pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam bu tarz şeyler çözüm sağlamaz. Sıfır araba, yatırım ( daha doğrusu risksiz bir kâr aracı ) olmaktan çıkmadığı sürece araba piyasasında bu sorun devam edecek. Normal şartlar altında bir araç bayiden çıktığı an değer kaybeder. Türkiye'de faiz, enflasyonun çok altında kaldığı için ne kadar yapay, farklı çözüm üretmeye çalışırsanız çalışın insanlar TL'de kalmak yerine parasını her yerde farklı ürünlere gömerek, hem paralarının değerini korumaya çalışacaklar hem de karaborsa haline gelen sektörlerde yüksek kâr elde etmeye çalışacaklar.

Araba ve evi engelleseniz farklı bir şeye yığılacak insanlar. Bu öyle 1 kişi, 3 kişi, 5 kişi değil milyonlarca insan normal bir şekilde hem zarar etmek istemeyecek hemde fırsatını bulduğunda yüksek bir şekilde kâr elde etmek isteyecek. Araç veya ev, yangında stok sorunu olmadığı halde battaniyeleri 10 kat pahalıya satmak gibi, depremde evi - barkı, mahallesi yıkılan insanlara stok sorunu olmadığı halde 10x fiyattan yemek, barınma, içme hizmeti satmak gibi etik dışı bir şeyde değil.

Türkiye'de politikacılar sorunu ve tepkiyi başkasına atmak konusunda parti fark etmeden çok başarılılar. Bu para ve ekonomi politikalarını yeri geldiğinde biribiri ile tartışarak bir çok konuda da rasyonel doğrulardan uzak bir şekilde popülizm ile oy uğruna yapan kimler? Siyasiler. Bunu isteyen kimler, bu popülizme prim veren oy veren toplum.

-Asgari ücret, enflasyondan yüksek oranda artacak, yehuu yaşasın.
-Emeklinin de ücreti asgari ücretli kadar olacak, yehuu yaşasın.
-Marketler, lütfen zam yapmayın enflasyon olabilir ama "zam" yapmayın.
-Fırsatçılar, arabaları fahiş fiyatlara satamazsınız! ( Şuan dünyada pandemi veya çip krizi de kalmadı, haliyle üretim sorunu da yok. Türkiye'de aylara, yıllara göre sıfır araç satış, istatistikleri belli. Enflasyon belli, kredi faizleri belli.

Otomotiv üreticileri insanların alabileceğini bilse Türkiye'ye şu ortamda 2x değilde 4x sıfır araç stoğu sağlayıp bu karaborsa durumunu engellemek istemez mi? İster neden firmanın 3x'e sattığını başkası sıraya erkenden girip aldığı için 4 veya 5x'e satabilsin ki? Firma 3x'e 3 tane satmak yerine 30 tane satıp 10 kat daha fazla kazanmakta ister de Türkiye'de o kadar alım gücü, para var mı insanlarda yok.)
Olaya hangi pencereden bakarsak bakalım gerçekten işin içinden çıkılamaz hal aldı ancak en azından hiç tedbir almamaktan iyidir. Ve farkındaysanız şu son birkaç yılda asgari ücretin kulislerde şöyle olacak böyle olacak bilgileri alınmasının hemen ardından artış öncesi fahiş zam yapıyorlar bir de açıklandıktan sonra fahiş zam yapıyorlar. Yani asgari ücret 3 artarken; fiyatları artmadan önce 3 arttıktan sonra da 3 daha arttırıyorlar. Bu birkaç yılda zaten uçuruma dönüştü.
Artık hükümet vatandaşa olumlu olabilecek hangi adımı atmaya yeltendiyse hemen karşı saldırıya geçip daha fazla vatandaşın gelirine göz diktiler. En basit örneği 1 sene öncesinde zincir marketlerin vatandaşa yaşattıkları. Bir sektörde rekabet yoksa orada tekel vardır isterse onlarca marka olsun ama rekabet yok aralarında dolayısıyla fiyatlar aynı... Rekabet olmayan ortamda bir ürüne A markası 100₺ zam yapar, B markası da 200 ₺ yapar, C markası da 300 ₺ yapar. Ama hiç biri indirim yapmaz... Bizim vatandaşta da iş yok, zamanında israil mallarını boykot eden vatandaş kendi cebine uzanan elleri kırmak için boykota dahi gitmiyor. Açlıktan öleceğini zannediyor millet. Ama şunu bilseler, bir ürün yüksek fiyatından dolayı talep edilmiyorsa o ürünü er yada geç fiyatını düşürüp elden çıkartmaya çalışır şirketler. Bizde örgütlenme denen birşey yok. Ne geldiyse başımıza hep bundan geliyor. Yapana da yaptırana da dur diyemiyoruz değil, demiyoruz...
Hakkımızda hayırlısı olsun.