• 07-06-2010, 02:58:41
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Oncelikle neden bu konuyu aciyorum: Bir kac gun once bazi kisilerin sehitlik konusunda yorumlari vardi. bu tartismaya katilmadim ancak kendilerini konunun uzmani olarak gorduklerini dusunuyorum bugun karsilastim bu yaziyla, ve acmak istedim. yazinin tamami buradadir, ben orta kismindan konuyla alakali kismi aldim..

    birde not: mesaj yazarken dikkat edin, uyeleri tartismaya cekecek kisiler banlaniyor

    Her ölen şehit ilan edilebilir mi?

    Şimdi, Gazze’ye yardım ve şehitlik konusuna değinelim.
    Mavi Marmara gemisinde 9 Türk (biri ABD vatandaşı) katledildi. Ölenler “şehit” ilan edildi. Benzer biçimde, İskenderun deniz ikmal tesislerinde nöbet değişimi sırasında katil PKK’nın roket saldırısıyla 6 askerimiz şehit oldu.
    Bu gelişmeler, şehitlik kavramını da tartışmaya açıyor.
    Şehitliğin şartı var mıdır, kim neye göre şehittir ve şehitlik rütbesini kim belirler, bu konuda bir otoriteye gereksinim var mıdır?
    Asıl soru bu.
    Madende öleni şehit, trafikte ölen öğrencileri şehit, askerde yemekhanede öleni şehit, görevi başında her öleni şehit, görevi başında ölen postacıyı şehit ve benzerlerini şehit sayabilir miyiz?
    “Şehitlik” İslâmi bir kavram. Diğer dinlerde yok.
    Kitaplarda ise şehitliğin mertebeleri olduğu belirtiliyor ve koşulları sayılıyor. Kısaca söylersem, üç tür şehitlik varmış: Şehid-i Kâmil, Şehid-i Uhrevî ve Şehid-i Dünyevî.
    Öyle her ölen şehit olamıyor.
    Bunu şunun için vurguluyorum.
    Birçok sorumsuzluk sonucunda ölüme terk ettiğimiz insanlara kolay tarafından şehit unvanı verince, sorumsuzlukların üstü örtülüyor, o ulvî ortam içinde suçlular cezalarını çekmiyor ve olan gidene oluyor. Yazık.
  • 07-06-2010, 03:16:32
    #2
    Bu konu hakkında pek bilgili olduğum söylenemez ama benim bildiğim. Vatani görevi yaparken öldürülen asker şehittir.Birde insan geçimini elde ettiği işte ölürse buda şehitlik olur örneğin bir itfaiyecinin yangını söndürmeye çalıştığında dumandan zehirlenip ölüyorsa. Bir polis devriyedeyken öldürülüyorsa yada bir madenci maden patlamasında ölüyorsa o şehittir. Bu örnekler artırılabilir.

    Ama mesela ben ekonomik durumu olmayan bir insana kıyafet yada yemek getirirken kaza geçirip ölsem şehit olmam. Ama iyi niyetim ve yardımseverliğimden ötürüde ruhum rahat olur.


    Bu konuda belkide yanlış bildiklerimizi düzeltebiliriz konuyu açan arkadaşıma teşekkür ederim
  • 07-06-2010, 03:24:17
    #3
    Hayır, gemidekilerin şehit olduğunu düşünmüyorum. O mertebeye erişebilmek o kadar basit değil..
  • 07-06-2010, 03:29:36
    #4
    ilan edilebilir mi dersen, evet edilebilir.
    olabilir mi dersen, olamaz...
  • 07-06-2010, 03:30:11
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Ilk yazida da Hulki cevizoglu belirtti, sehitligin 2-3 mertebesi bulunmaktadir. Psiko senin saydiklarin bunladan birine mutlaka giriyordur, orasini bilmem ama sehitlik oyle kolayca erisilebilecek bir mertebe degil. BAzilarinin bu konu uzerinden tartisma yapmasi bana biraz samc geldi. Yaziyi okuduktan sonrada aklima geldi ve ekledim. Bu konuda bazi kisilerin fikrinin degisiecegini umuyorum..
  • 07-06-2010, 03:31:46
    #6
    Hocam Konuyu Okudum ve Diyanetten Bakayım Dedim ;

