2008 de aldığın maaş 250-300tl di. ev kirası zaten bu civardaydı. sonradan 400-500-600-700 diye yükselmeye başladı.
25-30 bin liraya 2+1 ev satıyorlardı. 40 bin tl ye 3+1 ler vardı. arsa dönüm fiyatları 100tl falandı sanırım.
1$ 1TL olduğu günlerde herhalde 2003-2004 falandı yatırım fırsatı değerlendirebilenler şuan zenginler.
resetleme dedikleri şeyi gerçekleştiriyorlar günümüzdeki enflasyon sebebi bu. dünyada bütün piyasa dengelenecek eşitlenecek.
eğer türkiye projelerinde hızlı bir gelişme sağlayamazsa sonumuz hayır olsun. dolar 50-100tl görürse o zaman bu yorumu da ah ne günlerdi diye alıntı yapmazlar umarım. 1$: 19,42 1$T: 20,61
Reel dolar kurunun
19,42TL olmadığını değerlendirenlerdenim maalesef. Eğer dolar arka planda 20TL'yi geçmesin diye türlü oyunlar dönmüyorsa o zaman neden bu kadar yüksek bir enflasyon ile karşı karşıya kalıyoruz ki... Olması gerektiği gibi sadece kendi ekonomimiz ile dövizi çevirsek sanırım şu anda
40-45TL'lere çoktan ulaşmış olmalıydı ki bu gidişat ile de olacak gibi ön görüyorum. Bu yükselme ile de asgari ücret düzenlenecektir elbette.
Ama, sonuç? Hiperenflasyon. Bu ne mi? Almanya'da paraların sokaklardan süpürüldüğü günler... Almanya hükümeti, büyük bir meblağa ulaşan bütçe açığını durmaksızın para basarak finanse etmeye çalışıyordu. 1923 yılında en hızlı para basma makineleri bile ihtiyacı karşılayamıyordu. O kadar para basılmaya başlandı ki postahanelerde dahi para basılmaya başlanmıştı. Ülke savaş tazminatlarını ödeyemez duruma gelmişti. O kadar kötü bir durumu gelinmişti ki savaş tazminatlarının kömür cinsinden ödenmesi alcaklı devletlere yapıldı ve bu teklif kabul görmemişti.Fiyatlar genel seviyesi hızla artıyordu. Öyle ki; bir fincan kahve içerken içilen kahvenin fiyatı kahve bitmeden iki katını bulabilir hale gelmişti. İnsanlar kazandıkları para ellerine geçer geçmez ana gıda tüketim maddeleri alıyorlardı. Düşünün ki; Bir ay boyunca fabrikada çalışan bir işçi maaşını alır almaz fabrika giriş kapısında kendisini bekleyen oğluna koşarak götürüyor , oğlu parayı alarak koşarak fırına gidiyor. Parayı aldığı an un alsaydı 3 çuval un alabilecekken 10 dakika sonra vardığı fırından 2 çuval un alabiliyor. O kadar hızlı artıyordu fiyatlar..
Bu durum öyle bir hal aldı ki; insanlar el arabaları ile paralar taşımaya başladılar. Paranın maden değeri kendi değerini geçmişti. Düşünün ki elimizdeki 20 liranın kağıt basım maliyeti 30 lira... Buna önlem olarak para tek taraflı basılmaya başlandı ki mürekkep maliyeti azalsın..
Birsürü akılalmaz görüntü ortaya çıkmıştı. Duvar kağıdı maliyeti daha pahalıya geldiği için para ile duvarlarını kaplayanlar, arabalar ile para taşıyarak alışverişe gidenler. Sokaklarda ısınmak için para yakan insanlar. Para ile oynayan çocuklar.Sokaklardan para süpüren çöpçüler. Para basmaya yetişemeyen merkez bankası ve postaneler.. Kısacası para işlevini tamamen kaybetmişti.