Mesajın sonunda asıl dol@ndırıcının kim olduğunu itiraf etmişsin işte.
Satıcının yeri yurdu bellidir. Bir vergi numarası bir muhasebecisi, ödemelerini aldığı bir banka hesabı vardır. Satıcının bir adresi bir telefonu vardır. Satıcı hakkında internette yazılmış yorumlar vardır, şikayet sitelerinde şikayetler vardır.
Adresi, telefonu, vergi numarası belli olmayan instagram sayfalarından 100 liralık malı 10 liraya almaya çalışırken dol@ndırılan adamlar yüzünden bütün satıcılar keyfi bedel ödemek zorında kalıyor.
Bir zahmet okumayı öğrenin. Gazete kitap okumayan adamlar ürün açıklamasını da okumuyorlar, önlerine göbeklerine bakmadan kimse slim fit yazan bri gömleği sipariş vermesin. Ayakları taraklıysa giymeden ayakkabı siparişi vermesinler. Mesela tüm alışverişimi internetten yaparım ama hayatımda internetten ayakkabı siparişi hiç vermedim. Hayatımda mağazasında pantolonunu tişörtünü denemediğim kalıbınu bilmediğim bir giysiyi internetten sipariş vermedim.
2 sene garanti kalkmaz ama keyfi iade hakkı da kalkacak. Devlet tüketicilerin içinde satıcılardan daha fazla dol@ndırıcı olduğunu anlamaya başladı. Aynen dediğin gibi kargo parası vermemek için ürüne hasar verip iade edecek birileri. Sonunda keyfi iade hakkınızı da kaybedeceksiniz.
Çünkü kanun önünde eşitlik ilkesi vardır. Haklar eşittir. Devlet sadece tüketiciyi koruyamaz satıcıyı da korumak zorundadır.
Satıcı keyfi olarak cayma hakkına sahip değilse alıcının da keyfi olarak cayma hakkı olmamalıdır.
Son sözümdür.
Maaşlı çalışanlar ticaretten genelde anlamazlar ve maliyet hesabı da yapamazlar.
Onlar bir malın alış fiyatının üzerine %20-30 konulup satılır zannederler.
Bir satıcı tüm maliyetlerini fiyatına ekler. Gelen iadeler, ve satılamayacak hale getirilip iade edilen ürünler de o ayki maliyete dahildir.
Şikayet sitesine açılan şikayetlerin için bile her mala maliyet eklenir. Mesela bir şikayet sitesinin üyeliği 5 bin liraysa senede 5 bin lira satan adam her ürüne 1 lira şikayet sitesi maliyeti ekler,
Ve bu maliyetler satıcının karından hayrına karşılanmaz, tüm müşterilerin fiyatına maliyet olarak eklenir.
Yani zırt pırt iade eden uyanıkların kargo bedellerini iade etmeyen adamlar öderler.
Ben keyfi iade hakkı olmasa fiyatlarımda çok rahat %5-10 arası indirim yaparım.
Özellikle cüzzi karla mal satan bazı sektörlerde elde kalan bir iade ürünün zararını karşılamak için 10-15 ürün satmak gerekebiliyor.
Yani sizler iade etme hakkının bedelini ürüne fazladan fiyat ödeyerek kendinizin ödediğinizin farkında bile değilsiniz.
Bugün %30 indirimle aldığınız bir ürünü eğer keyfi iade hakkı olmasa %35 indirimle alabilirdiniz.
Çünkü firmalar fabrikalar ayıplı malı iade alır yenisi ile değiştirir.
Ama keyfi iade edilen ve tekrer satılamayacak hale gelmiş mal satıcının elinde patlar ve maliyeti dürüst tüketicilere pay edilir.
Biraz da sana okumayı tavsiye ediyorum. Ben biliyorum havasında olduğu için okumayı gereksiz buluyorsun sanırım. Mesajlarımı okursan, zaten satıcılarında o maliyetleri hesap ederek satış yaptığını ben söylüyorum. Örneğin zaten yüzde 5 fazla vererek ürün aldığımın farkındayım. Zaten sizin zararınızın da benim ödediğimin farkındayım. O zaman bu kopardığınız kıyamet de gereksiz. Zaten tüketici ödüyor.
Bu karar çıktıktan sonra da kimsenin indirim yapacağını düşünüyorum. Bakalım kaç tane dürüst satıcı, nasıl olsa iade hakkı kalktı veya iadeyi müşteri ödeyecek diye indirim yapıcak bekleyip görücez! Zaten bu maliyetleri ekliyordunuz ya, dürüst olan indirim yapmaktır!
Nasıl olsa iade hakkı yok veya kimse iade etmez düşüncesiyle piyasadaki do-landrı-cı şikayetlerini de hep beraber izliyor olucaz. Not: Hayatımda hiç instagramdan alışveriş yapmadım. E-ticaretten bahsediyoruz, o tür alışverişlere de e-ticaret gözüyle hiç bakmadım.
Sizler bu kafayla giderseniz, sadece cayma hakkı kalkmaz. Bu zihniyet ileride tamamen internetten satışı da yasaklar, rahatlarız.