Selamın aleyküm arkadaşlar;
Bugün Vakıa Suresinde geçen çok çarpıcı bir ayet üzerine birkaç kelam etmek istiyorum.
> Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Bizim önümüze geçilmez.
(Vakıa Suresi, 60. Ayet)
Bu ayet insanın en çok kaçtığı ama en kesin gerçeğini yüzüne vuruyor: Ölüm bir tesadüf değil, bir hastalık sonucu gelişen kontrolsüz bir son değil, bir kazanın ürünü değil
Takdir edilmiş bir vakit.
Devamındaki ayetlerde Rabbimiz şöyle buyuruyor:
> Sizi benzerlerinizle değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta yeniden var etmek üzere (ölümü takdir ettik). (Vakıa 61)
Andolsun, ilk yaratılışı biliyorsunuz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi? (Vakıa 62)
Yani mesele sadece ölmek değil
Mesele yeniden diriliş.
Vakıa Suresi genel olarak üç gruptan bahseder:
Öne geçenler (Mukarrabun)
Sağ ehli (Ashab-ı Yemin)
Sol ehli (Ashab-ı Şimal)
Özellikle surenin başındaki şu tasvir insanı sarsıyor:
> O büyük sarsıntı gerçekleştiğinde
(Vakıa 1)
Yeryüzü şiddetle sarsıldığında
(Vakıa 4)
Dağlar parçalanıp toz duman olduğunda
(Vakıa 5-6)
Bugün dimdik duran dağların bile un ufak olacağı bir günde, insanın güvendiği makamın, paranın, sağlığın ne değeri kalacak?
Bir başka ayette Rabbimiz insanın acizliğini şöyle hatırlatıyor:
> Attığınız meniyi gördünüz mü? Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz? (Vakıa 58-59)
Yani başlangıcımız belli
Sonumuz belli
Aradaki yolculuk ise imtihan.
Aranızda ölümü Biz takdir ettik ayeti aslında korkutmak için değil, uyandırmak için.
Ölüm zamanı belli ama gizli.
Bu gizlilik ise insanın her an hazırlıklı olması için.
Rabbim bizleri Vakıa Suresinde bahsedilen sağ ehli ve öne geçenlerden eylesin.
Ölümü korkulacak bir son değil, rahmete açılan bir kapı olarak yaşayabilmeyi nasip etsin.
Selametle