Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bende geldim İzmir'e
Bir İzmir'li olarak öncelikle hoş geldiniz diyorum. Sonrasında felaket tellallığı yapmak gibi olmasın ama deprem aynı hayat gibi beklendiği yerde, beklendiği anda değil en beklenmedik, en dikkatin - ilginin alakasız olduğu yerden yumruk gibi patlıyor haliyle umarım yağmurdan kaçayım derken doluya tutulmazsınız biz İzmirliler ile birlikte diye kaygımı belirtmek sitiyorum.

Biz İstanbul'da Kuzey Anadolu Marmara fayından korkarken tüm dikkatler ilgi, yatırım eksiğiyle - yanlışıyla, gündemi ile orasıyken en büyük darbeyi Maraş ve Antep'te yedik ve 50 bin küsür insanımız kara merkezli 2 büyük depremde hayatını kaybetti. Onlarca insan kayıp, kaç kişinin evi - barkı yıkıldı bilmiyorum.

İzmir'de kara merkezli olmayıp Sisam adasında Seferihisar'a 23 km uzaklıkta yerin 16,5 km altında 6.9 büyüklüğünde gerçekleşen depremde yaklaşık 117 kişinin vefat ettiği, 1034 kişinin yaralandığı, 15 bin kişinin evsiz kaldığı söyleniyor. ( Vikipedi )

Bu İstanbul'dan geçen stresle yük bindiği için her an kırıldı kırılacak korkusu ile beklenen İstanbul'a yakın olan Kuzey Anadolu Fay Hattı:

Bu da İzmir'in birden fazla şehirin içinden, merkezinden geçen fay hatları:

Bu da nüfus yoğunluğu haritamız:



Can kaybı açısından ben İzmir'in, İstanbul'dan daha büyük risk ve tehlike altında olduğunu düşünüyorum. İstanbul, ulusal ve uluslararası ticari, politik değeri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik lokomotifi olma misyonu ile iyi - kötü yatırım aldı ve almaya devam ediyor. İzmir, hem fay hatları açısından hem profesyonel ulusal, uluslararası yatırım - gelişim açısından İstanbul'a göre çok daha dezavantajlı durumda. Özellikle Maraş, Antep bölgelerindeki gibi olası büyük bir depremin yakındaki diğer fayları da harekete geçirerek zincirleme çok sayıda büyük depreme sebep olabilme durumu ürpertici. Zira İzmir'de Osmanlı döneminde de Türkiye Cumhuriyeti döneminde de ciddi miktarda denizin - göllerin doldurup yerleşim yeri haline getirilmesi gibi bir şey söz konusu