öncelikle tüzel kişilik hiç bir ortağının şahsi mülkü değildir. % 100 tek ortaklı olsa dahi Bunun bilincinde olarak şirket yönetmek gerekir. Ortaklar sadece bu tüzel kişiliği yöneten bireylerdir.
Nasıl para çekersin ?
4 türlü yöntemi var
1- yönetici ücreti huzur hakkı denilen sistem vergisini ödersin asgari ücet kadar kısmı istisnadır. ama sgk ya tabi değildir. Şirkete gider yazılır ve SGK primi ödemezsin Ancak ortak adına belli limitlerin üstüne çıkınca mart ayında ortak ücet gelirinden dolayı ayrıca gelir vergisi beyanname vermesi icap eder
2-eşini babanı vb sgk lı yapmak bir çözüm gibi görünse de riskli bir yöntemdir. Burada durum SGK nın gözünde fiili olarak bu şirkette şirketin çalışanı hükmündedir. Aksi tespit olursa sgk lılık iptal olur ödenen primler irat olarak sgk ya kalır Gider yazdığınız işçi ve işveren maliyetleri iptal olur cezalı iekilde matrah farkı çıkar
3- belli dönemlerde şirkett kar varsa kar dağıtımı yasal bir yöntemdir. Dağıtım günüde stopajını ödersin
4- kafana göre şirketten para kullanmaktır Bu en riskli yöntemdir. çekilen paranın şirkete geri ödenmesi gerekir. Mevcut uygulamalarda müfettişler kasa ve ortak cari hesap için incelemelerde bulunur bunuda sene sonu bilanço kaleminde görünen tutarlar üstünden değerlendirir. Ayrıca muavin dökümüde isteyebilirler Sonucu ne olur; sonucu ise ortak cari hesapta veya kasada belli bir tutarın üstündeki bedeller için ADAT denilen faiz hesaplanması ve şirketin ortağına +kdv li şekilde adat faturası kesmesi gerekir. hem kdv yönünden hem kurumlar vergisi yönünden ek külfet getirir. Örtülü kazanca girer defter incelemesi gibi sonuçları doğabilir. Yani ortaklar hesabını veya kasadaki para nın şişmesi bu şirkette illegal birşeylerin olduğunun göstergesi olarak yorumlanabilir
yani özetle tüzel bir kişilik yönetiyorsanız yasal yöntem ile vergisiz sgk sız bir yöntem malesef mevcut uygulamalarda yok.