    Şehitler Üç Çeşittir

    "Şehit" denilince, Allah yolunda ve vatan uğrunda canını feda eden kimse akla gelir. Esasen şehit, genelde bu anlamda kullanılır. Bununla beraber başka şekillerde ölenlerden şehit olanlar da vardır. Ayrıca bazı şehitler vardır ki, onlara uygulanan hükümler diğer şehitlere uygulanmaz. Bunun için İslâm alimleri şehitleri, kendilerine uygulanan dünya hükümleri ve Allah katındaki durumları itibariyle üç kısma ayırmışlardır.



    1. Hem Dünya ve Hem de Ahiret Bakımından Şehit Olanlar

    Bunlar;

    a) Savaşta gayr-ı müslimlerle veya eşkiya ve yol kesicilerle yapılan çatışma sonunda öldürülmüş olanlar,

    b) Savaş alanında, üzerlerinde öldürülmüş olduklarına dair belirti olduğu halde ölü bulunanlar (üzerlerindeki öldürülme alameti, bunların savaşta öldürülmüş olduğunu gösterir.)

    c) Kendisine haksız yere yapıldığı bilinen bir saldırı sonunda öldürülmüş olan ve bundan dolayı da varislerine diyet olarak bir mal verilmesi gerekmeyen herhangi bir müslüman,

    d) Malını, canını ve ırzını korurken haksız yere öldürülmüş bulunan kimse, Nitekim Peygamberimiz:

    "Malını koruma uğrunda öldürülen şehittir. Canını koruma uğrunda öldürülen şehittir. Dinini koruma uğrunda öldürülen şehittir..''12 buyurmuştur.

    İşte bunlar, hem dünya hükümleri itibariyle hem de ahiret bakımından şehittirler.

    Bu durumdaki şehitler yıkanmaz, üzerlerindeki elbiseler çıkarılmaz, öylece namazları kılınarak gömülürler.13

    Şehidin kefeni, üzerindeki elbisesidir. Ancak üzerinde bulunan ve kefen cinsinden olmayan palto ve ayakkabı gibi şeyler çıkarılır. Üzerindeki elbisesi, örtülmesi gereken yerlere eksik gelirse, tamamlanır.

    Yazının Devamı ve Diğer Maddeler Burada Tıklayın Okuyun...
  • 07-06-2010, 03:31:50
    #7
    Küçük bi alıntı;
    Alıntı
    Şehid, kelime olarak kesin bir haberi veren, bildiğini söyleyen, hazır olan, bulunan, bir hadiseye şahid olan, şahitlik eden. Dinî anlamda, Allah rızası için, O'nun yolunda canını fedâ eden müslümana verilen isimdir. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması veya onun Yüce Allah'ın huzurunda yaşıyor bulunması yahut ölümü sırasında meleklerin hazır bulunması yahut ta ruhunun doğrudan doğruya Daru's-Selâm'da (Cennet'te) bulunması veya Allah tarafından çeşitli mükâfatlarla mükâfatlandırılmış olmasıdır.Allah yolunda ruhunu teslim eden şehidlerin amellerinin boşa gitmeyeceği, büyük ecir ve sevap kazanacakları, Kur'an'da şöyle haber verilmiştir: Dünya hayatını âhiret hayatı karşılığında satarlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz' (en-Nisa,4/74) .

    Hanefî mezhebi âlimlerinin görüşlerinin istikametinde, şehîdleri üç kısma ayırmamız mümkündür:

