Başıma aldığım çoğu bela başkasının hakkını korumak isterken geldi
Okul zamanlarımda eli dikişli bir çocuğa arkadaşım eşşek şakası yaptı diye kavga ettim. En yakın arkadaşımla düşman oldum.
Askerde alt üst saçmalığından evli çocuklu adamların ezilmesine razı gelemedim diye sürgüne gönderilecektim - barış pınarı harekatı zamanında şırnak siyah kaya ( o zamanlar en çok roketle taciz alan bölge)
Kalekolda telsizden anladığım için mecburen göndermediler ama 2 kere lavaboları temizleme cezası verildi
Bir yerde garson olarak çalıştığım zaman sırf tabakları düşürdü kırdı diye şefin çocuğun tüm gururunu ezerek azarlamasıyla şefe giriştim. kovuldum ve otel bana mahkeme açacaktı
Daha başka neyi sayim? Asgari ücretle ezilenin yanında olmayı mı? Amelenin hakkı yenmesin diye babamla tartıştığımı mı? Ayak işlerini kendine reva görenlere "kendinize gelin" diyince linçlenmeyi mi?
Başkası için bıçaklandık, başkası yerine kovulduk başkası sesini çıkarmadığı için en son herşey benim başıma patladı. Burada sayfalar dolusu yaşadığım başka şeyleri de sayabilirim.
Anlamadığım şey şu? Ezilen niye kendi hakkını savunmuyor? Hatta daha kötüsü kendi hakkını savunmaya çalışanı niye yanlız bırakıyor?
ben artık günden güne başkaları için yanmamam gerektiğini anlıyorum. çünkü değmiyor İyi forumlar