• 09-09-2007, 19:11:19
    #19
    Alıntı
    enelhak
    ene ben demek oluyor. hakkı hukuku bilir camiamız. ben hakkım, hak ben demek. tabii bunu angutul ekberler arasında söylerseniz yeriniz dar olur.
    o angutul ekberler hâlâ mevcut.
  • 09-09-2007, 19:16:15
    #20
    Muhyiddin ibn el- Arabi’den :

    “Apaçık görünen şeylerle Tanrıya varılamadığı için peygamberler Hakkın temsilcileridir.”
    “Hayır yanlış söyledim; temsil edenle temsil edileni iki sanırsın güzel değil çirkin bir zan olur bu.”
    “Surete taptıkça iki görünür sana, suretten kurtulanın gözünde bir olur.”
    “Mutlak Varlık fiil köküne benzetilirse âlem bütünüyle masdardan türemiş kipler, zamanlar ve isimlerdir.”
    “Türemiş örnekler zinciri nasıl fiil kökünden uzak olmazsa baktığın her şey de Hakk’tır.” (Nakş El - Füsus Şerhi, Ribat Yayınları 1981, Muhyiddin ibn el-arabi, şerheden, İsmail Ankaravi, Hazırlayan İlhan Kutluer, sayfa, 12 - 14 - 15 den alıntılar).

    “...Rabb’imi Rabb’imin gözüyle gördüm :
    Rabb’im (!) dedim, dedi ki, sensin...”

    “... varlık’da ancak Bir vardır : Su’yun rengi kab’ının rengidir...”
    “... Varlık’da ancak Allah vardır...”

    (Ebû Yezid el-Bistami hakkında aktardığı rivayetlerden) :

    “... Ebû Yezid el-Bistami’nin zamanında, adamın biriyle karşılaşanlar ona dedi ki :
    - Ebû Yezid’i (hiç) gördün mü ? O da :
    - Ben (rûyada) Allah-ı gördüm ve O, Ebû Yezid’i görmekten beni müstağni kıldı dedi. Adam da ona dedi ki:
    - Şayet Ebû Yezid’i bir defa görseydin, bu senin için Allah’ı bin defa görmekten daha iyi olurdu.”
    “<<... Ben Allah’ım ( = Ene’ Allâh.. ) >>“
    “... Ebû Yezid el - Bistami, bir kâri (okuyan) tarafından (Kuran 85/12’ deki) << Muhakkak Rabbinin kıskıvrak tutup yakalayışı (batş) pek çetindir.>> (âyetinin) okunduğunu işitince :”
    “ - Benim kıskıvrak yakalayışım (bundan) daha çetindir diyordu. (çünkü) onun hâli, Allah için konuşanların hâliydi...” ( El - Futâhat El - Mekkiye, Kültür Bakanlığı - 1184. B.1990, Muhyiddin İbn’ül Arabi, Çevr. Prof. Dr. Nihat Keklik, sayfa, 97, 225, 226, 227, 405. Den. )

    Muhyiddin İbn el-arabinin diğer bazı meşhur sözleri de şunlardır :

    “ -Sübhâne min ezheru’l - eşyâi ve hüve aynühâ”
    (İslâm Tasavvuf Tarihi, Akabe Yayınları 1985 Mehmed Ali Ayni, sadeleştiren H.R. Yananlı Sayfa 21).
    Manası: Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, eşyadan en parlak şekilde görünür ve O, O’nun aynıdır.

    “ - İnne vücudu’l - hâdisati’l - mahlukat hüve aynı vücudu’l - hâlik”
    (Yukr. Adı geçen eser, s.21)
    Manası : Şüphesiz yaratıkların sonradan olma varlığı. Yaratıcının varlığının aynıdır. Yaratıcının Vücuduyla, yaratıkların vücudu arasında fark yoktur.

    “ - İzâ kâne’l - ârifu arifen hakikaten lem yetekayyüd bi-Mu’tekıd.”
    (Yukr. Adı geçen eser, s.21)
    Manası : Hakk’ı tanıyan kişi gerçekten tanıdığı zaman itikad sahibinin itikadıyla bağlanmaz. Yani; Hiçbir dine veya inanca bağlı olmaz, onun için iyi ve kötü; doğru ve yanlış; İman ve küfür ayırımı yoktur; hepsi bir ve aynı şeydir.

    “El - abdü rabbin ver - rabbü abdün / Ya leyte şiiri mine’l - mükellef...”
    (Yukr. Adı geçen eser, s.21)
    Manası : Kul Allah’tır, Allah’ta kuldur. / Ya mükellef olan kimdir ? Yani mükellef diye bir şey yoktur, dolayısıyla din diye bir şey yoktur.


    - Ene’l - furkan ve’s - seb’ül - mesâni / Ve ruhu’r - ruh la ruhu’l - evâni.
    (Yukr. Adı geçen eser, s.21)
    Manası : Furkan yani Kur’an benim ve Kur’an-da bahsi geçen yedi çift benim. ( bununla Fatiha sûresini kastediyor), ve ruhun ruhuyyum, kalıpların ruhu değil, diyor.

    Muhyiddin-i Arabi’nin bütün bu ve bunlar gibi sözleri, Kuran’a göre açık bir şekilde şirk ve küfür olan sözlerdir. Öyle ki, bu gibi sözler. Firavun’un şirk ve küfür olan sözlerini dahi aşmaktadır. Zira, Firavun, kendisinin Allah olduğunu iddia etmişti, Muhyiddin-i Arabi ise her şeye Allah demektedir. Bütün Vahdet-i Vücûd’çuların durumu bundan farklı değildir. Tasavvufun kökü temeli budur dense noksan olur, zira tamamı odur.

    devamı Yeni Sayfa 0
  • 09-09-2007, 19:18:32
    #21
    @dombalak adamın felsefi düşünüşüyle firavununki farklıdır. adam onları hangi felsefeye göre söylemiş onu bi düşün derim.
  • 09-09-2007, 21:53:04
    #22
    ben Allah'ım demek ile Ben Allah'ım demek farklı şeylerdir.

    Anlayış sadece anlayış lazım..
  • 10-09-2007, 13:48:24
    #23
    aLp3r adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    " Kul Rab'dır, Rab kuldur
    Bir bilebilsem mükellef kimdir
    Mükellef kuldur desem ölüyor
    Mükellef Rab'dır desem Rab Nasıl Mükellef Oluyor?"

    Kelime oyunu yapmış bu dayı

    Kul Rab'dır Rab kuldur
    sanırım burda anlatmak istediği kul ile Rab arasındaki sevgi bağının birliğidir Kulun Allaha olan aşkı, Allahın kula olan sevgisinin birliği

    Mükellef Kuldur dsem ölüyor;
    İnsanlara kusursuzdur desem yinede sonunda hepsi ölüp gidiyor. insanlara göre değil kusursuzluk ölüm var sonuçta her insanın yolunda

    Mükellef Rab'dır desem Rap Nasıl mükellef oluyor ;

    Burdada mükellefi başka bir anlamda kullanmış olabilir bir sürü anlamı var mükellefin sonuçta
  • 10-09-2007, 14:04:02
    #24
    ilmel yakin
    aynel yakin
    hakkel yakin

    bu üç mertebeyi araştırırsan istediğin sonuca ulaşabilirsin.