Son günlerde gördüğüm bir sorunu paylaşmak istiyorum. Bazen iş ilanı açmamız gerekiyor ve bu süreçte rakip firmaların ilanlarına da bakıyoruz. Özellikle Türkiye'deki firmalarda aşırı derecede üniversite mezunu saplantısı olduğunu gözlemliyorum. Mühendislik alanında aranan bir özellik olduğunu anlayışla karşılıyorum, aynı şekilde idari süreçlerde veya hukukta da böyle bir talep normaldir. Ancak satış pozisyonlarında ilan başlığını değiştirip saçma bir sıfat kullanarak yalnızca üniversite mezunu aranmasını doğru bulmuyorum. Aynı şekilde ofis içi çalışmalarda ilan başlığını değiştirip başına veya sonuna uzman veya kıdemli gibi terimler ekleyerek, temelde kolay bir Excel tablosu tutma işini sadece üniversite mezunlarına özgü hale getirmekte etik değildir. Bu durum bir bakıma işsiz genç nüfus faktörünü de tetikliyor. Çünkü staj gören veya staj yapmak isteyen lise mezunu gençler, bir staj yeri arama çabasına giriyor. Genelde buldukları staj yerinde köle gibi görüldükleri için eziklenerek ve kötü muameleye maruz kalarak stajlarını bitirmeye çalışıyorlar. Bu durumda birçok genç staj yerinden ayrılmak zorunda kalıyor ve yeniden iş arayışına giriyor. Hatta sektör değişikliğine kadar gidiyor bu durum. Şahsen artık bunun değişmesi gerektiğini, en azından lise mezunları için şirketlerin belirli kontenjanlar yaratması gerektiğini düşünüyorum.
Sizce?
Bu konudan bende bir müzdaribim ve hoş karşılamıyorum lakin bu ne yazık ki kurunun yanında her ne kadar yaşı da yaksa da işletmelerin manevi, maddi kârına olan, mantıklı bir tercih bir tutum özellikle sosyokültürel ve saygı, iletişim sorununun yaygın olduğu ve işsizlik ile mevcut işininin manevi - maddi şartlarından memnun olmayıp daha iyi iş arayan ciddi sayıda insanımızın olduğu ülkemizde işe ön alım süreci, bunun filtrelemesi ve doğru - verimli bir şekilde sağlanabilmesi de ciddi bir iş yükü.
Sadece üniversite mezunlarına yönelik açılan bir kaç kişilik sıradan iş kadrosundan bir işe 100 ile 1000'e yakın kişi başvuruyor. Bu ilanın kriterini benim gibi "Lise Mezunlarının" başvurabileceği seviyeye çekmek demek 100 ile 1000 arasındaki başvurusu sayısının 1000 ile 5000'li rakamlar arasına ulaşması demek. İyi kötü on binlerce, yüzbinlerce niyeti ister hovardalık - gençlik hayatı, ister sadece sosyostatü ister gerçekten eğitim için 4 yıl bu okulları kazanıp, bir şekilde bitirebiliyorlarsa ( her ne kadar bitirmek eskisine nazaran bir çok okulda çok daha kolay olsa da ) Hangi işyeri, hangi insan kaynakları çalışanı süper - mükemmel bir deha, becerikli spesifik bir çözüm arayışında değilse neden kendi iş yükünü arttırsın ki?
Üniversiteliler esasında liseler gibi bir misyon içerisine girdi. Yaratıcılık, mühendislik, arge, ufuk yeri değil bir çeşit bir basamak. Nasıl ki bugün lise mezunu olmayana devlet ehliyet bile vermiyor, üniversitelerde yakın tarihte her konuda aynı şekilde temel eğitim gibi her ne kadar içeriği, niteliği büyük oranda azalmış olsada, bir çeşit sosyokredi, toplumun kendi kendini ceza kanunları dışında bir çeşit şekillendirme ve iyi - kötü geliştirme, dönüştürme yapısı.