yiensi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
@SEOmuhendisi;sizin dediğiniz gibi herkes Allah'ın emirlerine uysaydı şuan böyle mi olurduk. İzmir konusu da malum hocam. Sosyal medyada nasıl din düşmanı olduğunu görüyoruz. Siz neye inanmak istiyosanız inanız ben daha tartışmak istemiyorum teşekkürler.
Benim neye inadıgımın önemi yok, İzmir ne alaka? ben malum kısmını anlamadım, anlatınız lütfen

Seyit25 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam olaya biraz daha geniş açıdan bakın; insanlar bir değil, iman seviyesi aynı değil. Cennet kat kat buradaki iman mertebene göre orada mükafatını bulacaksın. Pazarlık değil Allah yarattıklarını tanıdığı için çoğunluğun yapabilecekleri şeyler minimum olarak belirlenmiş. Ama fazlasını yapmaları için de sürekli teşvik edilmiş. Her puta tapmayan veya inandım diyen insan aynı imani mertebede değil. Sadece zekat oranını değil İslam da ki birçok şeyi bu şekilde düşünebilirsin. O zaman başka biri de niye günde 5 vakit namaz var bence en az 40 vakit olması lazım diyebilir. Allah a inanıyorsa dediğini mi yapmayacak. Veya oruç niye 1 ay daha çok olması lazım Hz. Davut gibi oruç tutulması lazım diyebilir. Bir gün aç bir gün tok. Allah'a inanmış dediğini mi yapmayacak. Bilmem anlatabildim mi?
Hocam içkide neden minimum yok.

Yanlış anlamayın beni gerçek anlamda soruyorum, namaz kıldıgım dönemlerde aynı zamanda alkol alıyordum ben. Ve de en ufak bir olumslzugu, kötülüğü, başkasına zararı yoktu. Seviyordum ve içiyordum, sigara da içiyordum. Sizin mantıgınızla gidersek, içkide de o zaman tir taban olsaydı? Şuan içki de yasak ancak pek çok inançlı insan dayanamıyor, uygulayamıyor ve içiyor. O zaman kuralların ne anlamı var diyorum ben de?

Fahrettin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhabalar.

Sorunuza cevap olur mu bilmiyorum. Ama olaya farklı bakış açısı getirmesi için kölelik hukukundan bahsedebilirim.


Roma da kölelik kurumu kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş.
Kölelerin cezai sorumlulukları, köle sahibinin sorumlulukları vs. kanun şeklinde düzenlenmiş.

Şunu biliyoruz ki hukuk ve kanunlar bir işin içine giriyorsa, o işi insanlar kendi kendilerine çözememişler.
Olay o kadar büyümüş ki insanların eline yüzüne bulaşmış, devlet olaya el atmak zorunda kalmıştır.


Kölelik neredeyse tarihin başından beri var olan. Toplum yapısının içine işlemiş olan bir sistemdir.
Bazı açılardan da sonuçtur. Örneğin Roma da para borcunu ödeyemeyen kişi köle olabilir.
Günümüz Türkiye'si borç ilişkilerini göz önüne alarak düşünürseniz daha net anlaşılacaktır.

Ya da savaşın bir yaşam biçimi olduğu orta çağı hayal edelim. İnsanların beslenmesi lazım.
Besin üretiminde çalışabilecek herkes savaşabilir de. İnsanlar savaşta ölünce besini kim üretecek.
Sürekli birbirlerini öldüren insanların olduğu bir ortam var. Yeni doğan bir bebek %50 ihtimalle büyümeden ölecek.

Savaşta insanları öldürmek yerine, esir alıp üretimde kullanmak mecbur kalınan bir durum haline gelmiş.
Tüm dünyada insan hakları diye bir şeyi de duyan yok. Dolayısıyla o zamanın şartlarında kölelik
zorunlu kötülük gibi bir şey haline gelmiş. Savaşta ölürsen oyun biter. Ama köle olunca kurtulman
ve hayatına devam etmen mümkün.

(Günümüz hayat görüşleri ve algılayışları ortaçağı olduğu gibi hayal edemez.
İnsanlık olarak kolektif zihnimiz sanayi devriminden sonra geri dönmeyecek şekilde değişti.)


İnsanların içine işlemiş olan, hayatın olağan akışı içinde herkes tarafından makul olarak görülen ve
hakkında yazılı yazısız kanunlar olan bir müesseseyi kimse bir anda kaldıramaz.

Bu durum "Alışmış kudurmuştan beterdir" sözü ile kastedilen duruma benzer.
Ve bu tip küresel çapta bir insan ırkı alışkanlığını bir anda yok edemezsin.
Sadece kurallara tabi hale getirebilirsin. Nitekim hala kurallara tabi durumda.
Tümden yok edilmiş değil.


Böyle giderse de hiç yok olmayacak. Sadece efendiler değişecek. Yavaş yavaş değişmeye başladı zaten.
Şu anda "İnfluencer" arkadaşlarının youtube yapay zeka algoritmasının kölesi olmadığını, ne yazık ki artık iddia edemiyoruz.
İlerde bir uzaylı istilası olmazsa 20-30 seneye yapay zeka efendilerin insan köleleri herkes tarafından makul karşılanacak.


Sonuç olarak tüm dünyada olduğu gibi (Avrupa ve Amerika'daki düşlünce hareketleri) kölelik azaltılarak ve insanların bilinçlenmesi sağlanarak yavaş yavaş yok edilmeye çalışılmış gibi duruyor.
Başarılı oldu mu bilemiyorum. Ama bir insanlık suçu olan köleliğin bitirilmesi gerektiği aşikar.

İyi forumlar

Teşekkürler hocam