5) inanç zayıflığı olan insanlarda ki, hak dinlerin yeri

Örneğin bizler puta tapmıyoruz, bu put bir nesne/kişi veyahut para/makam da olabilir.
Hayvanlara, ineğe vs. tapmıyoruz. Hayvan dediğimiz, insan görünümlü bir "belhum adal" da olabilir.

Bu tür tapınma içerisinde bulunanlar, kendilerine yazık edenlerdir.

En önemlisi ise bu tür fikirlerden etkilenmiyoruz. Çünkü Allah'ın izni ile doğru ve yanlışı, rabbimizin istediği ölçüde ayırt edebilme kabiliyetine sahibiz.
Görmesekte, duymasakta rabbimiz her an bizler ile iletişim halindedir. Hatta şöyle bildirmiştir:

  • İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptıklarını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız. Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız. (Kaf 16.)

Bizler, her türlü güzelliği kendinde barındıran, övgünün asıl sahibi, bizi yaratan Allah'a (Tanrı'ya) tapıyoruz.

Ancak inanç zayıflığı olan insanlar, diğer safsata (batıl) inanışlar veyahut dinler ile, hak dinleri (yaratan tarafından belirlenmiş ve peygamberler aracılığı ile kitapları gönderilmiş olan) veyahut bizim dinimiz olan islamı kıyaslama hatasına düşüyorlar.

Bu kişilerin bir çoğu Kuranı kerim okumadan, sadece kendi fikirlerine sahip kişilerden duydukları/edindikleri aynı bilgiler doğrultusunda hareket etmeye devam ediyorlar.
Okuduğunu iddia edenler ise nasibini alamadan hayatlarına devam ediyor. Hatta ne yazık ki bu tür fikirlere sahip kişiler, etraflarındaki bilgisi zayıf insanları da, kendi fikirleri ile kötü şekilde etkilemektedir.

Mesele ön yargıyı kırabilmekte, hatta olaylara 3. şahıs gözü ile bakabilmektedir.

Kaldır kendini aradan, ortaya çıksın yaradan.

6) sahte dinler, peygamberler, mehdiler, evliyalar, şeyhler

Ne yazık ki islam'ın altın çağında, yani peygamberimizin dünya yaşamını sürdürdüğü dönemde bile sahte peygamberler türemişti.

Şeytan, inanmayanlara tuzak kurduğu gibi, inanan veyahut inanabilecek olan insanlara daha beter tuzaklar hazırlar. Kendisinde ışık olmayan birini şeytan bile terk etmiştir.

İnsanları, insanların kendi değerlerinden veyahut zaaflarından faydalanıp, yönlendiren ve suistimal eden bu kişiler ne yazık ki insanlardaki güven duygusunu zedelemektedirler.

Bu sahteler, bilgisi veyahut inancı zayıf kişilerde kötü izlenim bırakmaktadır. Ahir ( Son ) zamanda olduğumuzu unutmamalı, sınavların daha çetin olduğunu bilmeliyiz.

Peygamberimiz bizlere bildirmiştir, kendisinden sonra peygamber gelmeyeceğini böylelikle son peygamber olduğunu, islamın son din olduğunu bildirmiştir.

Yüzyıllar içerisinde, bir çok döneme ve yaşam tarzına uygun dinler, insanlara doğru yolu bulması için rehber olmuştur.
Ahir zamanda gelen son peygamberimiz, Allah'ın sonsuz merhameti ile son din olan İslam'ı ve sünneti (yaşam biçimini) bizlere miras bırakmıştır.

Öyle ki, inançlarında şüphe yaşayan ve peygamberimizin hayatını, dolaylı yoldan islamı araştıran yabancı insanlar, onun hayatından etkilenip müslüman olmaya başladılar.

O ki, uğruna kainat yaratılmış. Allah bizlere, onun sünnetine uyup, "habibim" hitabına muhatap kıldığı kul gibi olabilme imkanı tanımıştır.
Ona en çok benzeyen veya benzemeye gayret gösterenler, evliya makamına erişmiş, hak dostu olmuşlardır.

Bu vesile ile evliyaların bir kısmı, insanları irşad edebilecek makama erişmişlerdir.

Kısacası müslüman olduğunu iddia eden ancak, sünnet izine rastlamadığınız, peygamberimizin hal ve tavırlarının kendisinde görünmediği kişi hakiki sadece münafıktır.
Münafık ise kısaca koyun postuna bürünmüş bir kurttur. İslami değerleri sömürerek, bundan faydalanarak hayatını sürdürür. Ancak müslüman değildir.

Eğer insan bir ayna ise, aynayı doğru yöne çevirmek gerekir. Önce aynamızı temizlememiz gerekir ki güzel göstersin.