Yüzbinlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca yakınlarını da yaşayan ölülere çeviren ihmalin etkisi 3 hafta sürecekmiş. Yüzbinlerce ölü? Evet. Tek tek depremden etkilenen il, ilçe, mahalleleri ziyaret edelim ve bakalım her mezarlığın defnedilen son cenazesinin mezar taşı numarası kaç bakalım toplayalım kaçmış gerçek vefat sayısı? Sahi, sayının ne önemi var? Bir de olsa bin de olsa can bizim canımız değil mi? Kim ne derse desin ortada binlerce cinayet var.
İnsanlarımızın yıllarca sağlam zannederek kendi mezarlarında yaşaması, mutlu aile tablosu ile hayatına devam ederken paraya tapan kansızın teki yüzünden hayattan kopması yerine Akşener'in asık suratı, 6'lı masanın ayakları, kiminin adaylığı kiminin ise bakanlığı çok daha önemliymiş. Birkaç göstermelik tutuklama tüm sorumluları cezalandırmak olacakmış. Ön kapıdan içeri alıp birkaç ay sonra gizliden arka kapıdan salacaklarına yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
Konuyu açma amacım ne provokasyon ne de ilgi çekmek. İkisinden de nefret eden biriyim yakın çevrem iyi bilir. Sadece sormak istedim. Bu olay da mı kapanacak? Yine mi helallik istenerek aslında kanla katran haram edilen haklar helal edilmiş sayılacak? Binlerce yetim çocuk büyüyüp hukuk karşısında hakkını aramaya başladığında Ankara'da dayısı olmadığı için kapılar yine suratına mı kapatılacak? Bu kısır döngü bu sefer de mi dönmeye devam edecek?
Yaşamayan bilmez lafı çok klişe olacak ama gerçekten öyleymiş. Şahsen ara sıra açık çekilişlerle veya gizliden ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmaktan elimde bir ekmek varsa yarısını karşımdakiyle paylaşmaktan inanılmaz mutluluk ve huzur duyan biriyken bir bardak su, çorba, ekmek için dondurucu soğukta saatlerce sırada beklemek de varmış. Her zaman düşmez kalkmaz bir Allah'tır bilincinde olsam da birine muhtaç kalmak, çocukken verilen harçlıkları bile ayıptır düşüncesiyle almazken gelecek yardımların yolunu gözlemek, yaşamak çok başkaymış.
Şuan kiminle konuşsam " Kardeşim Allah yardımcınız olsun. Biz burdan haberlerden izliyoruz bu kadar kahroluyoruz Allah bilir sizler neler hissediyorsunuz. " Tarzında şeyler duyuyorum. Bu sorunun cevabı aslında "Hissetmiyoruz." Çünkü henüz oturup olanları düşünmeye, acımızı yaşamaya, mezarlara gidip can dostlarımızla kalpten konuşmaya, yıkanmadan ve kefenlenmeden defnedilen yakınlarımıza kahrolmaya, kısacası olanların farkına varmaya vaktimiz olmadı.
Normalde değil yüzlerce, 1 tane bile yakınımdaki insan vefat ettiğinde yıllarca etkisini atamayan biriyken bir anda yüzlerce tanıdığımı kaybetmek nasıl olur sizce? Evet, zor. Çok zor.
Rabbim tüm yardım edenleri veya yardım etmeye niyet etmişlere, bir dua veya iyi dilekte bulunanlara hayırlı ve huzurlu bir yaşam ve ahiret nasip etsin. Depremin sanırım 8.günü ilk giyim yardımı geldiğinde bir mont almıştım. Şuan onu göndereni bulma şansım olsa son nefesime kadar her kahrını çekebilirim tabiri caizse sırtımda gezdiririm. O kadar ki değerliydi çünkü o bir mont.
Neyse ki milletimizin desteğiyle yavaş yavaş toparlanıyoruz çok şükür. Tek gayem değil bir ay bin ay da geçse unutmayalım, unutturmayalım düşüreni de tutanı da tutmayanı da lütfen unutturmayalım.
Sadece biraz içimi dökmek istedim. Çünkü karşısına oturup dertleşeceğim çok kimse kalmadı yaşıtlarımdan. Kalanların da acısı boyundan büyük zaten.
Konu kurallara aykırıysa silinebilir. İyi forumlar dilerim.