• 07-05-2022, 10:33:51
    #10
    Bu memleketin faydası için kim bir çivi çaktı ise ALLAH Ondan razı olsun.
  • 07-05-2022, 11:29:02
    #11
    Ruhu şad kabri nur mekanı cennet olsun
  • 07-05-2022, 11:49:15
    #12
    Son zamanlarda, forum için gerçekten bir konuyu merak etmeye başladım; ne zaman 150 seneye kadar olan tarih ile hesaplaşmayı bırakıp, bilim ve teknoloji adına bi şeyleri tartışmaya başlarız?
    Yani tarih zaten kitaplarda mevcut ve teknik olarak zaten yaşanmış bir olay sabit kabul edilir, tarihi olay parametreleri gerçeklik için herhangi bir değişkene bağlı değildir, sadece anlama noktasında ortam şartlarına bağlıdır.
    Bu durumda herhangi bir değişkeni olmayan bir olayda neyi tartışabillirsin? Hiç bir şeyi! Ancak boş boş kahve muhabbeti yapabilirsin.
    Tarihi çok merak ediyorsan 3 kaynaktan bakarsın, daha çok merak ediyorsan 10 kaynaktan bakarsın ama bu tip konularda tartışarak bi yere varamazsın.
    Zaten olay orada gerçekleşmiş, o zamanlar yaşanmış, sen istediğin kadar kavga et bu gerçekleri değiştirmeyecek.
    İşin kötüsü memleketimizi bi yerlere taşıyacak bilimsel ve teknolojik konuları tartışmakta kullanmamız gereken enerjimizi bu tip kışkırtma konularda, kahvehane muhabbeti tuzağına düşerek bomboş öldürüyoruz.
    Bu boş muhabbetlere verdiğimiz zaman ve emeğin yarısını bile gerçekten bir şeyler öğrenmek için harcasak kazançtır.
  • 07-05-2022, 12:57:54
    #13
    cleiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tarih Mış, müş ile olmaz.

    Zamanına göre görevini yapmış bir liderdir. Enver Paşada bizim, Abdülhamid de bizim, Vahidedtin de bizim, Mustafa Kemal Paşa'da bizim. Bir taraf olup da herhangi birini kötülemeye gerek yok. Hepsi zamanın koşullarına göre ellerinden geldiğince yönetmeye çalışmış kişilerdir.

    Bu tarz tartışmaları bırakıp şuan ki durumu düzeltmek için zaman harcasak çok daha iyi olur. Geçmiş içinde boğulup bugünleri kayıp ediyoruz.
    Baş düşmanımız İngiltereye kaçan torunlarının ana dili İngilizce olan Vahdettin mi?
  • 07-05-2022, 13:03:33
    #14
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Baş düşmanımız İngiltereye kaçan torunlarının ana dili İngilizce olan Vahdettin mi?
    Bilgisizlik böyle bir şey işte..

    Evet Vahidettin. Hakkında hiç bir şey bilmediğin ama baş düşman olarak sınıflandırdığın Vahidettin..
  • 07-05-2022, 13:11:43
    #15
    cleiner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilgisizlik böyle bir şey işte..

    Evet Vahidettin. Hakkında hiç bir şey bilmediğin ama baş düşman olarak sınıflandırdığın Vahidettin..
    Baş düşmanımız kelimesinden sonra İngiltere geliyor kime demiş oluyorum?
  • 07-05-2022, 13:16:42
    #16
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Baş düşmanımız kelimesinden sonra İngiltere geliyor kime demiş oluyorum?
    Özür dilerim iyi okumamışım.

    Şartlar gereği kaçmış olabilir. Mustafa Kemal Paşa'da devlet kuruluşu aşamasında İngiltere ile bazı işbirliğine gittiği biliniyor. O zaman öyle gerekiyormuş demek demek gerekiyor.

