Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
Şöyle bir bakın ülkemize. 10larca milyarder var. Ama hiçbirisi dünya standartlarında gerçek zenginler değiller. Kimisi babasından kalan paranın büyümesini izleyen kimisi dedesinden gördüğü montajcılığı faizciliği sürdüren insanlar.
Onların da babaları dedeleri maalesef farklı zamanlarda "ulusal sermaye/burjuva yaratma" projelerinde köşeleri tutmuş insanlar.
Türkiye'de zekasıyla atılım yapmış, zekasıyla insan hayatına katkılar sağlamış böylece tek kuşakta bir anda zengin olmuş insanlar yok. Bahsim sadece ASLA internet ya da elektronik değil. Her sektörde böyle insanlar olabilir.
Ne ifade eder bunun böyle olmaması?
En popüler örnek olan Bill Gates'i ele alalım.
Adam Harvard'da öğrenciyken geliştirdiği projede çalışan insanlara hisseler dağıta dağıta bir noktaya gelebildi. Yakın zamana kadar Microsoft'un baş-mimarı olan bu adam şirketin sadece %11'lik hisselerini elinde barındırıyordu.
Excell'i Word'ü vb. modülleri yapan insanlar tıpkı kendisi gibi milyarder ya da milyoner.
Gidin Microsoft kampüsüne, adam en iyi maaşları veriyor, dünyanın en rekabetçi maaşlarını. Hiç de bizimkilere benzemiyor değil mi? Bizim holdinglerde mühendislere yarısı verilmez o maaşların.
Çünkü o adam o serveti bilgi ile yapmış, hazine kazar gibi bilgi edinmiş.
Dünyanın 4 tarafından getirtilmiş insanların bilgisinin paha biçilmez olduğunu biliyor.
Bizdekiler zenginliği bir aile meselesi olarak görür. Koç beyfendi, Hindistan'a arzetmişler. Diyordu ki "insanlar ne güzel, hepsi yerini biliyor, hizmetçi hizmetçiliğini biliyor, zengin zenginliğini". Böyle bir kafa işte bizim zenginimizdeki.
Onun gözünde zenginlik bir kaderdir.
Bizim zenginimizin temel amacı para kazanmaktır. Dışarıdaki zenginlerin temel amacı değer yaratmaktır.
Bizim zenginimiz gideri düşük tutup (maaşlardan kısıp) kâr marjını hedefler, dışarıdaki zengin en iyi adamlarla çalışıp değer yaratak en yüksek gelirleri hedefler. Microsoft'un 90bin çalışanı 17 milyar dolar 2008 net geliri var, yani kelle başı 190bin dolar kazandırmış çalışanlar. Baksan bir o kadar maaş dağıtılmıştır.
Türkiye'nin yeni kuşak zenginlere ihtiyacı var. Ancak gerek altyapısı, gerek venture capital döngüsü itibariyle sulak topraklarda olmadığımızdan bu da bence çok mümkün değil.
Üniversite mezununun temel görevi aslında iş sahaları açmaktır. Ben, Anadolu Lisesi'nde devlet tarafından harcama yapılmış, üniversitede vakıf tarafından okutulmuş birisi olarak kendimi borçlu hissediyorum. Ben sadece yüksek gelirli bir işçi olmayı kabullenemiyorum. Benim görevim iş sahaları açmak. Ancak 20 yıla yakın beni okutmuş devlet, son basamağında bunu nasıl yapabileceğimin kurgusunu kuramamış. Ve buradan kanıyor.
Bilmem bilir misiniz, her giden mühendisle birlikte devlet ilkokuldan üniversiteye ortalama 50bin ytl harcadığı adamı uçağa bindirip başka ülkeye bedava sunuyor. Sunuyor.