meturkan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam soru çok yüzeysel kalmış evvela ontoloji ve teoloji okumaları yapmak lazım.

Ayete değil kavrama yönelik metodik hatalara değineceğim, herhangi bir soruya cevap değildir:
Evrende temel ilkeler var, sebep-sonuç gibi gayet etki-tepki de öyle, her şey zıttıyla mevcuttur. Tanrı iyiliği yarattı, zıttı olan kötülüğü insan icat etti, bkz: etik 101.
Tanrı kavramını da idrak ettikten sonra, Tanrı kötü bir varlık olsa ve tüm canlıları sadece sebepsizce işkence etmek üzere yaratıp bunu sürdürse dahi adaletsizlikten veya haksızlıktan bahsetmek pek mümkün değildir.

İlginiz varsa bu okyanusta çok şey bulabilirsiniz ama sizden bazı şeyleri götürebilir haberiniz olsun
"Etik 101" seviyesindeki bu argüman, felsefede sadece "ahlaki kötülüğü" (insanın iradi suçlarını) kapsar ancak ontolojideki en büyük feryat olan "doğal kötülüğü" tamamen ıskalar.
İnsanlık henüz yeryüzünde yokken, dinozorlar çağında kanser tümörleri vardı (fosillerle sabittir). İnsan icat etmeden önce de depremler, tsunamiler, yanardağ patlamaları, nörolojik hastalıklar ve bir hayvanın hayatta kalmak için diğerini canlı canlı parçalamak zorunda olduğu o vahşi ekosistem (doğal seçilim) vardı.
Açlıktan ölen bir ceylan yavrusunun veya genetik bir mutasyonla acı içinde doğan bir bebeğin yaşadığı kötülüğü "insan icat etmedi." Eğer her şey zıttıyla kaimse ve kötülük evrenin ontolojik bir ilkesiyse, bu sistemi, bu fizik kurallarını ve bu zıtlık mekanizmasını kuran yeryüzündeki insan değil, evrenin mimarıdır. Tasarımda acı ve kusur yapısal olarak mevcuttur.