Sizin gibi güzel insanlar ile, istişarede bulunmak benim için bir şeref.
Bu yüzden özellikle şimdiki cahil gençlerin, motivasyon saçmalıklarının ve motivasyon kültürünün önüne şiddetle geçmek lazım.
Hoş genci yaşlısı da kalmadı maalesef, artık 18 yaşını doldurmuş hatta kırkına merdiven dayamış olanların dahi, cezai ehliyetlerinin olduğu konusunda şüphe duyuyoruz maalesef.
Haliyle bu kardeşlerimizden ibaret bir toplumda, bakıyoruz ki ne versen yiyorlar. Yani aslında insanlığımı elimden alsalar şöyle bir şey düşünebilirim.
Beklerim biraz daha, ondan sonra bir kasa bile değil, beş on ekmek alırım. Bir de açıkta satılan peynirlerden yarım kilo kestiririm.
Örneğin ne yaparım, dört beş tane yazılımcı istihdam edebilirim. Başarıya koşan yolda çok acılar çekeceksin arkadaşım biz böyle kolay pişmedik. Gerekirse
tuvaletleri ve yerleri temizleyeceksin deyip onu da beleşe getiririm.
Evet motivasyon kültürünün ve motivasyon saçmalığının amacı budur.
Birisi işçi hakları, maaş sigorta insanlık falan derse de zaten, peynir ekmek verdiklerim hemen onların üstüne çullanır.
Bakın biz peynir ekmek yiyoruz, sizin karnınız zil çalıyor. Ben şimdi yediğim peynir ekmekten aldığım güçle gidip, cinsel ihtiyaçlarımı görüp geleceğim. Sen yapamayacaksın çünkü ben üstünüm sizse zavallısınız diyecektir.
Ben buralara savaşarak mücadele ederek geldim diyecektir, sende peynir ekmek yemek istiyorsan sende mücadele et bakayım bedava yok öyle.
Hatta üstüne para bile alınır bu motivasyonculardan.
Basitçe anlatmaya çalıştım efendim, forumda sizin gibi güzide insanları görmek ve istişare etmek beni mutlu ediyor.
@serterefendi;
Mesaj kutumu kullanamıyorum, sizinle istişare ederek taçlandırmak istedim. teşekkürümü bu şekilde etmeyi istedim.
Selam olsun,
Lütfen yazdıklarımı siyasi olarak algılamayın sadece ekonomik olarak değerlendirme yapıyor ve düşüncelerimi yazıyorum.
Bu işin partisi, siyaseti yok mevcut durum tespitidir.
Ekonomi neden her platformda konuşulmalı biraz bunu anlatmak isterim ama önce ekonominin meydana getirdiği Türk Vatandaşının portresini çizelim.
Yemek yemesi için verilen yemek kartlarını bozduran, İstanbul kart bakiyesini bozduran yani insani temel ihtiyacı geçtim çalışması için gerekli olan enerji, beslenme ve ulaşım ücretlerini bozdurarak hayatta kalmaya çalışan insanlara dönüşüyoruz diye düşünmekteyim.
Ucuza fatura ödemek, alışveriş ya da yemektir, ulaşımdır bakiyelerimizi bozdurmak...
Peynirin, yoğurdun, tavuğun, yumurtanın lezzetli olanını ya da sağlıklı olanını değil en ucuzunu almaya çalışmak...
Lezzetli, sağlıklı ya da sevdiğimiz değil en doyurucu olanları yemeye çalışmak, istemediğimiz semtlerde mutlu olmayacağımız evlerde yaşamak...
Araba, ev, tarla almayı değil 2 sene önce aldığımız telefonun taksitinin bitmesini hayal etmek...
Ev, araba, tarla yani geleceğimizi güvenceye alacak mülkleri almak için değil hayatımızı idame ettirmek için kredi çekmek...
Bir zamanlar ihtiyaç sahiplerine yardımcı olurken, en azından karınlarını doyururken bugün yeterli beslenememek...
Gençliğimizde ailemizin yanından ayrılıp kendi evimizi arabamızı hayal ederken bugün hayallerimizde bile kiracı olabilecek parayı kazanmak olmuşken...
İşin en acıklı tarafı bunları kanıksamak bile değil. Hayatımızın doğal akışı haline gelmesi de değil.
Bütün bunları maddi açıdan rahat insanların dillendirip, sorun olarak görmesi ve buna karşın bunlara maruz kalanların onlara kızması.
Yukarıda saydıklarımın hiçbiri benim 15 25 yaş aralığımda konusu geçmeyen şeylerdi.
Emekli olan evini alır, çocuğuna torununa destek olurdu.
Meyve sebzenin ucuzu değil en lezzetlisi kasalarla alınır, pazardan dönenin kolları ağrırdı.
Ekonomik refah sadece bunları sağlamaz, mutlu ve huzurlu bir toplum sağlar.
Kanıksamayın ve bunları kendi için değil toplum için isteyenlere kızmayın arkadaşlar.