Yine Bir Bayram ve Yine Bitmek Bilmeyen Şanssızlığımız...
Arkadaşlar selamlar, gerçekten artık "coğrafya kaderdir" sözünün meteorolojik boyutuna inanmaya başladım. Haftalarca iş güç arasında boğulup tam şu bayram tatilinde iki gün güneş görürüz, eşle dostla dışarıda vakit geçiririz diye plan yapıyoruz; ama sonuç yine hüsran! Türkiye genelindeki bu gri gökyüzü, bitmek bilmeyen sağanak yağışlar ve o insanın içini daraltan kasvetli hava tam da bayramın ilk gününe denk gelmek zorunda mıydı? İstatistiksel olarak bu kadar düşük bir ihtimalin her tatil döneminde bizi bulması artık tesadüf olamaz gibi geliyor. İnsan ister istemez sorguluyor: Neden hep biz?
Sokaklar cıvıl cıvıl olacağına, herkes evlere kapanmış durumda; o bayram neşesinin yerini hırka ve battaniye moduna bırakması gerçekten büyük şanssızlık. Gökyüzü sanki tatil biter bitmez pırıl pırıl güneş açacakmış gibi bizi sınıyor. Planladığımız o güzelim açık hava kahvaltıları, sahil yürüyüşleri ve bayram ziyaretleri yağmur damlaları arasında heba olup gidiyor. Umarım tatilin kalan günlerinde bari bir nebze olsun güneş yüzünü gösterir de şu üzerimizdeki ölü toprağını atarız. Hepinize yine de tüm bu puslu havaya rağmen iyi bayramlar dilerim, ne diyelim; her şeye rağmen moralimizi bozmamaya çalışacağız...