Afedersiniz...
Habercilik derken gerçekten günümüzde yanlış bir çok anlaşılma var.
Haber demek faydalı bilgi olmalı bence...
Bana ne falanca kişinin falanca kişiyi öldürmesinden?
Bana ne falanca kişinin falanca miktarda hırsızlığından?
Bunlar her suç kendi mahalini ilgilendirir. Çoluk çocuğun ahlakını bozacak şeyler herkese yayılmaması gerekiyor.
Cesurca poz veren falanca mankenin manşetleri ile insanlara haber taşıdı yıllarca gazeteler.
Oysa ergenlik dönemini geçiren gençleri gozlerin ahlakını vurmakti o cesurca pozlar...
Bir haberin amacı, toplumu bilinçlendirmek, faydalı bilgi sunmak olmalı. Oysa biz, yıllarca manşetlerde magazinle, şiddetle, dedikoduyla büyüdük.
Gerçek anlamda haber, bir toplumu ileriye taşıyan, düşünmeye sevk eden, ufuk açan bilgi olmalı.
Ancak ne yazık ki, çoğu zaman gündemimizi meşgul eden haberler, ya korku yayıyor ya da gereksiz merak duygusunu körüklüyor.
Bence bir haber, okuyanı daha iyi bir insan yapmalı.
Bir haberi okuduğumda, bana yeni bir bakış açısı kazandırmalı, hayata dair bir şeyler öğretmeli.
Ama günümüzde, haber adı altında sunulan içeriklerin çoğu, sadece sansasyon peşinde koşuyor.
Toplumu bilgilendirmekten çok, oyalıyor, hatta bazen yanlış yönlendiriyor.
O yüzden diyorum ki;
Habercilik, sorumluluk işidir.
Her duyduğumuzu, her gördüğümüzü paylaşmak değil, topluma faydalı olanı, doğruyu, gerçeği aktarmaktır esas olan.
Çünkü haber, sadece bir bilgi değil; aynı zamanda bir bilinçtir.
Kısaca
Gerçek haber, insanı geliştirir;
Dedikodu ise sadece oyalamaktan ibarettir.
Afedersiniz... Sözüm meclisten dışarı konuyla ilgisi yok sadece haber ile ilgili aklıma geleni yazdım (dırdım).