Bu konu hakkında çok fazla bilgi kirliliği ve bu işin dincileri mevcut. Dincilerden kastım ölümüne birbirlerini cahil ve aptal ilan edecek kadar fanatiklerdir. Bende bilgi kirliliğinden kurtulmak için araştırmaya karar verdim konuyu. Araştırmamdan çıkan sonuç şu.
1- Küresel bir ısınmanın varlığını herkes kabul ediyor.
2- Küresel ısınma hakkında tüm verileri bir araya getirsek bile iklim değişikliğini ön görmek mümkün değil. Bunun sebebi iklim sistemlerinin karmaşıklığı ve her bölgede ayrı tepkiler oluşması.
3- Küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğuna dair hiç bir
resmi araştırma sonucu yok. Var olan araştırmalar büyük oranda "sivil toplum örgütlerine" ait. Bunların da hatrı sayılır bir bölümü green peace tarzı paralı eylemci örgütleri. Tam tersine Finlandiya Tutku Ünivesitesi 4 yıl süren araştırma sonucunda geçtiğimiz asırda küresel ısınmaya insan etkisinin %1 olduğunu ortaya koyuyor.
Kaynak
4- 1800 lü yıllarda sona eren mini buzul çağından beri dünya ısınıyor.
Kaynak
5- Son 20 yıla kadar sürekli artan bir ısı varken 20 yılda dünyanın ısısı sabit. (Resmi devlet metoroloji servislerinden kontrol ediniz. Sivil toplum örgütleri ve gazeteleri utanmasalar her sene 10 derece koyacaklar.)
Kaynak
6- Bizim bildiğimizin aksine buna bende çok şaşırdım. Küresel ısınmaya insan etkinin %1 den fazla olduğu düşünen iklim bilimci onanı %5 lerde. Dikkat tüm bilim adamlarını katmıyorum "İklim bilimciler"den bahsediyorum.
7- Şu meşhur inekler konusunda şöyle bir bilgi edindim, ineklerin yemlerine deniz yosunu katıldığında metan gazı oranı %70 düşüyor. Yapay et konusunda ise çevreye üretim etkisi konusunda hiç bir araştırma verisi yok. Garip tarafı kamuya açık araştırma olmadan bu "gıda" nasıl üretim izni alabiliyor.
Bir çok konuda fark ettiğim şey şu . Evet bir küresel ısınma mevcut. Fakat bu işin ekonomisi oluşmuş, 2-3 trilyon dolarlık pazar payı oluşmuş bu işin. Yapay etinden, temiz enerji şektörüne, kısır hibrit tohumlarından elektirikli araçlara vs. Küresel iklim düzenlemeleri ile ilgili yapılanlara bakma fırsatım oldu resmen ulusal egemenliği tehtit eden düzenlemeler var. Senin ülkende ektiğin tarım ürününe yetiştirdiğin hayvana kadar müdahale hakkı isteyen maddeler var
KAYNAK (G20 Zirvesi Tek dünya, Tek aile, Tek gelecek)
Şu 2023 lozan diyen arkadaşlarla dalga geçiyorduk ama son G20 zirvesinde deklare edilen bildirgeden sonra biz o gizli maddeleri gerçekten imzalıcaz gibi

). Çünkü bu masal karbon ayak izi zımbırtısı ile gelişmekte olan ekonomileri çok güzel dizginliyor, insanları kendi mülkiyetlerinde istediği şekilde tarım üretimi yapmasını engelliyor. (yeni tarım yasamıza bakın) , çok güzel doğal et yerine yapay eti dayatıyor.
Şunuda çok iyi biliyorum birazdan böyök oyunu görenler diyecek arkadaşlar gelecek, onlara sözüm lütfen beraber araştıralım.