C0S4R adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Faiz konusunda bile şöyle bir durum var. Faiz kötüdür demek de yanlıştır. Üretimin olması için sermaye birikimi de şarttır. Sizin 5 liranız varsa bununla üretim yapamazsınız. Ama sizin gibi 10 kişi daha 5 lira getirip ortaya koyarsa bu da 50 lira ederki bununla bir iş kurulur. Yani piyasada olan herşeyin bir nedeni var. Sermaye birikimi üretim için bir zorunluluktur ki bunun için islam birliği de katılım bankası sistemini çıkarmışlardır. İsim olarak farklı olsalarda amaçları aynıdır. Faiz sistemi de katılım sistemi de amaç olarak üretimi desteklemek için kurulmuştur. Ama üretimi desteklemek için kurulan sistemde siz üretimi olumlu sonuçlandıramazsanız bu defa sistem de kendi kendini bozmaya başlar. Sermaye olacak, yatırımcı olacak, arz olacak ve bu arza karşılık bir talep olacak. Bunların olması içinde aralarında güven olacak. Ülkemizdeki örneği vereyim. Faiz ne olursa olsun enflasyondan daha düşüktür. Dolayısıyla da sen paranı bankada değil dövizde ve kıymetli madenlerde tutuyorsun. Sermaye birikimi sorunlu. Yatırımcı sermayeye ulaşamıyor. Ulaşsa da faizler yüksek .Ürettiğini iç piyasa da satamıyor çünkü faiz yüksek dolayısıyla da piyasada para yok.Dışa satamıyor çünkü rekabet edecek imkanları yok. Bunlar olmayınca da otomatikmen zaten arz ve talep dengesi de yok. Hepsini ayrı ayrı çözmek lazım yani. Bunun için de öncelikle sermaye birikimini sağlamalı. (Kur korumalı hesaplar mesela güzel bir düşüncedir. Ama başarılı olamazsan öyle bir zarar verirki dimyada pirince giderken evdeki bulgurdan olursun) Sonraısnda yatırımcıyı teşfik etmek lazım. Düşük faizli kredi bir seçenektir ama daha da önemlisi ihracatı teşfik etmektir. Çünkü içeriye giren para dışarıya çıkandan fazla olduğu sürece ülke zzenginleşir. Böyle bu yazı uzar gider....
Teşekkür ederim. Evet dediğiniz gibi, üretimin desteklenmesi herkes için zaten en doğrusu. İslam dininin faizi yasaklamasının akli sebebi de, o paranın orada öyle bedava yatmaması, bir şekilde üretime dahil olması. Katılım bankaları da tam bu noktada devreye girip, kapısını çalan Ahmet'e " ben sana evet para vereceğim ama bu parayı nakit olarak değil, senin üretim yapmanı sağlayacak makineyi alarak sana vereceğim, sen de bununla üretip yapıp, bana bu makinenin parasını ödeyeceksin " diyor. Bu sayede, Ahmet üretim yapıp, ülkesine değer katıyor, bankaya kendisine sattığı makineden, kar elde etme imkanı veriyor ve yine bu bankaya mevduatını yatıran Mehmet'in de bu ticarete ortak olmasına ve kâr elde etmesine sebep oluyor. ( Kâr Payı )
Katılım Bankacılığı teorik olarak bence müthiş bir sistem zaten. Fakat insanımız bunun da suistimal edilmesinin bir yolunu bulmuş durumda. ( Sahte Faturalar ile Fon Kullanımı )
Neyse; Sonuç olarak
Faizin o ya da bu sebeple, yüksek olması, insanların paralarını üretimde değil de, garanti kazanç kapısı olan faizde değerlendirmesine neden oluyor. Bu da üretimin azalmasına, fiyatların artmasına ve en başta sorduğum, faiz bu denli yüksek olursa, para basmaktan ne farkı var sorusuna geliyor.

Kıymetli cevaplarınız için teşekkür ederim sayın C0S4R .