Adsense Strateji Belirleme - R10.net
  • 02-03-2010, 01:59:55
    #1
    Bugüne kadar kullandığım teknikleri sizlerle paylaşmak istedim. Çoğu kişinin vereceğim bilgileri defalarca tecrübe ettiğine eminim. Ancak yine de eksiklerinizi tamamlama, yorumlama, bilgi paylaşımı açısından yararlı bir konu olabileceğini düşünüyorum. Mevcut sitelerinizin kazançlarını artırmaya yönelik çalışmalarınızda yardımcı olabilecek bir yazı.

    Daha Fazla Kazanç Mantığı

    Ne kadar kazanırsak kazanalım, hep daha fazlasını isteriz. Bu genlerimizde olan bir durum sanırım. Lakin bunu isterken mantıklı düşünmemiz lazım. Her içeriğin kendine göre bir kazanç potansiyeli vardır. Bu potansiyel, sitelere göre de farklılık gösterir. Örneğin, "berber" içerikli bir sitemiz olsun. Bu içeriğe reklam veren zümreler bellidir. Rekabet oranına göre kazanacağımız miktar değişiklik gösterir. Ancak bu değişiklik özel içerikli bir sitede yoğunlaştığımız için belli sınırları aşmaz. (Olağanüstü durumlar dışında, kuaför festivali, kuaförler günü gibi rekabet artırabilen saçma günler olmazsa. -sadece örnek-) Yani burada anlatmak istediğim, istisnaları saymazsak kazancımız belli dönemlerde, belli sınırları aşmaz. Belli sınırların altına da inmez.

    Daha da somutlaştırırsam, 1k hitli bir sitenin, yerleşim değişkenini işin içine katmazsak kazanacağız miktar bellidir. Atıyorum 4$ - 8$ arasıdır.

    Bu noktada bizim bu kazancı en üst düzeye çekmek için bir takım çalışmalar yapmamız gerekecek.

    Peki neyi baz alacağız?

    Bazı konularda görüyoruz ki tık başı kazanılan miktar düşünülerek yorumlar yapılıyor. Ancak çok tekdüze bir bakış açısı bu. Tık başı kazanılan para, asla tek başına bir belirleyici olamaz. Sitenin gerçek performansını yansıtmaz.

    Şöyle düşünün. Tık başına 1 $ alıyorsunuz. Ama 10.000 gösterimde yalnızca 2 ya da 3 tık alıyorsunuz. Bu sitenin potansiyelinin çok altında kaldığını gösterir. (uçuk bir örnek olabilir)

    Aynı şekilde Sayfa TO oranı da tek başına bir belirleyici değildir.
    Sayfa TO oranınız %35 olsa bile, bu sizin sitenizin performansının iyi olduğunu göstermez.

    Başlıkta belirttiğim, baz alacağınız değişken Sayfa eBGM'dir. Bu değişken hepimizin bildiği gibi 1000 gösterim başına kazandığımız miktarı bize verir.

    Örneğin eBGM değeri 1$ ise, 1000 sayfalık gösterimle 1$, 5000 sayfalık gösterimle 5$ kazanırız.

    "Bir site 5k hit aldığı gün 10$, 2k aldığı gün 8$ kazandıysa, 2k hit aldığı gün daha başarılıdır reklam performansı açısından." "Hit ve reklam durumları ayrı değerlendirilmelidir."

    Peki bu bizim ne işimize yarayacak? Yukarıda bahsettiğim gibi, sitenizin potansiyelini yansıtan en önemli değer eBGM değeridir. Eğer bu değeri düzenli olarak takip eder ve artırmaya gayret gösterirsek, çalışmalarımız doğru yönde ilerlemiş olur. eBGM'nin Sayfa TO ve gösterim sayısıyla doğru orantılı olduğunu da biliyoruz zaten.

    Mesela bir "müzik" sitemiz var. Reklam veren rekabeti hemen hemen bellidir. Kazanacağımız miktar 1k hit için, en az 1$, en fazla 8$'dır (sallama bir rakam). Biz bunu bildiğimiz için Sayfa To ve gösterimi düşünmeden önce eBGM'ye dikkat etmeliyiz. Bu değer çevresinde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. En yüksek değeri bulana dek bu çalışmalara devam etmemiz gerekiyor. Gerçekten kazancımızın yeterli noktalara ulaştığını gördüğümüzde de nefes almayı bilmeliyiz. Sonuçta 1k hit alan siteden günde 200$ kazanılmaz.

    Ne yapabiliriz?

