[QUOTE=che14;1089482762]
hocam söyleyeceklerimi mazur görün, mazlum edebiyatı falan yapmıyorum fakat ;
bende dar gelirli bir ailede büyüdüm, aynı tavaya çok kişi ekmek bandık.
yeri geldi ecel teri döktüm yeri geldi afedersiniz b*k temizledim.
bunları yazarken utanmıyorum, tam tersine nerden geldiğimi bilmek bana daha fazla haz veriyor.
bırakın asgari ücreti cebimde sigara param olmadığı dönemlerde bile asla umudumu kesmedim, dediğim gibi dar gelirli bir ailede büyüdüğüm için ailemin omuzlarındaki yükü hafifletme sorumluluğu aldım kendi kendime.
şuan finansal olarak kendimi ne kadar özgür hissetsem de hala daha fazlasını istiyorum, geldiğim yeri bildiğim ve asla oraya dönmek istemediğim için.
uzun uzun yazıp içimi dökmek isterdim fakat çok fazla uzattığımın farkındayım ama demem o ki insan dar ağacında olsa bile yine de umudunu kesmemeli, günün birinde ipin ucu illa ki geliyor.
la haine filminde denildiği gibi, "önemli olan düşüş değil,yere çarpıştır."
Selam olsun,
Ben anlatamıyorum ya da doğru cümle kuramıyor olabilirim.
Benim bahsettiğim şey faturalar, kiralar, geçim kaygısı, yarın yiyeceği yemeği düşünen insanların böyle bir sistemi analiz edip nasıl çözüm bulacağı konusunda düşünecek durumları olmadığı.
Yani ülkemizde fakirlik sorunu varsa ki var. Bunun çözümü için ne gerekir?
Bu sorunu tespit etmek.
Bu sorunun nedenlerini üzerine düşünmek.
Bunu nasıl çözeceği üzerine yollar, yöntemler bulmak.
Bulduğu yol yöntemleri mücadeleye dökmek.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun.
Bunca sıkıntıyla, yoksullukla uğraşan insanların kendini geliştirecek kitaplar okumaya, araştırmalar yapmaya, bu konularda yazılan makaleleri okumaya, çözüm bulanların tarihini anlamaya ve bunlardan edindiği bilgilerle mücadele yapmaya vakti ve imkanı olabilir mi?
Benim yazdığım şey fakir yani düşük gelir sahibi insanların başını kaşıyacak vakti ve imkanı yokken fakirlik gibi bir sorunu çözmeleri mümkün değil.
Bu sorunu çözecek kişiler bu sorunun dışında olan kişiler olmalı.
Bu sorun karnı aç, kirasını ödemekte zorlanan ya da faturaları nasıl ödeyeceği ile uğraşan insanın çözeceği sorun değildir.
Haliyle hayatta kalmaya, yarını çıkartmaya odaklıdır çünkü başka şansı yoktur.
Beyin bir tane ve hepsine yetişmesi söz konusu değil.
Beyin hayatta kalma üzerine ve yarın ne yapacağım diye meşgulken hangi ara nefes alıp, fırsat bulup sistemi ve değiştirecek düşünceleri düşünebilir?
Kötü ya da art niyetli bir şey yazmadım ama anlıyorum gelen eleştirileri.
Zira ilk mesajımda iğreti edici ve itici olduğumu bilerek yazdığımı belirttim.
Dost acı söyler.