Dogukan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hayat kaliteni yükseltmelisin. Sağlıksız şekilde vereceğin kilo, vücudunda büyük tahribata yol açabilir.

Ben de 30 yaşındayım. 3. seviye karaciğer yağlanmam var. Bir sonraki aşama siroz, geri dönüşü yok. Geceleri yattığımda karaciğerim ağrıyordu. Ailem için hayat kalitemi yükseltmeye karar verdim.

Karbonhidrat, şeker ve yağı mümkün olduğunca azalttım.

Kürek çekmeyi sevdiğim için kürekle başladım. İlk başta nefes nefese kalıyor, kalbimde tıkanmışta birden açılmış gibi bir his oluşuyordu. Şu an günde 5kmx2=10km kürek çekiyorum. Karaciğerimdeki ağrı tamamen geçti diyebilirim.

Yaşının kaç olduğunun, ne tür bir geçmişinin olduğu önemli değil. Onlar yaşandı geçti, sen yarın nasıl birisi olmak istiyorsun onu düşünmelisin.

Kalbinde ağrısı olan iki adım atamayan birisi mi? Yoksa 50-60 yaşına gelmiş ama halen dinç birisi mi?

Doktorların verdiği neredeyse bütün ilaçlar semptomları gizlemek, geçici çözüm sağlamak için var. Psikolojini de düzeltecek olan sensin (eğer şizofreni tarzı değilse ki, onda da bir yere kadar kendini iyileştirebilirsin), sağlığını da düzeltecek olan sensin. Vücudumuzda bir sorun çıktıkça doktora gidiyoruz. Doktor iki ilaç veriyor gönderiyor. Sonuç? Hastalık devam ediyor, ilaca bağımlı hale geliyorsun. Tabi ilacın faydası var ancak ilacı iyileşme süresinde sana yardımcı olduğunu düşün, seni iyileştireceğini değil.
Ben her gün düzenli 10000 adım atıyorum hocam. Kalbime yük bindiğini hissediyorum bazen. Özellikle de anormal beslenme tarzından dolayı. Karaciğerimde ilk derece yağlanma var benim de ama genel olarak ultrason güzel çıkmıştı. Kalp yorgun işte. O da ilaçlarla kendime çektirdiğim o günkü malum eziyetten dolayı, en azından doktorlar kaynak olarak o günü verdi. Bir daha böyle bir hata yapmam ama hayatıma her anlamda dikkat etmeliyim.