    Önce değer analizinde bulunmak lazım elbette. Sayfa TO oranımız ilk aşamada yeterli boyutta ise, tık başına aldığımız miktarı yükseltme gayreti içerisine girmeliyiz. YANİ durum tam olarak böyleyse, YERLEŞİME DOKUNMAK saçma olur.

    Tık başı oranı yükseltmek için, kendi rekabetçi reklam filtremizi oluşturarak işe başlayabiliriz. Rekabetçi reklam filtresi oluştururken aşağıdaki stratejiyi izleyebilirsiniz.

    Sitemizde 2 reklam alanı varsa,

    1. reklam alanı, metin reklamlar
    2. reklam alanı, resim reklamlar

    3 reklam alanı varsa,

    1. reklam alanı, metin reklamlar
    2. reklam alanı, resim reklamlar
    3. reklam alanı, metin reklamlar (resim de olabilir)

    olarak ayarlanır. Gün sonunda kanalların eBGM oranlarına bakılır. EBGM daha düşük olan kanalda bulunan ve göze batan reklam firmaları engellenir. (biraz da şans faktörü) Bu şekilde resimli reklamlar ile metin reklamların sitemiz üzerindeki etkileri konusunda da fikir sahibi olabiliriz.

    Rekabetçi reklam filtresi bizi kesin sonuca götürmeyecektir. Genelde kısa vadeli bir uygulamadır. Bu düzenlemelerden sonra elbette yerleşim konusunda çalışmalar yapmamız söz konusu olacak.

    Nasıl bir yerleşim?


    Yerleşim konusunda yanlış bilinenler bir hayli fazladır. İstatistiki bilgiler hiçbir zaman gerçek durumu tam olarak yansıtmaz. Çünkü her sitenin farklı bir ziyaretçi profili vardır. Örneğin,

    Bir webmaster sitesinin kullanıcısı, içeriğe odaklıdır ve reklamları tanır.
    Bir yemek tarif sitesinin kullanıcısı, internet kullanımı konusunda bilgisiz olabilir ve reklamları tanımayabilir.

    Yani, hazır yerleşim modellerini kullanmaktansa kendi planlarımız çerçevesinde hareket etmemiz gerekir. Tıklama oranını artırmak için reklamı ziyaretçinin gözüne sokmak zorunda değilizdir.

    Nasıl yapalım?

    Bu iş deneme-yanılma yolundan daha başka bir yolla halledilemez. (Bir eğitimci olarak, deneme-yanılma yoluyla öğrenmenin kalıcı öğrenmeleri sağladığını rahatlıkla söyleyebilirim.)

    Rastgele bir mantık izlersek başarılı olamayız. Mesela aşağıda anlatacağım gibi çalışabilirsiniz.

    Tüm reklam alanlarını birlikte deneyemeyiz. Önce 2'sini sabitleyip 1'ini denememiz mantıklı olacaktır. Reklam alanlarına A,B ve C ismini verirsem.

    A ve B reklam alanına hiç dokunmadan, C reklam alanını sitenin çeşitli alanlarında deneyebilirim. Bu denemenin ardından C'den aldığımız verimin yansımalarını incelememiz gerekir. Eğer ki C reklam alanı yeni denediğimiz bölgede yeteri kadar ilgi gördü ve "SİTENİN TOPLAM eBGM ORANINI ARTIRDIYSA" deneme başarılı demektir. Kanal verisi ikinci plandadır. Çünkü bir kanalın performansı diğerini etkileyebilir. Sitenin toplam eBGM oranı düştüyse denemeye devam.

    C reklam alanının başarılı olduğunu varsayarak, en düşük EBGM oranına sahip kanalı kullanmalıyız bu sefer. Örneğin A reklam alanı. C ve B'yi sabit tutarak A'yı çeşitli bölgelerde deneyebiliriz. Sonrasında ise EBGM oranını gözleyerek çalışmalarımızı değerlendirebiliriz.

    Bunu sadece, bölge alarak düşünmeyiniz. Renk konusunda, resimli-metinli reklam konusunda da kullanabilirsiniz. Ekleme yapmam gerekirse ben bir reklam alanının ya resimli ya da metinli olması gerektiğini düşünürüm. Çünkü genelde bu reklam alanlarının hangi durumlarda tık alacağı bellidir.

    Ancak yine eklemem gerekir ki değişkenler bunlarla sınırlı değildir. İşi daha karmaşık hâle getirecek, birçok istatistik mevcut. Ama ana hatlarını bilmek yeterli.

    Uzunca bir yazı oldu. Hatalarım olabilir. Tecrübeli arkadaşlara hitap etmeyebilir.
    Saygılar.
  • 03-03-2010, 09:54:31
    #6
    yer imlerine attım bakacağım, ihtiyacım vardı teşekkürler