkentimize.
  • 23-10-2008, 23:21:19
    #9
    Üyeliği durduruldu
    maviyalniz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatım boyunca deniz kenarında yaşadığımdan mıdır nedir, Ankara da nefes almakta çok zorlanıyorum bir günden fazla da kalamıyorum zaten...
    Ek olarak hayatımı mahfeden kız Ankarılıdır bu yüzden ayrı bir gıcığım başkentimize.
    boş yere aglama kalbini baglama ankara kızlarına