dostum zaman zaman sen çok acayip konulara değiniyorsun ve yazılarını gerçekten beğenerek okuyorum. her repliğini bildiğimiz halde islediğimiz o filmlerin oyuncularınında bir karakteri vardı gerçek hayatlarda saygı duyulan insanlardı. bilinen yönlerinden çok bilinmeyen yönlerini öğrendikçe insanlar daha bi hayranlık duyarlardı halada öyle. kimse yanlış anlamasına şu an sanat adı altında yapılan tüm bu zırvalıklar ya reyting yada para uğruna yapılıyor. örnek veriyorum önceleri Türkiye'de bulunduğum şehrin tiyatroları sanki çocuklar için açılmış gibiydi. sırf çocuklara yönelik saçma sapan tiyatronun ruhunu yansıtmayan kuliste sigara içip iki allıkla sahneye çıkıp soytarılık yaparak çocukları güldürmeye yada şaşırtmaya çalışıp ilgi toplayama çalışan basit yapımlar. çocuk gelince velide gelir adı altında sanatı ticarete alet edilmiş basit hareketler. zaten aklı başında sanatı takip eden insanlar bu gibi yapımların ne kadar ucuz ve vasat olduğunu anlamayacak kadar aptalda değiller. yerel yönetimlerin sanata yatırım adı altında neler yaptıkları kara kayıp. kimseyi suçlamak istemiyorum ama bir belediye başkanı veyada meclis üyesi çıkıp demezmi biz buna mı para veriyoruz. ama yok.
dostum söylediklerine herfiyen katılıyorum. sadece yozlaşmamışız sanki sanatla olan bağımız koparılmış gibi. çünkü yurt dışında açılan sergiler veya sanatsal faaliyetlere bile katılasım gelmiyor. çünkü o toplum zihniyetiyle yetiştirilmemiş. ne biliyim diğer insanlar gibi cafelerde barlarda sanat tartışamıyorum. bir avrupalı kafasında olamıyorum. bir resme saatlerce bakıp yorum yapıp tartışamıyorum.
müzik, tiyatro, film ve diğer tüm sanatsal faaliyetler birer ticaret kapısı haline getirilmiş durumda. eski üstatlar gibi şehir şehir aç açına gezip derme çatma sahnelerde oynamıyor insanlar. yazık gerçekten.
şahsen benim bu konuda ki en birinci görüşüm yozlaşmadan ziyade eğitimin kalitesizliği.
bir ülkede eğitime önem yoksa. o ülke ama bugün ama yarın bitmiş demektir.
neyse gördüğün üzere her ne olursa olsun konudan sapıyoruz konsantre olamıyoruz. bence herkez şu an bu durumda ekonomik kaygılar, geçim sıkıntıları, toplumsal yapı bence insanların önceliklerini değiştiriyor.
sabah evden çıkıp akşam sağ salim eve dönebilmek başarı sayılır durumda.
umarım herşey eski o yeşil çam filmleri tadında olur yine.
sevgiler saygılar.