Merhabalar Serterefendi,

Bir şeyleri okumak kıymetlidir. Günümüzde sosyal medya haberlerini bile okumak değerli hale geldi çünkü giderek okuma/yazma oranımız düşüyor. Üfürme kavramından imtina ediyorum ki öyle düşünmüyorum. Ben uzun yazdığınız için özellikle sizin yazılarınızı okumayı seviyorum diyerek bir giriş yapayım

Okuyanlar aslında çoğu insanın okumadığını biliyor. Bu durum "argümantasyon" diye ifade edilen bir hastalığa -evet bir hastalık- neden oluyor. Yazınızdan "bine yakın kitap okumuş, panellerde konuşmalar yapıyor..." tarafını alarak bir örnekle açıklamak isterim. İşbu arkadaş bazen kendi alanında bazen de farklı alanlarda bilmediği konularda keskin ifadeler kuruyor. Amacı sadece ve sadece "ÖNEMSENMEK-İLGİ GÖRMEK veya YÖNLENDİRMEK". Bunu yapabilmek için herkes tarafından bilinen veya bilinmeyen birinin kitabını kaynağını eserini kullanıyor. Üstelik atıfta bulunduğu konuyla ilgili bilgi yok. Diğer taraftan işbu arkadaş doğru söylüyor olabilir. Ancak karşı taraf bunu anlayabilecek tahsile sahip mi? Evet çok ilginç bir dönemdeyiz ki artık anlaşılabilmek için bile tahsil gerekiyor. Kendini yetiştiremediyse "yok o iş öyle değil işte..." diyerek brifing alacağı kişiye tere satıyor

Bazı konularda görüş bildirmek için bile okumak gerek. Okumadan yorum yapılamıyor, görüş bildirilemiyor ve hatta konuşulamıyor. Bizler artık bu tarafı geçerek affedersiniz -herbokolog- olduk. YouTube videosu açıyoruz spor yorumcusu doktorculuk oynuyor. Alışveriş yapacağız araştırıyoruz Influencer arkadaşlar Sağlık Bakanı olmuş. E-Gazete bakalım diyoruz malumunuz biraz chatgpt biraz da okur-yazarlığın düşük olmasından yalan yanlış bilgiler, algılar, norm yönetimi vb...

Öğrenme dönemimi hâlâ tamamlamadım çok şükür. Son 2-3 senedir daha iyi anlıyorum ki: bizler geçmişle gelecek arasında sıkıştık kaldık. Geçmişle avunuyoruz ancak geleceğe de bakamayacak kadar batmış durumdayız. Öyle ki bu durumda bile boynumuz hâlâ dimdik karşıya bakabiliyoruz Nasıl oldu? Neler bizi böyle yaptı? Benim bir çıkarımım yok yapamıyorum. Ancak biliyorum ki geçmişle geleceği bağlayan şeyler eylemlerdir. Onu da yapabilecek ortam yok. Bu nedenle olacak ki bir DEĞER yaratamıyoruz ancak devşirmeye -birkaç beden büyük gelmesine rağmen- çalışıyoruz. Bizler gibi geçmişle gelecek arasında sıkışmış olan kuşağa selam olsun. Onlar bilir ki okumayı/dinlemeyi bilene her insan bir değerdir.

Sevgiler.