    Ayrıca kaçmamıştır bilginiz olsun. Hanedan ortalık sakinleşene kadar seyehate çıkmanız uygun olacaktır denilerek gönderildi. Öyle olmasa giderken o kadar çok şey götürürlerdi ve sonunda naaşı haciz edilmezdi..
  • 07-05-2022, 13:39:08
    #17
    “Grev, suikast, ihtilal, anarşi, sosyalizm, dinamo, dinamiti, infilak, kargaşalık……
    Padişahın tahtan indirilişini ifade eden kelime olan “Hal”, kıtal, kanuni esasi, hürriyet, vatan, müsavat (eşitlik), Bosna, Hersek, Makedonya, Girit, Kıbrıs, Yıldız, büyük burun (Abdülhamid’in burnu büyük olduğu için)…
    İstibdat, beynelmilel, veliaht, cumhuriyet, Ayan azası, bomba, Mithat Paşa, Kemal Bey, inkılap, tahtakurusu (yanlışlıkla tahtı kurusun diye okunabileceği için)…
    Kimya ile ilgili yazılarda (0=AH) gibi simgelerin kullanılması yasaktı. Çünkü bunlar (0=Abdül Hamid) anlamına gelebilirdi.
    Hasta (Batılılar Osmanlı İmparatorluğu’na Hasta Adam dedikleri için), kardeş (yani tahtan indirilen Sultan Murad)… Ve daha yüzlerce kelimenin kullanılması yasaktı ve yazarlar ve gazeteciler yazı yazmakta olağanüstü güçlük çekiyorlardı.”


    Yapılan yapılmayanlar ve enteresan yasaklar ile değişik bir dönemdir o dönemler. En fazla toprak kaybederek Osmanlıyı en fazla küçülten Padişah olabilir ama onun yerinde bir başkası olsa belki çöküş çok daha önce olabilirdi, bunu da dikkate almak lazım. Yine de burnu büyük diye neden bir insan burun demeyi yasaklar ki, bazı kaynaklarda büyük burun, bazı kaynaklarda ise direk olarak burun demenin yasak olduğu, burun yerine çıkıntı dendiği yazılı. O donemin Osmanlı topraklarında petrol konusunda yaptığı ön çalışmalar olsun, köprü ve sualtı geçit projeleri olsun, ülkeyi baştan sona saracak demir yolları projeleri olsun gerçekten çok önemlidir ama çoğunluğu uygulamaya geçememiştir. 33 sene boyunca ülke yönetiminde kalmış, henüz hayatta iken tahttan inip 9 sene daha yaşamıştır. O süreyi tahtta geçirse çöküşün daha yavaş olacağını düşünüyorum, en azından arkasından gelen 2 kardeşinden daha tecrübeliydi ve durumu çok daha iyi yönetebilirdi. Çoğu kişinin de dediği gibi, yapılanları dönemin şartlarına göre değerlendirmek lazım. Hamidiye alayları meselesi mesela, Osmanlıda Türklere " akılsız Türkler " denirken Ermenilere " Millet-i Sadıka " yani sadık millet denmesinden sonra tarih Türklerin dost ve kardeş, Ermenilerin düşman olarak görüldüğü bir döneme evrilmiştir. Dediğim gibi dönemin şartları, şimdiyi görüp o zaman böyle olsaydı demenin çok bir anlamı yok. Çoğu isim dönemin şartlarında ülkesi için elinden geleni yapmıştır.
  • 07-05-2022, 15:13:10
    #18
    Ermeni isyanlarını çok sert ve kanlı bir biçimde bastırdığı için Batı'da "Kızıl Sultan" olarak anılmıştır söylemi onu sevmeyenlerin uyduruğu bir cümle ile yazılmıştır.
    Şu anki algı operasyonu neyse o zaman ki kızıl sultan lakabı da odur. Sultanı devirmek isteyenlerin bi yerlerinden uydurdukları, kendi yaptıkları katliamları Abdulhamid'in üstüne yıkıp birde üstüne kızıl sultan demelerinden ileri gelmektedir. Gerçekle hiç bir ilgisi yoktur.
    Abdulhamid han döneminde dünyanın en zeki yöneticilerinin başında, belki de birincisidir. Sadece şuan ki sıkıntılar gibi o zamanda çok büyük ekonomik zorluklar vardır ve üstüne sultanı devirmek için sürekli operasyon çeken dış mihraklar o zamanlar gerçekten de ünlüdür. Abdulhamid hem onlarla uğraşmış hem de ekonomiyi güçlendirmek için binlerce proje yapmıştır.