Selamlar,

Birkaç ay önce “basit bir kurumsal site” yapmak için müşteriyle el sıkıştık. Hakkımızda, hizmetler, iletişim formu ve ürünlerin sergilendiği bir katalog… O kadar.

Ben de hızlıca Laravel ile temiz bir yapı kurarım, bir haftada teslim ederim diye düşündüm.

Site bitmeye yakın ilk istek geldi:
“Ürünlerin yanına stok ekleyelim.”

Tamam dedik.

Sonra konu şu noktaya geldi:
“Madem stok var, satış da yapabilelim bari.”

İşte orada işin rengi değişmeye başladı.
Session yönetimi, sepet yapısı, veri tutarlılığı, cart curt derken iş büyüdü.

Bir noktadan sonra mesele sadece listeleme olmaktan çıktı.
“Sepet var ama ödeme alamıyoruz, bunu da çözelim” denildi.

Ve o anda kurumsal site resmen e-ticarete evrildi.
Ödeme altyapısı, callback’ler, iptal/iade akışları, adres yönetimi, kargo entegrasyonu…

Başta konuştuğumuz iş ile ortaya çıkan iş artık aynı şey değildi.

Bu süreç bana şunu net öğretti:
Kapsam başta net değilse proje mutlaka genişliyor.
“Halederiz” demek bazen teknik bir özgüven değil, ticari bir risk.

Projeyi teslim ettim, müşteri satış yapıyor.
Ama ben bir kurumsal site değil, neredeyse küçük ölçekli bir e-ticaret motoru yazmış oldum.

Bu işten hem ders aldım hem de ciddi bir süreç tecrübesi kazandım.
Teknik olarak zor değildi; zaten yazılım tarafını çözüyorsun.

Ama şunu fark ettim:
Bazen yazılımda en kolay şey kod yazmak.
Asıl zor olan ticareti yönetmek, kapsamı baştan doğru çizmek, projeyi kontrol altında tutmakmış.

Teknik tarafta kendime güveniyordum ama işin ticari ve proje yönetimi tarafında acemilik yaşadığımı net gördüm.

Bu proje bir “kurumsal site” olarak başladı ama benim için ciddi bir profesyonel olgunlaşma sürecine dönüştü.