Hiçbir şekilde ne farkındalık yaratır ne de depremle ilgili bir katkısı olur. Deprem müthiş acı bir gerçektir. Geleceğini bilirsiniz. Bu akşam geliyor dersiniz. Hazır hissedersiniz. O akşam deprem gelir. 10 sene bile hazırlık yapmış olsanız aslında hiç hazır olmadığınızı ilk 10 saniyede anlarsınız. Sonrasında eğer 20 saniye daha geliyorsa, zaten hiçbir şey kalmamış demektir.
Türkiye'nin deprem farkındalığına ihtiyacı yok. Halkımızda zaten farkındalıkla bir şeyler yapabilecek bir halk değil. 80lerde, 90larda değilsiniz. 20-25 yıldır Türkiye son sürat geriye doğru gidiyor. Demografi çok fazla değişti. Yurt dışında ellerinde Türk pasaportu ile gezen insanların yarısından çoğu Türkçe bilmiyor. İnsanımız her şeye karşı isyan etmesine rağmen, "şükür" diyor. "Allah'ın vergisi" diyor. Adını bilmediğin her şeyi dinle kapatmaya çalışman, cehalettir.
Türkiye'de siyasi yönetim sisteminin komple değişmesi ve kimsenin tekel malzemesi haline getirilemeyecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor ki, sen deprem için uygun binalar üretebilesin. Sürekli yeni bina yapıp, aynı binayı aynı dayanıksızlıkla tasarlamak, cahil kandırmaktır.
Git bir kazıklı mimari kur ya da başka bir şey kur bakalım depremde binadan mı kaçıyorsun yoksa binanın içine mi kaçıyorsun görelim. Bunu yapmanın maliyeti normal bina maliyetinin 3 katına çıkarsa, ne mühendis ne de mimar size çare bulabilir. Yerküredeki en pahalı ve en dayanıksız evlerin satıldığı, buna rağmen "olur" denildiği başka bir coğrafya yok. Dahası, 1 milyon kişi ölse, ne protesto edeceksiniz ne yas tutacaksınız, ne çözüm sağlayacaksınız. Bir sonraki depreme geri sayım yapmak ve deprem vergileri ödemek dışında hiçbir şey yapmayacaksınız. Yapacak olsanız 26 yıl önce başlardınız bir şeyler yapmaya. Maraşta ölenler üzerinden geçilen dalgayı, yapılan siyaseti konuşmuyorum bile.