Kendi işim olmasını çok istemiştim, 1 TL bile destek çıkan olmamıştı, babam bile. Spor, boks, body, tekvando, isteyen kadınlar için özel saat aralığı ve kadın hoca olan spor salonu satın almak istemiştim. Satın alınmasa bile sıfırdan açmak istemiştim. Bu konuda da gittiğim salon sahibinin "satmayı düşünüyor musun" diye düşüncesini de almıştım, olumlu bir şey dememişti sanırım, net hatırlamıyorum. Zaten gittiğim, içini dışını işleyişini öğrendiğim bir yerdi. Zaten satıldıktan sonra haberimiz oldu. Önce olsaydı bile alamıyordum. Satış derken içindeki tüm aletlerle, ekipmanlarla satıyorlar. 10-13 senenin öncesi parası da 25k TLye satıyorlardı. Kimse destek çıkmadı. Bu adam engelli diye baktım işverende yok. Çocuk yaşta sabah dükkânların açıldığı vakit bir tur attım. Dükkâna mal taşıyan adama iş sordum. 100 kg taşıyabilir misin demişti. Yanındakiyle kahkahayla gül güldüler. Boynum bükük gittim, kimseye bir şey demeden eve geldim. Başka bir gün simit satmaya çalıştım, çelimsiz çocuğum, yapamadım, arkadaşlar sattı da parasını bile vermişlerdi. Bu arada arkadaşlarım Kürt. Aynı binada büyüdük, yedik, içtik. Adamdırlar. Pazarda su satmaya çalıştığımı bile bilirim. Pazarcının biri suyu içti de parasını bile vermemişti. Helal olsun. Uğraştım ama ilerlemem için bir yol açılmadı. Mecbur alkolik ve anlayışsız bir babanın elinde lise bitene kadar kalacaktım. Lise bitti. Üniversitede yapamazdım, gitmedim. Pc işletmenliği, webmaster ve İngilizce sertifikalarını aldım. Yok, yine iş tutturamadım, kurtulamadım o adamın elinden. Daha sonra yukarıda anlattığım gibi spor salonu da olmadı. Yani lise bittikten sonra spor salonu olayını istemiştim ama destek veren olmadı. Mecbur sınavlara çalışıp atanmam lazımdı. Sporu bir süre bırakıp kas, eklem, sırt ağrılarına aldırmayarak 1,5 yıl dershaneye gittim. Tabii pederin lafları altında umursamadan gittim. Kulaklarımda anlama kaybı olduğu için dershaneyi bırakıp yarım dönemde evde çalışmamın sonucu 2013'de (26 yaşımda) atandım. O günden bugüne satın almak istediğim spor salonuna da çok gittim. İşe girdikten sonra ben Yozgattayken (oraya atanmıştım, 2014'ün sonunda Ankara'ya tayin aldım.) 75k TLye tekrar satmışlar, haberim olsa kredi çeker alırdım. Arkadaşı da çalıştırırdım. Zaten işi gücü yoktu. Sürekli salona geliyor, spor yapıyordu. Üstelik bu kişi Avrupa tekvando ikincisi. Milli sporcu. Devlet zamanında sahip çıkmamış. Yaşı büyüktü ama samimi arkadaştık. Zaten spor salonu açma, yönetme sertifikası var. O zamanın parasıyla ayda en az 4k getirisi vardı. Yarısını o alır, yarısıyla krediyi öderim diye düşünmüştüm. Olmadı, sağlık olsun. Buna da çok şükür. İşe girdiğim günden beri yalnız yaşıyorum. Evimi, eşyamı aldım. Evlilik olmadı. Pederle konuştuğum yok. Karşılaşırsak mrb, nasılsın vs. Bu kadar. Annem bana taşındı 2 hafta önce. Daha iyi oldu. Daha önce çok "gel" dedim ama başka durumları bekliyordu. Şimdi de emekli olunca (6 yıl sonra ömrüm yeterse) yurtdışında bir firmada en az 2-5 yıl çalışmak istiyorum ama imkânsız gözüküyor. Çünkü başka türlü Avrupa ya da dünya turu yapamam gibi gözüküyor. Gelen kişilere hareketlerin düzgün ve verimli yapılışını öğretebileceğim bir spor salonu da olur, bir masa başı işte olur ama kim kabul edecek ki beni. Diğer kardeşlerim burada olsa da annem beni çok özler. Onu bırakamam. Hayırlı, sağlıklı, uzun ömrü olsun onun. Bu arada tüm kardeşler o adama rağmen okuduk, atandık. Çünkü annem ev kadını olsa da bize sahip çıktı. Tüm kardeşler ve annem ile birbirimizden ayrılamayan bir aileyiz, şükür iyiyiz. Herkese sevdikleriyle birlikte iyilikler, sağlıklar, mutluluklar, uzun ömürler dilerim.
Atlamış olduğum çok durumlar var. Bu kadarı kâfi. İnsan zamanla acılarını unutsa da zorluklar anımsanıyor. Şimdiki gençlere vereceğim bir tavsiye olarak kesinlikle vazgeçmeyin. Çok genç yaşlarda Türkiye, Avrupa ve dünya turu yapmaya öncelik vermeye çalışın. Tabii imkanınız, sağlığınız el veriyorsa. Keşke şu anki aklım orta okulda olsa diyorum ama keşke demenin de bir faydası yok işte. Okumaktan başka bir çarem yoktu. Eğer şu anki aklım orta okulda olsaydı çok daha iyi okurdum. İşte her insanın farkındalık gelişimi bir olmuyor. Böyle olacakmış, böyle olmuş demekle yetmiyoruz. Umarım sizler en genç yaşlarınızda birçok durumun farkına varıp daha olgun düşünürerek daha doğru adımlar atarsınız.
Hayatta imkânı çok olup da destek çıkmayan insanlara da denk geldim. "Allah yardım etsin, kolaylık versin" demekten başka bir bakış açıları yok.
Siz iş yeri sahipleri ve belli bir yere gelmiş kişiler. İş hayatınıza nasıl atıldınız? Sermaye olmadan olmuyor tabii. Nasıl, ne yaparak kazanmaya başladınız? Söyleyin, anlatın ki herkese örnek, fikir, motivasyon olsun.
Hayat herkese aynı fırsatları, kolaylıkları sunmuyor, zorlukları yaşatmıyor. Umarım herkes gönlünce hayırlı, sağlıklı bir şekilde en iyisine sahip olur.