CnkAkif adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bende aynı durumdayım sanırım. İçsel olarak stabil olmak istiyor beyin, her şeyin açık ve net olmasını istiyor. Beynin yapısı böyle. Ancak hayat böyle değil. Belirsizlik var, hiç bir zaman mutlak iyilik veya kötülük durumu yok. Bunu kabullenmeye çalışıyorum ben de. Belki de kabullendim ama kabullenemediğim şey, kendimi, istediğim ideal forma sokamamam. Belki bu bu iki farklı bileşenden oluştuğumuzun kanıtıdır, fiziksel beden ve zihin / bilinç / ruh. Zira bir yanım tüm potansiyelimi kullandığım, sonuç yönünden değil bireysel olarak harikulade bir hayatı içtenlikle isterken, bedeni bunu sağlayacak forma sokabilmek imkansız gibi. Ama burada işler değişiyor ve kabullenmemek gerekiyor sanırım. Çünkü kabullenip her şeyi akışına bırakırsak yaşamanın bir anlamı kalmıyor.
"Çünkü kabullenip her şeyi akışına bırakırsak yaşamanın bir anlamı kalmıyor"

Bu aralar tamda bunu yapıyorum, hayatın anlamını böyle yaparak buldum. Bu zorlu süreçlerle yaşamakla alışmak arasındaki farkı artık sıfıra indirdim, hepsini aynı tepsiye koydum ve artık teraziye ihtiyacım kalmadı. Hepsini akışına bıraktım ne olursa olsun..

Gelin üstüme diyorum artık her şeye. Sanırım gidebileceğim yere kadar gideceğim, düşer kalırsamda orada bitecek her şey yapacak bir şeyim yok onu da akışına bıraktım..