Anlattığınız durum “aynı ürünün kopyasını yapıp markanın adını kullanarak satış” olduğu için sadece disiplinlik bir mesele değil; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre marka hakkına tecavüz kapsamında doğrudan cezaî yaptırımı olan bir fiil. Kanunun 30. maddesi, başkasına ait markayı yetkisiz kullanarak ürün üretip satmayı suç sayar ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ile adlî para cezası öngörür. Bu nedenle “denetime yakalanma”dan bağımsız olarak burada korunan hukuki değer bizzat marka hakkıdır. İşyerinde bu fiile bilerek ve isteyerek katkıda bulunan kişiler de sorumluluk riski taşır.

Çalışan gözüyle bakınca iki hattınız var. Birincisi, kendinizi hukuken riske atmayacak şekilde bu fiile katılmamak, size verilen iş talimatları açıkça hukuka aykırıysa yazılı talep edilmedikçe yapmamak ve mümkün olduğunca iletişimleri yazılı tutmak. İkincisi, resmî yollardan ihbarda bulunmaktır.

Kaçakçılık/sahtelik şüpheleri için Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza’nın ALO 136 hattı ya da çevrimiçi ihbar sayfası kullanılabiliyor.

İş sözleşmeniz bakımından, işverenin açıkça hukuka aykırı işlemlerini sürdürmesi “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” başlığında değerlendirilebildiği için, şartları oluştuğunda 4857 sayılı İş Kanunu m.24 uyarınca haklı nedenle derhal fesih ve kıdem tazminatı talebi gündeme gelebilir.