bu yazdıklarınızın bilim içindeki karşılığı "contingency" yani başka türlü de olabilirdi ama böyle oldu. bu şekilde neslini devam ettiren "canlı" dediğimiz varlıklar olmayabilirdi de ama var. Üremelerinin bir nedeni yok; "içgüdüsel" . Peki bu güdüyü kim koydu? bilmiyorum. Dinler bunun Tanrı olduğunu söylüyor; bilim de diyor ki bu şekilde üreme güdüsü olan nesiller çoğalıyor ve bu güdüye sahip canlılar gensel bozunum ve/veya doğal seçilim gibi mekanizmalarla farklılaşırken farklı özellikli canlılar sadece üreme imkanları da varsa hayatta kalarak değişiyor. Sonuçta bugün tabii ki sadece üreme özelliği (güdüsü) olan canlılar görüyoruz. Başka türlü olamazdı yani. Bunun sorulup cevaplanacak bir tarafı yok hocam. Ben çok iyi anladım. Siz de lütfen okuyun çok güzel anlattım

anlaşılmayacak merak edilecek bir durum yok bence.
Bu arada, size cevap olmadan açılabilecek tartışmalar için bir şey yazayım: "Bilim mi Din mi doğru söylüyor?" diye konuşacak, düşünecek olanlara da kapalıyım. Bilim buna ayrı cevap verir Din ayrı cevap verir. Bana göre bal gibi bilimin doğruladığı cevap da dinle uyumlandırılabilir ama ben o alanla ilgilenmiyorum; farklı disiplinleri kulvarları uyumlandırmaya gerek yok.
Kimse ne yazık ki tam anlayamadı soruyu hocam. Herkes neslini devam ettirmek, gibi şeyler söylediler. Ama soru bu değil.
Üremek tek başına muazzam bir mekanik gerçekten. Üremek tüm canlıların DNA'larına mucizevi bir şekilde işlenmiş gibi geliyor bana. Teist değilim bu arada.
Şöyle düşünün Üremek olarak düşünürseniz, komple bir neslin, bir ırkın devamı ve evrimleşmesi için harika bir sistem bu. Ancak üremeye tek başına bakın. Milyonlarca yıl önceye de gitmiyorum, günümüzden bir örnek veriyorum. Aslanlar, kaplanlar, kurtlar, ayılar ne düşünürseniz düşünün. Bunlar niye üresinler hocam? Üremekten ne avantajları olacak, nasıl bir çıkarları olacak. Evrimsel sürece, nesli devam ettirmeye bakarsak o ırkın çok işine yarayacak bir şey ama bunu düşünerek mi ürüyor, tabii ki hayır. Tamamen içgüdüsel olarak ürüyor.
Aslan sürülerini falan bilirsiniz sanırım. Erkek aslanlar tam aksine belli bir erişkinliğe geldikten sonra onu üreten kişilerden birini yani "Erkek Aslan" babalarını öldürürler, onunla rekabet ederler. Aslanlar arasında çok çok nadir görünür Erkek aslanların yavrulara baktıkları. Dünya genelinde de olduğu gibi hep dişiler bakarlar, hatta çoğunlukla yalnız dişiler yavrularına bakarlar, bu dişi niye bu yükün altına girsin. Onları beslemek için ekstra avlanıp kendini yorsun, kendini tehlikeye atsın, aç kalsın. İki üç yıl sonra zaten büyüyüp yuvayı da terk ediyor tüm yavrular. Burada hayvan şunu düşünüyor mu dersiniz: "Olsun benim neslim devam etti, bundan yüzlerce yıl sonra neslim varolacak, evrimleşeceğiz, neslimizi korudum". Bir hayvan yaşamak için yapar her şeyi, hayatta kalmak için. Üremek hayatta kalma iç güdüsünün aslında tam tersine hizmet ediyor. Neslini hayatta tutmayı amaçlıyor, yani üreyen kişiyi değil. Üreyen kişi kendi hayatını mı önemser yoksa ölü gittikten sonra da devam edecek neslini mi.
Garip bir şeyler yok mu burada. İnsan ve hayvanı ayırmıyorum bu arada. Böceği de ayırmıyorum, bakteriyi de yazımda olduğu gibi. Herkes benim için birer canlıdır. Yalnızca hayvanları da kastetmiyorum bu üreme konusunda virüsler, bakteriler, mantarlar daha geniş düşünün.