Aynı şekilde kaç gündür gündüzleri ve akşamları yardım malzemelerine koşturuyorum eve geliyorum az biraz ya yiyebiliyorum ya yiyemiyorum yemek ve tvde haberlere bakmaya çalışıyorum acaba kurtulan kaç kişi oldu diye.
Ben ki televizyon izlemeyen adam televizyon başında sabahlıyorum bir mucize daha haberi gelecek diye.
İşlerimin bir çoğunu pc başında değilim diye geciktirdim insan kafasını ne işe ne aşa verebiliyor.
O insanları gördükçe, yaşadıklarını dinledikçe boğazım düğümleniyor.
Bir saniye bile olsa kendimi, ailemi onların yerine koyup düşünmediğim an yok kaç gündür.
Daha ilk dakikalarda gözümün önüne 10 aylık yeğenim geldi direkt.
İnsanlar uykularında herşeyden habersiz biranda kıyameti yaşadı resmen.
6 ay evvel yapılmış binalar yıkılıyor.
10 gün önce depreme karşı dayanıklı raporu verilmiş binalar yıkılıyor.
Çalışıp didinip biriktirdikleri 3 kuruşa birde kredi çekip ekleyerek başımızı sokacak evimiz olsun diyen insanların evleri 3 kuruş daha fazla kazanmak için malzemeden çalan, kalitesi iş yapan müteahhitler yüzünden yıkılıyor.
20 günlük bebekler annesiz, babasız kalıyorken, kolunun kesilmesi halinde çocuğu kurtulacak olan adam kesin kurtarın çocuğumu deyip sonra hastahanede vefat ediyorken, kurtarılan kızın keşke annem ve babamda kurtulsaydı deyip göz yaşlarını tutamıyorken ben burada ne yemek yiyebilirim ne uyuyabilirim.
Rabbim tüm herkese sabır versin.
Vicdanı, merhameti olan her insan için şuan enkaz altındaki, depremi yaşamış her birey bir kardeş.
Kardeşlerimiz o haldeyken malesef normal hayatımıza devam edemeyiz.