Ben full stack Rust developer olarak konuya biraz farklı bakıyorum.
Türkiye’de web geliştirme tarafında bence en büyük sorunlardan biri, insanların çok fazla konfor alanından çıkmak istememesi. Tabii ki Node.js, PHP, React gibi teknolojilerin bu kadar kullanılmasının mantıklı sebepleri var. Node.js tarafında npm ekosistemi çok geniş, hazır paket bulmak kolay. PHP tarafında yıllardır oluşmuş ciddi bir kaynak, hazır proje ve paket kültürü var. React tarafında da aynı şekilde hem kaynak çok hem de bilen kişi sayısı fazla.
Yani bu teknolojilerin kullanılmasına karşı değilim. Zaten işin ticari tarafına bakınca firmalar da doğal olarak hızlı geliştirilebilen, developer bulması kolay ve topluluk desteği yüksek teknolojilere yöneliyor.
Ama benim takıldığım nokta şu: Yeni veya daha az kullanılan teknolojilere karşı sektörde ciddi bir önyargı var. Mesela ben kendi projemde Rust kullanıyorum. Yarın projede tek başıma yetişemezsem ve ekibe Rust bilen birini almak istesem, Türkiye’de bulmam çok zor. Bana saçma gelen taraf da bu aslında.
Herkes aynı teknolojilerin etrafında dönünce, farklı bir şey yapmak isteyen kişi de yalnız kalıyor. İnsanlar genelde “piyasada ne varsa onu öğreneyim” kafasında ilerliyor. Bu da bir yere kadar mantıklı ama uzun vadede sektörü kısırlaştırıyor bence.
Node.js’in bu kadar kullanılmasının en büyük sebebi bence sadece çok iyi olması değil, hazır npm paketlerinin fazla olması. PHP de aynı şekilde yıllardır kullanılan bir ekosistem olduğu için çoğu işte hazır çözüm bulabiliyorsun. React tarafında da durum benzer; kaynak, paket, örnek proje ve bilen kişi sayısı fazla olduğu için tercih ediliyor.
Benim demek istediğim şu: Yaygın teknolojileri kullanmak yanlış değil. Hatta birçok proje için en mantıklı seçim olabilir. Ama sektörde kimse yeni şeyleri denemek istemezse, farklı teknolojilerde uzman insan bulmak da hiçbir zaman kolaylaşmayacak.
Bence Türkiye’de asıl problem teknoloji eksikliği değil, insanların yeni şeyleri öğrenme ve deneme konusunda biraz fazla çekingen davranması.