aksanmehmet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir mimar olarak çok da sıcak bakmadığım uygulama.
1: Konut fiyatlarının yüksek olmasının nedeni arsa maliyetinin yüksek olması. Peki arsa maliyeti neden yüksek? Çünkü satınalım önünde bir engel yok. Diyelim ki 10.000 m2 bir arsa, 100 m2'lik 100 parsele bölündü ve her parsel 1 milyon TL gibi günümüz için oldukça uygun fiyatla satışa çıktı. Sizce arsaya/eve ihtiyacı olan 100 kişi mi buradan faydalanır yoksa halihazırda yüksek geliri olan birisi buradan 50 tane arsa mı alır? Örneğin çalıştığım projede 400 daire var ve bunun 90 tanesi 2 farklı kişiye ait. Yani projenin 1/4'ü 2 kişiye ait.
2: Bizde genel olarak bazı sorunları çözmenin yolu olarak daha fazla eksik üründen üretmek olduğu düşünülür. Örneğin trafik varsa, daha fazla yol yapalım. Konut eksikse, daha fazla ev yapalım. Ama asıl sorun nüfusu bir noktaya toplamaktan kaynaklanıyor. Trafiğin çözümü, daha fazla yol yapmak değil, toplu ulaşım konforunu arttırmak ve bireysel araçlanmayı azaltmaktadır. Çünkü daha fazla yol, daha fazla araç, dolayısıyla daha fazla trafik demektir. Konut eksğinin çözümü, nüfusu İstanbul'dan dışarıya yaymak, halihazırda konut yapılabilecek arazilerin olduğu başka şehirlere istihdam imkanları ve cazibe merkezleri oluşturup İstanbul nüfusunu azaltmaktır. Çünkü daha fazla konut, bir kesim kişinin daha fazla konut almasına (ve emlak zengini olmasına), o konutları yine yüksek fiyattan kiraya vererek yeniden konut sıkıntısı oluşturmasına sebep olur.
3: Özetle, bu işlerin çözümü daha fazla inşaatla değil, daha akılcı planlama ve zihniyet değişikliği ile olur.
Amerikada büyük şirket merkezleri taşrada kırsalda yer alıyor. ABD bu sorunları bolca yol ucuz benzin ve ucuz araba ile çözüyor.

Biz de sanayi ticaret ve eğitimi taşraya taşımalıyız, yaygınlaştırmalıyız. Ancak bunu yapma imkanımız yok. Şehir merkeine yerleşmek herkesin kolayına gelmiş. Sonuç olarakl metropoller çöplük gibi.
Bugün istanbulda yer alan binaların en az %50si yıkılıp yeşil alana dönüştürülmeli.

Peki naısl olacak bunlar? Şu anki durumda kutuya sıkıştırılmış yumurta gibiyiz. Bir tanesini çeksen hepsi kırılmaya başlıyor.
Onca yol yapıldı onlar bile yetersiz kalıyor. Daha fazla yapılsa biraz rahatlama olur, ancak onu bile yapmaya gücümüz yok.



İşte tüm bu kördüğümü çözmede en etkili yol , yolun üstünü kaplayan ulaşım konaklama ticaret sistemi. Konuyu iyice okursanız burada meselenin yeni yol yapmak değil, yol üzerinde boş kalan alanın verimli kullanılması olduğunu görürsünüz.



Bir taraftan insanlara yeni konut ve işyerleri açılırken bisiklet motorsiklet ve yaya ulaşımı için de büyük bir imkan doğacak. Bu sayede bildiğimiz yollardaki yaya bisiklet motorsiklet sayısı azalınca mevcut trafik de rahatlayacak.