    1-Dünya ve âhiretin şehîdi: Kâfirlerle savaştığı sırada, düşman tarafından öldürülen veya asiler, yol kesen soyguncular tarafından öldürülen yahut evine giren hırsızların ağır bir cisim veya kesici bir alet kullanarak öldürdükleri kimsedir. Savaş alanında yaralı bulunan, yaralarından, göz veya kulağından kanlar akan ve bu durumda vefât eden kişi de, bu kısım şehîdlerdendir. Mal, can, namus ve benzeri müdafaalarda, zulüm ve haksızlıkla, suçsuz yere öldürülen kişi, kimin tarafından öldürülürse, öldürülsün, bu şehîdlerden sayılır. Müslüman, âkil, baliğ olduğu halde, hayız, nifas ve cünüplükten temiz olarak şehîd olanlar yıkanmaz, kefenlenmez, kanları ve elbiseleriyle gömülürler. Ancak onların üzerindeki kürk, palto, parke, silah, mest ve benzeri fazlalıklar çıkarılır. Yıkanmadan gömülmeleri, Hz. Muhammed (s.a.v) 'in: Onları kanlarıyla gömün' (Neseî,) şeklinde hadisine dayanmaktadır. Bu kısım şehîdlerin her birine, 'hükmî şehîd' denir. Bu kısma giren şehîdler, elbiseleriyle gömülünce, elbiseleri onlar için kefen sayılır. Vücutlarının her tarafı elbiseleriyle örtülür. Elbiseleri vücutlarını örtmek için yetmezse, başka bir şeyle örtülmeleri temin edilir.

    2-Âhiretin şehîdi: Bir kısım şehîdler de, yalnız âhiret hükmü bakımından şehîd sayılırlar. Hata yoluyla öldürülen ve varislerine diyet verilmesi gereken kimse ile savaş veya asilerle çatışma sırasında yaralanıp da, çatışma bittikten sonra bir tarafa çekilerek yiyip içtikten, konuştuktan veya uyuduktan yahut ilaç kullandıktan yahut da aklı başında olarak üzerinden bir namaz vakti geçtikten sonra vefât eden Müslüman gibi...

    Âkil ve baliğ olmayan yahut hayızlı, nifaslı veya cünüp iken şehîd olanlar da, bu kapsama girmektedirler. Bunlar diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazı kılındıktan sonra gömülürler.

    Bir de, yanarak ölen, suda boğulan, göçük, çığ, toprak veya bina altında kalan, vebâ gibi salgın hastalıklardan vefât eden, veya akrep sokmasından ölen, gurbette veya ilim yolunda yada cuma gecesinde vefât eden Müslümanlar da bu hükümdedir. Doğumdan vefat eden kadın da böyledir. Hz. Muhammed (s.a.s) 'in bu kısma giren, savaş dışındaki şehîdler hakkında söylemiş olduğu hadisler vardır (Bakınız, Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I, 22, 23, II, 323, 325) .

    3-Dünya şehîdi: Kalbinde Allah rızasını taşımayan, başka duygu ve düşüncelerle hareket eden riyâkâr ve gösteriş ehli münafıklar, Müslümanlarla beraber savaşa katıldıkları zaman, kâfirler tarafından öldürülürlerse, dünya hayatında şehîd muamelesine tabi tutulurlar. Bunlar da 'hükmî şehîd' sınıfından kabul edilir, yıkanmaz, cenâze namazları kılınır ve elbiseleriyle gömülürler. Fakat, yukarıdaki hadislerde ifâde edildiği gibi, Allah onların kalbini bilir. Âhirette kendilerine herhangi bir mükâfat yoktur. Cehennem ateşi ile cezalandırılırlar. Böyle insanların gerçek yüzünü Allah bilir. İnsan olarak bizler, tam manasıyla bilemeyiz. Onların hakkında, dış görünüşlerine, hal, hareket ve davranışlarına göre hükmederiz (İbn Abidin, Reddu'l-Muhtar)

    Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve mü'minler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda O'nun rızası için şehid olmak, her mü'minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür! ..: 'Şehid olmayı Yüce Allah'tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir' (Müslim)
    Ve yorumum şehit demek lazım o mertebeden sonra yaradan neylerse güzel eyler.. Saf'ımız belli olsun en azından diye düşünüyorum..
  • 07-06-2010, 03:33:34
    #8
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Allah yolunda canını feda eden bir müslümana şehid denir.
  • 07-06-2010, 03:42:50
    #9
    Üyeliği durduruldu
    SEhidlik konusunda yazi paylasan herkese tesekkurler. Birde merak ettigim olay, israile gonderilen yardim gemisinde olenler Sehidmidir sizce ve nedendir ? yada neden degildir..