İş dünyası sohbetlerinde, kişilerin özellikleri ile ilgili söylenegelen bir kriter tespiti vardır. “Güven kişide zaten bulunması gereken bir özelliktir ve kişinin kendisini güvenilir olarak nitelendirmesi gereksizdir.” Geldiğimiz noktada maalesef bu durum geçerliliğini kaybetmiştir. Güvenilir çalışanlar bulmak artık tahmin edilemeyecek kadar zordur ve iş yaşamında belirli bir süre geçirmiş ve istihdam sağlayan herkes bu durumun böyle olduğunu çoğu zaman acı bazen de sıkıcı tecrübeler yaşayarak fark etmiştir.

Gelişen dünya ve küresel ekonomiye ayak uydurabilmek için zorunlu olan; kurumsallaşma, departmanlaşma, ekip oluşturma süreçlerinin en büyük handikapı da maalesef bu durumdur. İşe alım süreçlerinde aday için gerekli olan kriterler ne kadar geçerliliğini korusa da insanların karakteristik özellikleri, iş ile ilgili donanımlarından öncelikli olarak değerlendirilmek zorundadır. maalesef bu karakter özellikleri; diplomalar, sertifikalar, önceki iş tecrübeleri gibi kıstaslarla değerlendirilemediği için, sistemini doğru kuramamış işletmeler için deneme yanılma yöntemi kaçınılmaz bir değerlendirme ölçütüdür ve çoğu zaman ortaya çıkan problem sonrası iş işten geçti demekten başka şans yoktur.

Kurumsallığı özümsemiş ve elemana dayalı daha açık söylemek gerekirse elemana minnet etmeden, alınan hizmet karşılığını tam olarak ödeyen işletmeler bu sıkıntıları yaşamaz. Zira kurulmuş bir makine gibi çalışanlarınız sadece sizin onlardan isteklerinizi yerine getirirler ve bu şekilde sizde çalışanlarınızın, işe bakış açıları, fedakarlık ve sorumluluk gibi insani değerleri ile başarıya ulaşmalarını beklemek zorunda kalmazsınız.

Her ne kadar sistem ve stratejileriniz insana dayalı olmasa da, işin doğasında her zaman; inanmış, yönelmiş motive olmuş işine duygusal açıdan bağlı personeller gereklidir ve bu özellikler doğru kurulmuş bir ekip ve doğru seçilmiş ekip başları ile sağlanabilir.