Satış'a konu olan her ne olursa olsun, pazaryerlerinde temel kriter BUYBOX'a girmektir. En iyi fiyat demektir.
1) Piyasada ürünleri vadeli alırken, peşin satan insanlar var. O yüzden, dip fiyatlı 10 rakiple mücadele edersiniz.
2) Piyasada fatura kesmeden ürün satan insanlar var. Alış KDV ödemediği için, Satış KDV faturası da kesmiyor. %18 diğer tüm satıcılara göre avantaj. Buradan %3 bile kâr etse net kâr ve bildiğiniz vergi kaçırma yani hırsızlık.
3) Üreticiden ürünlerini çok adetli satın almaya başlayınca (2000 adet ve üzeri) üretici uyanıklık yaparak pazaryerine kendisi giriyor. Emek Hırsızlığı.
4) Kargo desi hesapları inanılmaz yanıltıcı ve bariz hak yeme sözkonusu. Evet, tüm kargoculara itham ediyorum. Zira 1 desi gönderdiğim ürün 3 desi, 4 desi gönderdiğim ürün 20 desi olarak fatura edildi. Faturalar mevcut.
Kendiniz bir şey üretmiyorsanız, başarı oranınız 0. Biz bunu 2.500 farklı ürün ve 16bin geri dönüşümü olmayan kargo gönderisi, tamamına e-fatura keserek, 250-5.000 TL bandındaki satış fiyatı olan ürünlerle, milyonlarca lira ciro yaparak 2 yıl kesintisiz minimum 9.8 pazaryeri puanı ile denedik.
Kendimiz veri madenciliği uzmanı olduğumuz için, tüm kategorilerde, en çok satan ürünleri de özel geliştirdiğimiz yazılım ile görebiliyorduk.
Hangi ürün, hangi pazar yerinde, kaç liraya satılabilir anında görüyorduk. Satınalmayı, bilgiye ve veriye dayalı yapıyorduk. Yanlış olamazdı.
Herhangi bir satıcı veya üreticinin jenerik ürünleri eğer barkodu var ise, 10 dakikada, alış fiyatımız ile piyasa satış fiyatlarını karşılaştırabiliyor ve o satıcıda alınıp satılabilecek ve kâr edecek ürün var mı görebiliyorduk.
Böyle olmasına rağmen, biz hiç kâr edemedik. Kapattık. Çıktık. İyi ki çıkmışız.
müthiş tespitler. tebrik ederim.
ancak e-ticaretin gerçek amacını malesef ki tam manasıyla oturtmadığınız için bu durumu yaşamışsınız. sizi tenzih ederim, genel olarak "buyboxa girip ürünleri satarım" fikrini benimseyen herkes için bu söylediğim geçerli.
sunduğunuz bir şey olmalı eticarette, bir değer yaratmalısınız, value proposition denir buna. kalite, sunum, fiyat, kargolama, paketleme, ürün hikayesi ya da başkası. tüm bunlarla birlikte bir marka oluşturmalısınız. hatta gelin bunu sadece eticarete indirgemeyelim, ticaretin temeli esasen budur.
bunu sağlamadığınız müddetçe tespitinde bulunduğunuz her şeyin altına imzamı ben de atarım.
özellikle yeni jenerasyonun fazlasıyla hafife aldığı bir şey söz konusu. bunu dijital pazarlama ve eticaret alanında 15. yılını doldurmuş biri olarak çok rahat ifade edebiliyorum. çok kez karşılaştığım şeydir şu cümle "ne var ki sizin yaptığınız işte; site yap, reklam ver satış yap. hatta site bile yapma instagramda bi sayfa aç, trendyolda mağaza aç ürünlerini yükle oldu bitti."
fakat o iş öyle olmuyor tabii ki
bir marka yaratmanız gerek. markanın bir hedefi olması gerek. bir hikayesi olması gerek.
yoksa bahsini ettiğiniz gibi hele ki bir de "satış geldikçe alır satarım" fikri ile ne eticaret yapıp başarılı olabilirsiniz ne de ticaret.
not: tüm bunları söylerken mutlaka belirtmek gerek; hiçbir genelleme doğru değildir.