3) özgür irade yanılsaması
Allah'ın belirlediği kurallar vardır. Bunlara uymak insanın inisiyatifine bırakılmıştır. Allah dilerse, hepimize zorla yaptırabilir ancak yaptırmıyor. Buna gücü yeter.
Ancak dünya bir imtihan, sınav yeridir. Bu sır sebebi ile zorlama yoktur. Ancak istediğini doğru yola iletir.
Uyulması gereken bu kurallar, bazı kişilerin nefsi istek ve arzularına ağır gelmektedir. Bu sebeple dinden uzaklaşmakta/soğumaktadır. Ancak unuttuğunuz şey
dinimizde zorlama yoktur.
Bir öğretmen nasıl öğrencisine sınav esnasında kopya vermez ise, bu da öyledir. Daha önce verdiği dersler ile alakalı sınav yapar.
Örneğin şeytana nasıl şeytanlık vazifesi verilmiştir, tabiatı öyledir ve dışına çıkmaz ise, meleğe de meleklik vazifesi verilmiştir ve tabiatı dışına çıkmaz.
Allah'a durmaksızın ibadet eden melekler vardır, aralarında 4 parmak kadar yer bile bulunmaz.
İnsan bu ikisinin ortasındadır. Seçim hakkı verilmiştir. Akıl verilmiştir, ancak imtihan sebebi ile bir çok fitne de mevcuttur.
Özgür irade yanılsaması da bir fitnedir. Fitne sadece kötü insanların kötülük (kötü fikirler/düşünceler veya bunların eyleme geçmesi) yayması değildir.
Bu Allah'ın belirlemiş olduğu kuralların dışına çıkmak sadece insanın zararınadır. İyi/kötü her zaman iç içedir.
Yapılması ve yapılmaması gerekenler, sadece insanın iyiliği içindir.
Allah'a karşı gelip bunların dışına çıkmak, özgürlük değildir. Aksine insanın kendine zulmetmesidir.
İnsan iyiliği de, kötülüğü de kendine yapar.
En büyük düşmanı nefsi olduğundan, en büyük kötülüğü de yine kendine yapar.
Bir anne ve baba, nasıl evladının iyiliğini ister ve bildiği (doğru veya yanlış) en iyi şekilde yönlendirmeye çalışıyor ise,
Allah'ta her şeyin en iyisini ve en doğrusunu bilen olduğundan ötürü, günahkar veya isyankar da olsak biz aciz kullarının hep iyiliğini ister.
Bizlere bakar, bizleri yetiştirir, bizlere öğretir, bizleri yedirir, bizleri giydirir, bizleri korur. ve üzerimizde daha nice nimetleri vardır.
Hayır görünen de şer, şer görünen de hayır vardır derler.
Sağlığımız, verilen zaman, ailemiz en büyük nimetlerdendir. Ancak asıl nimet ise iman sahibi olmaktır. Ahirette insanı, cehennemden sahip olduğu iman koruyacaktır.
4) kapitalizm
Her insanın belli bir amaç uğruna yaşama ihtiyacı vardır. Hatta bu amaca erişemeyenler intihar girişimlerinde bulunuyorlar.
Halbuki Allah, bizlere şöyle bildirmiştir:
- Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat 56.)
Kulluk sadece bildiğimiz namaz ve dualardan ibaret değildir. Asıl kulluk, Allah rızasına uygun, Allah'ın her daim var olduğu ve ölümlü olduğumuz bilinci ile yaşamaktır.
Yaşam amacına ihtiyacımız olduğunu bilen ve kendi çıkarına kullanan kapitalizm üreticileri, insanları belli bir hedefe yoğunlaştırmıştır. "Para kazanmak"
Bu hedefi insanlara zorunlu kılmıştır, örneğin istediğiniz yere kerpiçten de olsa bir ev dikemezsiniz, her şey için para lazım.
Elbette insanın en azından kendi ihtiyacını giderecek kadar gelir elde etmesi gerekmektedir. Ancak zevk ve lüks üzerine kurulmuş bir yaşam tarzı oluşturdular.
Bunun stresi ve gayesi ile insanı istedikleri amaçlar doğrultusunda yönlendirmektedirler.
Bu stres ile hayat, geçim mücadelesi veren insanoğlu ne yazık ki asıl gayesi olan, Allah'ı tanımak, Allah'ı bilmek, Allah ile yaşamak ve Allah ile ölmek nedir unuttu.
Bir oyalanma yerinden ibaret olan bu dünyaya, çok kıymet verdik ve hakikati unuttuk.
Halbuki Allah, insanın rızkına kefildir.
Eğer siz dünyalık isterseniz, dünya kadar derdiniz olur.
Eğer sıkıntıdaysanız üzülmeyin. Tevekkül çok önemlidir. Allah bize yeter.