Zor bir durum açıkçası. Gittim yerine gördüm. Bu yüzden böyle konuşuyorum. Gaziantep özellikle Hatay nezdinde hafif olarak adlandırılabilir. Bunu dememin sebebi ne kadar büyük yıkımı görmüş biri olarak konuşuyorum.
Yapacak bir şey yok hocam. Acı gelebilir belki sinirlendirebilir sizi ama gerçekten olan oldu. Ülkece haftalarca, aylarca yas tutmamız beklenemez kimseden. Ben depremin 10. günü Hatay'dayken mal sahibim aradı kira nerede, müşterilere aradı iş nerede diye. Mecburen döndük. 13 milyon yara aldı ama bir tarafta da 70 milyonun hayatı zorunlu bir şekilde devam ediyor.
Bu demek değil ki unutmak. Kalbimiz hala orada. Mesela bir taraftan hazırlanıyoruz hala tekrar gidelim ihtiyaçları karşılayalım diye. Televizyonlar, gündemler bunlar ne yazık ki senin benim elimizde olan şeyler değil. Gündemi değiştirmek zorundalar ve değiştiriyorlar. Elbette hiçbiri bir insanın hayatından daha önemli değil ama milyar dolarlık şirketler ve devam etmesi gereken durumlar var.
Demek istediğini çok iyi anlıyorum. 13 milyon insan az değil. Hemen hemen hepimizin bir şekilde iletişimi olduğu insanlar. Unutmak mümkün değil. Gölcük unutuldu mu? Ben 5 yaşındaydım hala hatırlıyorum. 15 yaşına geldiğimde depremden 3 yıl geçmesine rağmen hala çadırlarda korkudan yatan insanların hikayelerini duydum. 27 yaşına geldim Hatay bana ilk defa o çocuk halimle Marmara'yı hatırlattı.
Demem o ki kimse yalnız değil. Bir şeyler dursun diyorsak bir şeyler konuşulmalı ne yazık ki.
Bir ihtiyacınız olursa, iletişim kurun lütfen.