Biraz içimi dökmek istedim arkadaşlar.
Yani nasıl gireyim bilemiyorum.
Kendimi tanıtayım önce 31 yaşındayım. 1 sene oldu evleneli. Annemi babamı erken yaşta kaybettim.
20 yaşında istanbul üniversitesi hukuk bölümünü kazandım. Annemin kanser hastalığından İstanbul'a taşınmak zorunda kaldık. Okuyamadım.
İstanbul'da hayatta kalmak için çalışmaktan başka çare arkadaşlar. Yaşı ufak olan İstanbul'a gelme hayali kuran arkadaşlara tavsiyem hiç önünden bile geçmeyin.
Çalışarak okumak zorunda kaldım ben. Tarih öğretmeni oldum. Sırf tarihi sevdiğim için tarih bölümünü seçtim. Öğretmen olmak gibi bi hayalimde hiç olmadı.
Sonuç olarak 1.5 sene dayanabildi annem. Babamda 2 sene sonrasında trafik kazasında hayatını kaybetti.
11 yıldır hem aileme hem abilerimi hem de akrabalarıma çalışıp destek oluyorum.

Daha 7 yaşındayken verdiler bilgisayarı elime benim. 10 yaşında kasayı parçalayıp toplamaya falan başladım.
4-5 sene mağazalarda çalıştım. Son 6 senedir de bilgisayar başından kalkmıyorum. Kendi işimin patronu olmak istedim.

1 sene önce evlendim. İstanbul'dan ayrıldım. Çevremdeki herkesin düğününü annesi babası yaparken, ben kendi düğünümü kendim yaptım. Kimseden ufacık bir destek istemedim bile.

Asıl konuya geleyim. Dışardan bakıldığı zaman çok güzel bir hayatım var. Çok güzel bir yerde deniz kenarında akdenizde yaşıyorum, insanların her yaz tatile gelmek için para biriktirdiği bir yer.
Eşime PC başı iş buldum. Oda PC başında çalışıyor haftanın 6 günü. 7-8 firmayla anlaşmam var, kendime ait farklı işlerim var. Kenarda birikmişim var. Hiç bir yere borcum yok.

AMA KENDİMİ ÇOK MUTSUZ VE GÜVENSİZ HİSSEDİYORUM.

Her şeye saldırıyorum. Eminim ki işlerime yoğunlaşsam çok daha güzel olacak her şey. Ama yok. Oturmaktan öküz gibi oldum. Evin altında spor salonu var 2 tane ağırlık kaldırmaya üşeniyorum.
Eşimi haftanın 1 günü de olsa alıp dışarı çıkarmaya üşeniyorum. Sigara almaya giderken bile üşeniyorum lan. Gidip tütün aldım elle sarıp içiyorum. 30 metre ilerde migros var lan daha ne diyim ki.

Gittim geçen burdan bi de lisans bayiliği falan aldım. Onun kurulumuyla uğraşıyorum. Üstünde dursam 1 günde halledebileceğim bir şeyken, 1 aydır öyle duruyor. Sağlığıma dikkat etmiyorum.

Yani dışardan bakan insan için harika bi hayatım var ama ben gerçekten kendimi çok yorulmuş ve bitmiş hissediyorum. Maddi sıkıntım olmamasına rağmen sanki yarın 5 kuruşsuz kalacakmış hissiyatı çökmüş üzerime. Kendimi güvende hissetmiyorum. Eşim beni çok seviyor ve bu halime sesini çıkarmıyo. Ben onun yerinde olsam odunla kafama vurur. Kalk bi gün dışarı çıkar gezelim. Evin önü sahil, sahilde oturalım. 1 aydır kıçını kaldırmıyorsun diye ağzıma geleni söylerim.

Ben dışardan kendimin farkındayım. Ama çözüm bulamıyorum. Evden çıkmak istemiyorum. Geçmişin yorgunluğu mu dersiniz bilmiyorum. Çok hızlı ve hareketli geçti son 5-6 yılım.

Evlendikten sonra emekli albaylar gibi takılmaya başladım. Oturduğum yerden sataşacak bişeyler arıyorum önümde ne varsa.

Kendimi Hiç İyi Hissetmiyorum.

Lütfen şunları okuduktan sonra herşeyin çok iyi çok güzel bi de şikayet ediyosun falan yazmayın. Gerçekten herşey maddiyat değil. Manevi olarak çöktükten sonra paranın 1 gram önemi yok.